Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6220 K.2023/7147
1. Hukuk Dairesi 2022/6220 E. , 2023/7147 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/708 E., 2022/823 K.
HÜKÜM/KARAR : Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/405 E., 2022/22 K.
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; kadastro çalışmaları sırasında Sivas ili, İmranlı ilçesi, .. köyü 104 ada 25 parsel sayılı taşınmazın davalıların mirasbırakanı ... adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazın ölünceye kadar babası, öldükten sonra ise yapılan rızai taksim sonucunda kendisinin ekip biçmeye devam ettiğini, taşınmaza ait vergi kayıtlarının da bulunduğunu, kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; İmranlı Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/109 Esas sayılı dosyası ile davacıya karşı paylaşım senedine dayalı olarak tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, söz konusu paylaşma senedinde dava konusu taşınmazın da yer aldığını, davacının dava konusu taşınmazla bir ilgisinin olmadığını, kadimden beri kendi ailelerine ait olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davacının dedesi adına olan 1937 tarih ve 56 tahrir nolu vergi kaydının mahalli bilirkişi, tanık beyanları ve fen bilirkişisinin raporuyla dava konusu taşınmaza uyduğunun anlaşıldığı, kadastro tutanağında taşınmazın ...'in ceddinden intikalen ve taksimden bahisle ... adına tespit ve tescil edilmiş ise de ...'nin babası ...'ın 1918-1936 yıllarında yaşayıp ömrü itibariyle 20 yıllık zilyetlik süresini doldurmadığı, mahalli bilirkişi ve tanıkların kendilerini bildiklerinden beri dava konusu taşınmazın davacının babası ve davacı tarafından kullanıldığını, başka kimsenin kullandığını görmediklerini beyan ettikleri, davacı yararına zilyetlik koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece kadastro mahkemesi kararına atıf yapılarak 04.04.2007 tarihinin göz önüne alınmasının hatalı olduğunu, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, davacının üçüncü kişi olan davalılara karşı miras payı oranında eldeki davayı açamayacağını, dava dışı diğer mirasçıların sonradan davaya dahil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, Mahkemece mirasbırakanları ...'in babası ...'ın malik sıfatıyla zilyet olamayacağından bahsedildiğini, ancak davanın ... Dağdelen ile bir ilgisinin bulunmadığını, tanık beyanında dava konusu yerin ...'e ait olduğunun belirtildiğini, Mahkemece kadastro tarihinden önceki 20 yıllık süreci göz ardı edip 1930'lu yıllara atıfta bulunarak yapılan zilyetlik tartışmasının hatalı olduğunu, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının yanlış değerlendirildiğini, vergi kaydı esas alınarak verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacının mirasçılar arasında yapılan taksimle taşınmazın kendisine bırakıldığı iddiasıyla dava açtığı, yargılama sırasında mirasçı kardeşlerinin de taşınmazın davacıya ait olduğunu beyan etmeleri karşısında davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, her ne kadar davacının delil olarak dayandığı vergi kaydının dava konusu taşınmaza üç yönü itibariyle uyduğu tespit edilmiş ise de davacının asıl olarak zilyetlik nedeniyle eldeki davayı açtığı ve dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarından taşınmazın kadastro tespitinden geriye doğru 20 yıllık süre boyunca davacının malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduğu, zilyetlikle kazanım şartlarınn davacı lehine oluştuğu, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinin taşınmazda ...’nin babası ...’ın zilyet olamayacağından bahsedildiğini, oysa taşınmazın ...’la bir ilgisinin bulunmadığını, kadastro tespiti sırasında ... adına tespit gördüğünü, tanıklardan ...’in kadastro sırasında davacı ...’nin taşınmazın ...’ye ait olduğunu, taşınmazın tespitten önceki 20 yıl boyunca ...’in zilyetliğinde bulunduğunu beyan ettiğini, kabul etmemekle birlikte taşınmaza uyduğu belirtilen 1937 yılına ait vergi kaydının bir hükmünün bulunmadığını, tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının hatalı değerlendirildiğini, mirasbırakan ...’nin ölümü sonrasında mirasçılarının köyde yaşamaması sebebiyle davacının dava konusu taşınmazı ekip biçmiş olabileceğini, ancak bu durum davalıların malik sıfatıyla zilyetliğini ortadan kaldırmayacağını, davacının işgalci konumunda olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713/1 inci maddesi, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1. 2006 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda; Sivas ili, İmranlı ilçesi, ... köyü 104 ada 25 parsel sayılı taşınmazın irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalıların mirasbırakanı ... adına tespit edildiği, davacı tarafından kadastro tespitine itiraz edilmesi üzerine İmranlı Kadastro Mahkemesinin 2006/79 Esas 2007/12 Karar sayılı kararıyla davanın yanlış kişiye karşı açıldığından bahisle pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği, kararın 04.04.2007 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın aynı tarihte davalıların mirasbırakanı adına hükmen tescil edildiği anlaşılmaktadır.
2.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu'nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 189,15 TL
bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.