Yargıtay 10. Hukuk Dairesi E.2024/14834 K.2025/1756
10. Hukuk Dairesi 2024/14834 E. , 2025/1756 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1473 E., 2024/1842 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/118 E., 2024/158 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2926 sayılı Kanun gereğince aranan tüm şartları haiz olduğunu belirterek çiftçilik ve hayvancılık faaliyetlerine ara vermeden sürekli devam ettiğini, müvekkilinin sigortalılığının prim yapılandırmasına dair talebinin reddine dair 26.03.2021 tarihli Kurum işleminin iptaline, müvekkilinin 01.11.1996 tarihinden dava tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, müvekkilinin 7256 sayılı Kanun gereğince yapılandırmadan yararlanmasının gerektiğinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11.04.2017 tarihinde verilen dilekçe ekinde sigortalılık belgesindeki bilgilere göre davacının ....Pancar Ekicileri Kooperatifinde 23.03.2010 tarihinde başlayan kaydının olduğu, başka Kurum ve kuruluşlara kaydının olmadığının görülmesi üzerine sigortalılığının 31.12.1996 tarihinde durdurulduğunu, 2384 sayılı .... Tarım Kredi Kooperatif Müdürlüğünce 22.01.2021 tarihinde verilen cevapta sigortalının 22.11.1995 tarihinde başlayan kaydının bulunduğunun bildirilmiş ise de buğday ürününe ait üye kaydının olmaması nedeniyle terk tarihinin 31.12.1996 olarak düzeltildiğini, buna göre 01.11.1996-31.12.1996 tarihleri arası 60 gün 256,45 TL ihya ödeme planının sigortalıya tebliğ edildiğini, borç tutarının sigortalı tarafından 20.04.2021 tarihi itibariyle ödenmediğinin tespit edildiğini, Kurum işleminin hukuka uygun olduğunu, haksız davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
''1-Davanın kısmen kabulüne
Davacının 01.11.1996-11.04.2017, 04.07.2017-08.04.2021 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine,
Davacının 7256 sayılı Kanun gereğince yapılandırmadan yararlandırılması gerektiğinin tespitine,
2-Fazlaya ilişkin talebin reddine,'' dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında istinaf başvurusunun esastan reddi kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin doğru olduğunu ve eksik araştırma ile karar verildiğini, beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık konusu, davalı Kurumun 26.03.2021 tarihli yapılandırma başvurusunun reddine dair verilen Kurum işleminin iptali, tarım bağ-kur sigortalılığının tespitine ilişkindir.
1- 5510 sayılı Kanun'un 3. maddesinde tarımsal faaliyet, 2926 sayılı Kanun'un 3/b maddesinde öngörüldüğü şekilde tanımlandıktan sonra 4. maddenin 1 inci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendinde, hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız tarımsal faaliyette bulunanların sigortalı sayılacakları belirtilmiş, 7. maddede sigorta hak ve yükümlülüklerinin, tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar için tarımsal faaliyetlerinin kanunla kurulu ilgili meslek kuruluşlarınca veya kendilerince, 1 yıl içinde bildirilmesi durumunda kaydedildiği tarihten, bu süre içinde bildirilmemesi halinde ise bildirimin Kuruma yapıldığı tarihten itibaren başlayacağı öngörülmüştür.
2-Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 18.05.2011 gün, 2011/10-230 Esas 2011/319 Karar sayılı, 29.02.2012 gün ve 2011/10-769 Esas 2012/107 Karar sayılı ve 27.06.2012 gün 2012/10-292 Esas ve 2012/415 Karar kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, davacının tarımsal faaliyetinin kesintisiz sürüp sürmediğinin tespiti için Mahkemece; 1-Çekişmeli dönemde davacının nerede oturduğu; Nüfus Müdürlüğü, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı ve Muhtarlık kayıtları esas alınarak belirlenmeli,
Dönem içinde Ziraat Bankası, Kooperatif veya Birlikler aracılığıyla "Tarımsal Amaçlı Kredi" kullanıp kullanmadığı araştırılmalı,
Dönem içinde ürün teslimatından dolayı prim kesintisi yapılıp yapılmadığı veya sigortalılık iradesini ortaya koyacak şekilde prim ödemesinin bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır.
3-25.04.2006 gün 26149 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5488 sayılı Tarım Kanunu'nun 19.maddesi uyarınca Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp almadığı ve bu bağlamda davacının hangi ürünleri ekerek bunları nerelere sattığı, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunun "Zirai kazanç, zirai faaliyet, zirai işletme, çiftçi ve mahsulün tarifi" başlıklı 52, "Zirai kazançta vergileme" başlıklı 53 ve "Vergi Tevkifatı" başlıklı 94 vd. maddeleri ile 213 Vergi Usul Kanunu'nun "Vergi kesenlerin sorumluluğu" başlıklı 11. maddesi kapsamında zirai kazançlarından dolayı vergi ödeyip ödemedikleri araştırılmalıdır. Konu ile ilgili Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.12.2010 gün ve 2010/10-580-647 sayılı kararında da açıkça belirtildiği üzere "Tevkifat yapma ve Kurum hesaplarına aktarma yükümü, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/11 inci maddesinde öngörülen çiftçilerden satın alınan zirai mahsuller için yapılan ödemelerden gelir vergisine mahsuben tevkifat yapma yükümüne paralel olarak getirilmiştir. Bakanlar Kurulu Kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişiler, tarımsal faaliyette bulunan bu kişilerden satın aldıkları ürün bedellerinden tevkifat yapmakla yükümlüdürler." Tevkifat suretiyle vergilendirilen çiftçiler yaptıkları satış ve hizmetleri dolayısıyla müstahsil makbuzu almak ve saklamak zorundadırlar.
4-Tarımsal faaliyeti kapsamında ilaç, gübre ve sulama parası ödeyip ödemediği, varsa bunların fatura ve belgelerinin nelerden ibaret olduğu, Ziraat Odası, Kooperatif veya Birliklere üyeliği varsa bu kuruluşlara düzenli bir şekilde aidat ödeyip ödemediği araştırılmalı, tarımsal faaliyete elverişli tapulu taşınmazının bulunup bulunmadığı, tarımsal faaliyetin taşınmaz kiralanması yoluyla gerçekleştirildiğinin savunulması halinde; taşınmazların, kimden hangi yıllar için kiralandığı, kiracının; kiralama yoluyla faaliyetini yürütmeye elverişli alet ve edavatının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, traktörünün bulunduğunun ileri sürülmesi halinde, traktörün hangi tarihte satın alınıp ilgilisi adına trafiğe tescil edildiğini gösteren fatura ve trafik tescil belgesinin celp edilmelidir.
5-Somut olayda, davacının 7256 sayılı Kanundan yararlandırılmasını talep edilmişse de talebin davalı Kurum tarafından reddedilmesi üzerine Kurum işleminin iptali ile 7256 sayılı Kanun gereği yapılandırmadan faydalanmasını istediği ve 01.11.1996 tarihinden dava tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini talep ettiği görülmekle, yapılan incelemede davacının 09.07.2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunması üzerine, talep ekindeki sigortalılık belgesinde 2384 sayılı Niksar Tarım Kooperatifinde 22.11.1995 tarihinde başlayan üyeliğin olduğunun görülmesi nedeniyle, sigortalılık süreleri yeniden tespit edilmiş, 6659 gün sayısı ve 37.919,18 TL borç tutarı sigortalıya bildirilmiş, ancak bildirilen borç tutarı yasal süresi içerisinde ödenmediğinden, 7143 sayılı Kanun kapsamında bulunan ihya talebi geçersiz sayılmış, bunun üzerine davacı bu kez 20.01.2021 tarihinde 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma talebinde bulunmuş, 2384 sayılı .... Tarım Kooperatif Müdürlüğünce 22.01.2021 tarihinde verilen cevapta sigortalının 22.11.1995 tarihinde başlayan kaydının bulunduğu bildirilmiş ise de buğday ürününe ait üye kaydının olmaması sebebiyle terk tarihi 31.12.1996 olarak düzeltilmiş, 01.11.1996 - 31.12.1996 tarihleri arası 60 gün ve 256,45 TL ihya ödeme planı davacı/sigortalı tarafından ödenmemiştir.
İlk Derece Mahkemesi her ne kadar davanın kısmen kabulüne karar vermiş ise de davacının tarım işi ile uğraştığı konusunda dosyada yeterli delil bulunmamaktadır.
Davacının 21.10.1996 yılında ürün teslimi ve tevkifatının yapıldığı, bunun dışında herhangi bir tevkifat belgesinin bulunmadığı, ürün teslimatından dolayı prim kesintisi bulunmadığı, davacının adına taşınmazların bulunmadığı, davacının babasının taşınmazlarını ektiğini beyanı dışında, davacının talep ettiği dönem içerisinde aktif olarak tarımsal faaliyette bulunduğunu gösterir izahat kapsamında yeterli bir delilin olmadığı, Kurum işleminin yerinde olduğu dolayısı ile İlk Derece Mahkemesi tarafından yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.