Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6792 K.2023/7088
1. Hukuk Dairesi 2022/6792 E. , 2023/7088 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/65 E., 2022/363 K.
HÜKÜM : Kısmen Kabul-Kısmen Ret
Taraflar arasında görülen tapusuz taşınmazının tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı Hazine vekili, dahili davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili ve dahili davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; Batman ili Merkez ilçesi Kesmeköprü köyünde bulunan iki taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tescil harici bırakıldığını, bu taşınmazların kendisine ait olduğunu ileri sürerek adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, taşınmazların zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 hükmü uyarınca taşınmazın Hazine adına tescilini talep ederek davanın reddini savunmuştur.
2.Dahili davalı Karayolları Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, Karayolları Bölge Müdürlüğünden kamulaştırma planının istenerek bu planın keşifte mahalline uygulanması suretiyle dava konusu taşınmazın sınırının tespit edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
3.Dahili davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların tescil harici bırakıldığını, davacının işgalci konumda olduğunu, davacı lehine zilyetlikle mülkiyet edinme koşulları oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.10.2014 tarihli ve 2012/196 Esas, 2014/533 Karar sayılı kararıyla, davacı lehine zilyetlikle edinim koşullarının oluştuğu gerekçesi ile fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen taşınmazların davacı adına tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 26.10.2017 tarihli ve 2015/13466 E., 2017/7021 K. sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazı kapsayacak şekilde dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları üzerinde imar-ihya ile ilgili inceleme yapılması, mahalli bilirkişi ve taraf tanıklarından çekişmeli taşınmazın öncesinin ne olduğu, ilk kez hangi tarihte kullanılmaya başlandığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, kim ya da kimler tarafından ne şekilde kullanılageldiği, imar-ihyaya ne zaman başlanıldığı ve tamamlandığı hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınması; fen bilirkişiden keşfi izlemeye elverişli harita ve rapor istenmesi; ziraatçi bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların öncesinin ve hali hazır durumunun ne olduğu, toprak yapısı, bitki örtüsü ile ilgili rapor alınması, davacı adına senetsizden tespit edilen taşınmazların tespit edilmesi gerektiği belirtilerek hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, fen bilirkişi raporunda (E1) ve (A) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden davacı lehine zilyetlik şartları oluştuğundan bu taşınmazların davacı adına tesciline; raporda (E3) olarak gösterilen taşınmazın DSİ'nin kamulaştırma havzasında kalması, (B) ve (C) harfleri ile gösterilen taşınmazların KGM'nin yol kamulaştırma havzasında kalması nedeniyle mülkiyetin davacıya ait olduğunun tespitine; fen bilirkişi raporunda (D) harfi ile gösterilen taşınmazın jeoloji bilirkişi raporuna göre kenarından kuru dere geçmesi nedeniyle su baskını riski taşıdığından bu taşınmaz yönünden davanın reddine; fen bilirkişi raporunda (E2) olarak harflendirilen taşınmazın ziraat bilirkişi raporundan imar-ihyasının tamamlanmadığı anlaşıldığından bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine, dahili davalılar DSİ ve KGM vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiğini, bu çelişkiler giderilmeden hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
2.Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kadastro Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca dava konusu taşınmazın zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını, taşınmazın davacıya ait olduğunu gösterir somut delil bulunmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
3.Dahili davalı KGM vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın bir kısmının kamulaştırma koridoru içinde kaldığını bu nedenle zilyetlikle edinilmesinin mümkün olmadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü'nden kamulaştırma planının istenerek bu planın keşifte mahalline uygulanması suretiyle dava konusu taşınmazın sınırının tespit edilmesi ve KGM'ne isabet eden kısımların idare adına tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi,
2. Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri,
3. Değerlendirme
1.Dava konusu taşınmazlarla ilgili hükme esas alınan 27.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda taşınmazın bir bölümü (A), (B), (C), (D) olarak; diğer bölümü ise 27.12.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (E1), (E2), (E3) olarak harflendirilmiştir. Mahkemece (A) ve (E1) olarak harflendirilen kısımlar yönünden tescil talebi kabul edilmiş, (B), (C) ve (E3) olarak harflendirilen kısımlar yönünden davacı adına mülkiyet tespitine karar verilmiş ve (E2) ve (D) harfli kısımlar yönünden ise davanın reddine karar verilmiş; (A), (B), (C), (E1) ve (E3) olarak harflendirilen kısımlar temyiz konusu yapılmıştır.
2. 27.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen tarla nitelikli 7.049,61 m2 yüz ölçümlü taşınmaz, bozma kararı sonrasında üçü de aynı jeodozi ve fotogrametri bilirkişiden alınan hava fotoğrafı incelemesine ilişkin raporlardan 30.04.2019 tarihli raporda (A1) ve (A2) olarak gösterilmiş, 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında (A1) ile gösterilen taşınmazda kullanım olmadığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi 27.10.2020 ve 03.11.2021 tarihli raporlarında (A) harfi ile gösterilen taşınmazı bütün olarak ele alarak 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazda kullanım olduğunu belirtmiş ve ilk raporu ile arasındaki çelişkiye dair açıklama yapmamış, Mahkemece de bu çelişki giderilmemiştir.
3. 27.10.2021 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen yol nitelikli 1.641,18 m2 yüz ölçümlü ve (C) harfi ile gösterilen yol dolgusu nitelikli 930,80 m2 taşınmazlarla ilgili kamulaştırma haritası dosya arasına getirtilip uygulanmamış, fen bilirkişiden taşınmazın tamamının veya bir bölümünün kamulaştırma sahasında kalıp kalmadığını açıklayan ayrıntılı ve gerekçeli rapor aldırılmamıştır.
4. Jeodozi ve fotogrametri bilirkişiden alınan hava fotoğrafı incelemesine ilişkin raporlardan 30.04.2019 tarihli raporda, o tarihte alınan fen bilirkişi raporunda (E) harfi ile bütün olarak gösterilen taşınmaz bilirkişi tarafından (E1) ve (E2) olarak ikiye ayrılmış, (E1) harfli yerde 2002 tarihli hava fotoğrafında kullanım olmadığı belirtilmiştir. Aynı bilirkişi 27.10.2020 ve 03.11.2021 tarihli raporlarında (E) harfi ile gösterilen taşınmazı bütün olarak ele alarak 1984 ve 2002 yıllarına ait hava fotoğraflarında taşınmazda kullanım olduğunu belirtmiş ve ilk raporu ile arasındaki çelişkiye dair açıklama yapmamış, Mahkemece de bu çelişki giderilmemiştir. Yine ziraat bilirkişi kurulundan alınan 28.05.2019 tarihli raporda (E) harfi ile gösterilen taşınmazda uzun yıllardır tarım yapıldığı, ekilip biçildiği, imar-ihya edildiği belirtilmesine rağmen 14.12.2021 tarihli rapor (E) harfli yer (E1) ve (E2) olarak ayrı ayrı değerlendirilmiş (bu raporda yer alan (E1) ve (E2) şeklindeki harflendirme sonraki raporlarla uyumsuzdur), (E1) harfli taşınmazın taşlık olduğu, taşlarının toplanmamış olduğu, tarımsal faaliyet yürütüldüğüne dair emare bulunmadığı, imar-ihyasının tamamlanmamış olduğu, (E2) harfli taşınmazın ise imar-ihya edilmiş olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş, daha önceki raporlarından ayrılma gerekçesi olarak ise "Önceki kök rapor ve ek raporda (E1) ve (E2) bütün olarak (E) harfi ile yer aldığından (E1) için de imar-ihya olduğu söylenmiştir" şeklinde soyut ve bilimsellikten uzak açıklama yapılmıştır.
5. Diğer yandan tüm taşınmazlar yönünden alınan ziraat bilirkişi heyeti raporlarında taşınmaz üzerinde uzun zamandır tarımsal faaliyet olduğu, imar-ihya edildiği belirtilmiş, imar-ihyanın ne zaman tamamlandığına dair somut bilgiler sunulmadan soyut ve çelişkili bilirkişi raporları ile karar verilmiştir.
6. Hal böyle olunca; Mahkemece, ilgili kamulaştırma krokisi ve haritaları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde fen bilirkişi, mümkünse farklı bir 3 kişilik ziraat mühendisi ve jeodozi ve fotogrametri mühendisi bilirkişilerin katılımıyla yeniden keşif yapılmalı; fen bilirkişiden kamulaştırma haritası zemine uygulanarak taşınmazın yeri açık şekilde belirlenerek krokide işaretlenmek suretiyle keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, ayrıntılı kroki ve rapor istenmeli; ziraat bilirkişi heyetinden taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, eğimini, bitki örtüsünü, tarımsal niteliğini, zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığını, kullanım biçimini, taşınmazın üzerinde sürdürülen zilyetliğin şeklini ve süresini, taşınmaz imar-ihyaya konu edilmişse imar-ihyaya konu olmaya başladığı ve imar-ihyanın tamamlandığı tarihi bildiren, komşu taşınmazlarla ve önceki bilirkişi raporları ile karşılaştırmalı şekilde açıklayan, fen bilirkişi raporundaki harflendirmeye uygun olarak taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ile desteklenmiş bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ait farklı dönemlerde çekilmiş en az üç adet stereoskopik hava fotoğrafı jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek stereoskop aletiyle incelenmeleri neticesinde fen bilirkişi raporundaki harflendirmeye uygun taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, öncesinin ne olduğunu, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya tamamlanmış ise tamamlandığı tarih ile sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini, süresini belirtir ve temin edilebilecek en eski uydu fotoğrafının dava konusu taşınmaz ve kamulaştırma haritası ile çakıştırılmış halini gösterir şekilde rapor düzenlettirilmeli; toplanacak tüm delliler birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine, dahili davalı ... ve KGM vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz edenler harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
04.12.2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.