Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/2550 K.2023/7165

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2550 📋 K. 2023/7165 📅 05.12.2023

1. Hukuk Dairesi         2023/2550 E.  ,  2023/7165 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/558-2023/430
HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul / Esastan Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/368 E., 2021/231 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine, ancak re’sen göz önüne alınan nedenlerle kararın kaldırılarak yeniden hüküm tesisi ile davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine İlk Derece Mahkemesince 22.03.2023 tarihli ek karar ile miktar itibariyle kesin olması nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Ek karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
Temyiz istemi, temyiz konusu miktar veya değerin kesinlik sınırının altında olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin reddine yönelik İlk Derece Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ek kararına ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı HMK'nın 366/1 inci maddesinde "Bu Kanun'un istinaf yolu ile ilgili 343 ilâ 349 ve 352 nci maddeleri hükümleri, temyizde de kıyas yoluyla uygulanır.” hükmüne yer verilmiş, anılan maddede atıf yapılan HMK’nın 346/1 inci maddesinde ise; "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder." düzenlemesi yer almış, 346/2 nci madde de "Bu ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilir. Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar." hükmü öngörülmüştür.
Bu düzenlemeler birlikte değerlendirildiğinde; temyiz kanun yolu başvurusunun kesin olan bir karara ilişkin bulunması durumunda, kararı veren Bölge Adliye Mahkemesince bu dilekçenin reddine karar verilebileceği ve temyize konu kararı veren mahkeme sıfatını haiz olmayan ilk derece mahkemesinin ise böyle bir karar verme yetkisinin bulunmadığı açıktır.
Öte yandan, temyiz kesinlik sınırı içinde kalması nedeniyle temyiz kabiliyeti bulunmayan kararlar hakkında 01.06.1990 tarih ve 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtayca da bir karar verilebileceği kuşkusuzdur.
O halde, İlk Derece Mahkemesince, kesin olduğundan bahisle temyiz isteğinin reddine karar verilmiş olması yukarıda değinilen ilke ve yasal düzenlemelere aykırıdır.
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
Hemen belirtilmelidir ki, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali-tescil davalarında tarafların kendi arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.
Dosya içeriğine göre, mirasbırakan tarafından davalıların mirasbırakanı ...’a temlik edilen toplam 14 parça taşınmazda mirasbırakana ait payların ve dava konusu diğer 5 parça taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerleri toplamı 323.618,30 TL olup her bir davacının 1/5’er miras paylarına isabet eden değerin ayrı ayrı 64.723,66 TL olduğu ve anılan bu miktarın Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşılmaktadır.
KARAR
Açıklanan sebeple;
Uzunköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin temyiz talebinin reddine ilişkin 22.03.2023 tarihli, 2018/368 Esas ve 2021/231 Karar sayılı ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin değer yönünden REDDİNE,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine
05.12.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.