Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/1789 K.2025/1777

🏛️ 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1789 📋 K. 2025/1777 📅 11.02.2025

10. Hukuk Dairesi         2024/1789 E.  ,  2025/1777 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2535 E., 2023/3688 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı 5. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/212 E., 2023/170 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nın asıl işverenin ... Boru A.Ş. alt işverenin ... Enerji Adi Ortaklığı olduğu Ordu HES projesinde çıkış regülatörü ağzı diye bilinen yerde çalıştığını, müvekkilinin her türlü makinenin çalışma yerini önceden belirleyip nerenin kırılacağını nerenin delineceğini nerenin patlatılacağını tespit ederek gerekli iş talimatlarını verdiğini, müvekkilin iş makinelerine yakın mesafe çalışması için yetkisinin olduğunu, iş makinelerine 20 metreden yakın mesafede çalışma yasağına ilişkin ihlalinin bulunmadığını, müvekkilinin kepçenin karnından bastırarak tünel duvarına sıkıştırılmasıyla kalça kemiğinde ciddi hasarların meydana geldiğini, kalça kısmında metal parçayla birlikte vida atılarak kalçasında oluşan 4-5 mm'lik ayrılma neticesinde yaşam standardı ve çalışma performansının %100 değiştiğini, çok acılar ve sıkıntılar yaşadığını, cinsel bozukluk problemi nedeniyle de evlilik hayatında da sıkıntılar yaşadığını belirterek; 100.000,00 TL manevi tazminat, 1.000,00 TL iş göremezlik tazminatı ve tedavi, bakıcı gideri 1.000,00 TL'nin ve eşi davacı ... için 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı işçinin müvekkili şirket personeli olmadığını, müvekkili şirket ile ... Enerji Adi Ortaklığı arasında sözleşme imzalandığı ve şirkete yer tesliminin yapıldığını, müvekkili şirketin çalışma alanına herhangi bir müdahalesi veya talimatının söz konusu olmadığını, davacı işçinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; ".. toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kazadan dolayı davacının %14 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği davalı şirketin %20, davacının %20 oranında kusurunun bulunduğu, hesap raporu alındığı davacının 22.222,76 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 382.058,63 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 3.049 TL tedavi giderinin bulunduğu, tarafların sosyal durumlar, kusur oranları paranın satın alma gücü, davacının sürekli iş göremezlik derecesi nazara alınarak 80.000,00 TL manevi tazminata, davacının cinsel işlev bozukluğu yönündeki iddia bu iddia kapsamında alınan rapor dikkate alınarak davacı ... için 20.000,00 TL tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne.." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine.." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin personeli olmadığını, adi ortaklık işçisi olduğunu, adi ortaklık ile müvekkili şirket arasında sözleşme imzalandığını, adi ortaklığa da davanın yöneltilmesi talep edilmiş ise de mahkemece bunun dikkate alınmadığını, müvekkilinin çalışma alanına herhangi bir müdahalesi veya talimatının söz konusu olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacı işçinin ağır kusuru bulunduğundan illiyet bağının kesildiğini, davacı işçinin gece vardiyasında tünel aynasında çalışan makinenin yanına gitmesi nedeniyle kazanın meydana geldiğini, kusur tespiti yapan bilirkişilerin yüzeysel bir değerlendirme yaptığını, hesap raporunda davacının bakiye ömrünün nasıl elde edildiğini açıklama gereği bile duyulmadığını, davacının ücretinin tespitinin de hatalı olduğunu, Mart 2015'e ilişkin ödemenin dikkate alınmaması gerektiğini, davacının eşi ... adına hükmedilen manevi tazminat miktarının da hatalı olduğunu cinsel işlev bozukluğunun kazadan kaynaklanıp kaynaklanmadığının net olarak tespit edilemediğinin belirtildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1-Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacıya verilen %20 kusur oranı yerinde olup, dava dışı iş makinesi operatörünün kazaya bizzat sebep olduğu halde kusur değerlendirilmemesi hatalı ise de 3. kişi ile işverenin kusur oranı kendi aralarında açılması mümkün rücu davasında tartışılabilme imkanının bulunmasına göre, bu hususa ilişkin temyiz itirazlarının iş bu dosya yönünden bozma sebebi olarak kabul edilemeyeceği gözetilerek, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, davalı vekili tarafından ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2.Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.