Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6868 K.2023/685

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/6868 📋 K. 2023/685 📅 09.02.2023

1. Hukuk Dairesi         2022/6868 E.  ,  2023/685 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
KARAR : Kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tapu iptali ve tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; duruşma günü olarak saptanan 10.01.2023 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar ... vd. vekili Avukat ... ... ile temyiz edilen davacı ... ... vekili Avukat ... geldiler. Duruşmaya başlandı, gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karar bırakıldı, süresinde verilen ve kayıt olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelenerek gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, mirasbırakan babası ... ...’nin 155 ada 9, 129 ada 43, 129 ada 76 parsel sayılı taşınmazlarını davalı torunu ...’a, 155 ada 32, 129 ada 48 parsel sayılı taşınmazlarını davalı gelini ...’e, 153 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı oğulları ... ve ...’e, mirasbırakan annesi ... ...’nin de 153 ada 7 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalı oğulları ... ve ...’e satış suretiyle devrettiğini, temliklerin kız çocuklarından mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını, temliklerin gerçek satış olduğunu, mirasbırakanların taşınmazları satmak istemesi üzerine bedellerini ödeyerek satın aldıklarını, mirasbırakanların tüm kız çocuklarına kazandırmalarda bulunup, elden ve banka kanalı ile de yüklü miktarlarda ödemeler yaptıklarını, mirasbırakanlarca bedeli ödenerek davacı adına taşınmaz satın alındığını, temliklerde mal kaçırma amacının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.07.2020 tarihli ve 2015/315 Esas, 2020/193 Karar sayılı kararıyla; temliklerin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 19.10.2020 tarihli ve 2020/488 Esas, 2020/513 Karar sayılı kararıyla; muris tarafından sağlığında davacıya da gerek taşınmaz alımı gerekse ev yapım bedelinin ödenmesi şeklinde kazandırmalarda bulunulduğu, bu yönde tanık anlatımlarının bulunduğu, davalı tarafın taşınmaz bedelini banka yoluyla muris hesabına ödediği, davanın kabulü halinde mirasçı sıfatıyla ilerde hak sahibi olacak davalı tanıkları ... ... ve ... ...’ın işlemlerin muvazaalı olmadığı yönünde beyanda bulundukları, temlikin mal kaçırma amacıyla yapıldığının davacı tarafça kanıtlanamadığı, davacı dava dilekçesinde yemin deliline de dayanmış ve Mahkemece davacıya yemin deliline dayanıp dayanmayacağı konusunda hatırlatma yapılmadan karar verilmiş ise de, bu husus istinaf sebebi yapılmadığından re'sen değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Dairenin 13.01.2021 tarihli, 2020/3349 Esas ve 2022/206 Karar sayılı kararı ile “…Her iki mirasbırakanın taşınmazlarını birbirlerine yakın tarihlerde davalı oğulları ile onların eşi ve çocuklarına temlik ettikleri, temlik tarihinden yaklaşık 1 yıl sonra davalı ... adına 175.000,00 TL, davalı ... adına 175.000,00 TL'nin satış bedeli olarak mirasbırakan ... ...‘nin banka hesabına yatırıldığı ve aynı gün bu bedellerin hesaptan çekildiği, yine 10.12.2012 tarihinde davalılar ... ve ... tarafından kendilerine yapılan temlikin üzerinden bir yıldan fazla zaman geçtikten sonra ... adına 7 parsele ilişkin satış bedeli olarak 150.000,00 TL saat 9.20 de, ... adına 7 parsele ilişkin satış bedeli olarak 150.000,00 TL saat 9.24'te ve 100.000,00 TL saat 9.29'da mirasbırakan ...’nin banka hesabına kasadan yatırıldığı, aynı gün saat 9.35'te ise bu bedellerin mirasbırakan ... tarafından çekildiği, mirasbırakan ... adına ise bankaya yatırılan herhangi bir satış bedeli bulunmadığı, ayrıca mirasbırakan ... hesabına satış bedeli olarak yatırılan bedellerin taşınmazların rayiç bedelleri ile uyumlu olmadığı, davalı ...’ın akit tarihi itibari ile 25 yaşında olup, taşınmazları satın alacak maddi gelirinin olmadığı, ayrıca davacı ile aralarının iyi olmadığı iddia edilen ve davalılar tanıkları olarak dinlenen dava dışı kardeşler ... ve ...’nin beyanlarının dosyadaki bilgi ve belgeler ile örtüşmediği, mirasbırakan ...’nin dava dışı 4 parsel sayılı taşınmazını da 20.09.2012 tarihinde 1/2’şer paylarla davalı torunu ... ve gelini ...’e satış suretiyle temlik ettiği, anılan bu temlikler için davacı tarafça muris muvazaası hukuki sebebine dayalı olarak açılan davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Dairece onandığı, toplanan deliller ve yukarıda değinilen ilkeler birlikte değerlendirildiğinde mirasbırakanların asıl amacının erkek çocuklarını kızlarına yeğlemek olup, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu sonuç ve kanaatine varılmaktadır. Hâl böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.” gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar temyiz dilekçelerinde özetle, 20.04.2022 tarihli celsede cevap dilekçesini tümüyle ıslah taleplerinin kabul edilmediğini, Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen tenkis davasının dikkate alınmadığını, sonradan ortaya çıkan hukuki durumun incelenmediğini, davacı lehine yapılan tasarrufların dikkate alınmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemişlerdir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
Muris muvazaasında 01.04.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun 706 ncı, Türk Borçlar Kanunu'nun 237 nci ve Tapu Kanunu'nun 26 ncı maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras ... çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.
3. Değerlendirme
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
03.09.2022 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davacı vekili için 8.400,00 TL duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davalılardan alınmasına,
Aşağıda yazılı 14.398,75 TL bakiye onama harcının davalılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2023 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.