Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/11549 K.2025/1943

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/11549 📋 K. 2025/1943 📅 13.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/11549 E.  ,  2025/1943 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/3 E., 2024/229 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin 20.09.2006 tarihinden sigortalılığın iptali tarihine dek kesintisiz ve sürekli olarak fiilen ve ücret karşılığında davalı işveren ... Demir LTD.ŞTİ nezdinde büro işçisi olarak çalıştığını, davacı ile davalı işveren arasında belirsiz süreli iş akdinin mevcut olduğunu, 23.02.2015 tarihinde SGK Afyonkarahisar İl Müdürlüğü Sandıklık Sosyal Güvenlik Merkezince davacının çalışmakta olduğu işyerinde, davacının gıyabında denetim gerçekleştirildiğini, 23.02.2015 tarihinde davacının yıllık izinli olması sebebiyle yapılan teftiş esnasında işyerinde bulunmadığını, davacının adı geçen işyerinde fiilen ve ücret karşılığında çalışmakta olmasına rağmen açıkça usul ve yasaya aykırı işlem tesis edilerek davacının sigortalılığının iptal edildiğini, sigortalılığının iptali hususunda Kurum tarafından davacıya hiçbir yazılı bildirimde bulunulmadığını, bu hususta iptal gerekçesi ile ilgili hiçbir açıklama yapılmadığını, davacıya itiraz hakkı tanınmadığını, açıkça usul ve yasaya aykırı işlem tesis edildiğini, usul ve yasaya aykırı sigortalığının iptaline dair Kurum işleminin geri alınması hususunda Kuruma yazılı başvuruda bulunulduğunu, konu ile ilgili denetmenlerce deneti raporu düzenlenmemiş olmasından dolayı yapılacak herhangi bir işlem bulunmadığı bildirilerek başvurunun Kurumca 20.11.2015 tarih ve 16264593 sayılı yazı ile reddedildiğini, bahse konu denetmen raporu ile ilgili hiçbir surette bilgi de verilmediğini. Davacının hangi gerekçe ile sigortalılığının iptal edildiğinin belirsiz olduğunu, Kurumun başvuruyu reddederken açıklama yapması ve red kararına gerekçe göstermesi gerekmekte iken, yapılan itiraza hiçbir gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini, red kararında dayanılan tek hususun denetim raporu olduğunu, anılan hususların açıkça davacının yasal haklarını ve hukukun temel ilkelerini ihlal ettiğini, davacının itiraz hakkının hukuka aykırı şekilde sınırlandırıldığını, iptali talep edilen Kurum işlemi ve dayanak gösterilen denetmen raporunun denetime elverişli olmadığını, açıkça keyfiyete sebebiyet verdiğini, hukuki öngörülebilirlik ilkesi ile hukukun genel ilkelerini ihlal ettiğini, davacının davalı işverenlik nezdinde fiilen çalıştığını, anılan hususun işyeri kayıtlarının celbi ve dinlenecek tanık beyanları ile de sabit hale geleceğini, davacının yalnızca denetim sorasında yıllık izinde olduğundan işyerinde fiilen bulunmadığını, mevzuat gereği yıllık izin süreleri çalışma süresine dahil olup yıllık izin süresi için fiili çalışma olmaksızın işçiye ücret ödenmeye devam edildiğini, davacı hakkında gerçeğe aykırı bir sigorta bildiriminin bulunmadığını, davacının mevzuat gereği işe giriş sırasında ve çalışma süresi boyunca periyodik muayenesinin yapıldığını, diğer taraftan davacının iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine katıldığını , çalışmaları karşılığı ödenen ücretlere istinaden her ay ücret bordrolarını bizzat imzaladığını, diğer taraftan geçmişe yönelik uzun yıllar prim tahsil edildikten ve uzun süre bu primler kullanıldıktan sonra Kurum tarafından sigortalılığının iptalinin iyi niyet kuralları ile bağdaşmayacağını beyanla, her türlü dava talep ve şikayet hakkı saklı kalmak kaydı ile, sigortalılığının iptaline dair Kurum işleminin iptali ile davacının işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının sigortalılık süresinden sayılması ve sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili tarafından bildirilen gün ve kazançlarda gerçeğe aykırılık bulunmadığını beyan etmiş ve davanın kabulünü istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararı ile "davacının davasının kabulü ile,
Davacının davalı iş veren nezdinde 20.09.2006 - 28.02.2015 tarihleri arası kesintisiz olarak çalıştığının tespitine, davalı iş veren nezdinde geçen çalışmalarını iptal eden kurum işleminin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.09.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararıyla başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Daire'nin 06.12.2023 tarihli kararı ile "...Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, İlk Derece Mahkemesince dinlenen tanıkların denetmene verdikleri beyanların imzalı olduğu da gözetilerek bu hususta çelişkinin giderilmesi, benzer şekilde açılmış ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşmiş Ankara 17. İş Mahkemesinin 30.01.2019 tarih ve 2015/560 E-2019/21 K sayılı dava dosyası ile Ankara 5. İş Mahkemesinin 06.12.2018 tarih ve 2015/906 E-2018/561 K sayılı dava dosyaları ikmal edilip incelenmek suretiyle deliller hep birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekmektedir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "1-davanın reddine" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile davacının işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının sigortalılık süresinden sayılması istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,13.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.