Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6231 K.2023/1774

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6231 📋 K. 2023/1774 📅 23.03.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6231 E.  ,  2023/1774 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
KARAR : Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu Elbistan ilçesi, ... mahallesi 115 ada 10 parselin davacıya ait olduğunu, bu parsele komşu olan 115 ada 11 parsel sayılı taşınmazın ise zilyedi olduğunu, davalının taşınmaza zilyet olmamasına rağmen 4706 sayılı Yasa'ya göre satın aldığını, taşınmazın 4706 sayılı Yasa gereği tescilinin usulsüz olduğunu, 4070 sayılı Yasa'ya göre taşınmazın kendisine satılması gerektiğini belirterek, taşınmazın zilyedinin davacı olduğunun tespiti ile dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, dava konusu taşınmaza ilişkin ecrimisillerin davalı tarafından ödendiğini, taşınmazın Hazineden satın alınmak suretiyle davacı adına tescilli olduğunu, taşınmazın davalı tarafından kullanıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.06.2019 tarihli ve 2018/166 Esas, 2019/197 Karar sayılı kararıyla davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
B. İstinaf Nedenleri
Davacı vekili tarafından davanın 4706 sayılı Kanuna göre taşınmazın kullanıcısı olarak taşınmazı satın alma hakkına dayandığı, dava konusu taşınmazda davacının zilyet olmasına rağmen 4706 ve 4070 sayılı Yasalara aykırı olarak zilyet olmayan bir davalıya satıldığı, davada hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle verilen kararın usulsüz olduğu belirtilerek, verilen kararın kaldırılması talep edilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli ve 2020/457 Esas, 2022/908 Karar sayılı kararında; kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
Davanın kadastro öncesi nedene dayanmadığı, davanın davalı tarafın zilyetliğinde bulunmayan dava konusu taşınmazı zilyetliğe dayalı olarak adına tescil ettirmesine karşı açıldığı, davanın 4706 sayılı Kanun'a göre taşınmazın kullanıcısı olarak taşınmazı satın alma hakkına dayandığı ileri sürülerek, kararın bozulması istenilmiştir.
C. Gerekçe
1 . Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 4706 ve 4070 sayılı Kanunlara dayalı zilyetliğin tespiti ile tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4706 sayılı Kanun'un 4/d maddesi şu şekildedir:
“Belediye ve mücavir alan sınırları dışında, köy ve mezraların yerleşme alanı içinde bulunan ve yüzölçümü beş bin metre kareye kadar olan Hazineye ait taşınmaz mallar kullanıcılarına,
...
Rayiç bedel üzerinden doğrudan satılabilir.
4070 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi şu şekildedir:
“31.12.2002 tarihinden önce Hazineye ait tarım arazilerini kullananlardan, doğrudan satış hakkından yararlanamamış olanlar veya bunların kanunî mirasçıları; taşınmazı fiilen kullanmaları ve bu hususun Hazinece belirlenmiş olması şartıyla, satışa çıkarılacak bu arazileri öncelikli alım hakkına sahiptir.”
3. Değerlendirme
Mahkemece davanın kadastro öncesi nedene dayalı olduğu ve davada 3402 sayılı Yasa'nın 12. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ve aynı gerekçe ile davacı yanın istinaf talebi reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Davacı vekili dava, istinaf ve temyiz dilekçelerinde davalarının 4706 ve 4070 sayılı Yasalara aykırı olarak yapılan satış nedeniyle açıldığını, Maliye Hazinesi adına kayıtlı taşınmazda davalının zilyet olmamasına rağmen satışının davalıya yapıldığını, taşınmazda davacının zilyet olduğunu belirtmiştir. Bu hali ile davanın kadastro öncesi nedene dayalı olmayıp, 4706 ve 4070 sayılı Yasalara aykırı olarak yapılan satış nedeniyle açıldığı açıktır. Mahkemece ilgili Kanunlara göre taşınmazın satışı için gerekli olan şartlar değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken bu husus gözardı edilerek yazılı gerekçe ile hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün bozulmasını gerektirmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının usulden BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgililerine iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
23.03.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.