Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4431 K.2025/5717
1. Hukuk Dairesi 2025/4431 E. , 2025/5717 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/298 E., 2025/528 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Hanak Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/66 E., 2025/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; Ardahan ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 09... ve 3 parsel sayılı taşınmazların babası ...'ya ait olmasına rağmen davalı kardeşi ... adına tescil edildiğini, bu hususu babasının ölümü üzerine intikal işlemleri sırasında öğrendiğini, davalının taşınmazda yalnızca miras yoluyla gelen hakkının bulunduğunu, diğer mirasçıların da durumdan yeni haberdar olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile mirasbırakan ... adına tescilini, olmazsa tenkis yapılarak miras payı oranında adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; bu yeri 1989 yılında babasından para karşılığı satın aldığını, daha önce de ... tarafından yapılan müdahale üzerine bu yerin mahkeme kararıyla adına tescil edildiğini, kadastro tespiti sırasında kendisi dışında kimsenin hazır bulunmadığını, tüm parsellerin kendi adına olduğunu gördüğünü ve rahmetli anne ve babası üzerine kaydettirdiğini, evlerin yerinin babası ölünce zaten kendisinin olduğunu, köyde birçok kişinin de buna tanıklık ettiğini ve mahkeme kararının bulunduğunu, taşınmaz bilgilerinin hatalı bildirilip gerçekte 1 08... ve 1 09... parseller olduğunu, olayların tüm kardeşlerin bilgisi dahilinde meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde davacıya ait imzanın yer almadığı, 24.10.2024 tarihli tensip tutanağı ile HMK'nın 119/1-h ve 119/2 maddeleri gereği davacıya bir haftalık kesin süre verilerek ihtar yapıldığı, tensip zaptının davacıya 04.11.2024 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, bir haftalık kesin süre içerisinde eksikliğin giderilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava dilekçesinde davacının imzası bulunmadığı için Mahkemece bu eksikliğin giderilmesi hususunda davacıya tebligat gönderildiği, tebliğ evrakına eksikliğin kesin süre içinde giderilmemesi durumunda davanın açılmamış sayılacağına ilişkin şerh konulduğu, tebligatın davacıya bizzat tebliğ olunmasına rağmen verilen kesin süre içerisinde dava dilekçesindeki imza eksikliğinin giderilmediği, neticeten Mahkemece davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, aksi düşünülse dahi davaya konu taşınmazların kadastro tutanaklarının kesinleştiği 16.09.2008 tarihi ile davanın açıldığı 16.08.2024 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun'un 12/3. maddesinde belirlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; dava dilekçesini yazan kişinin dilekçeyi kendisine imzalatmadığını, yine davanın açıldığı tarihte yazı işleri müdürünün havale sırasında kendisini uyarmadığını, kendisinin okuma- yazması bulunmadığını ve dilekçenin imzalanıp imzalanmadığını bilemeyeceğini, tensip zaptının tarafına tebliğ edilmediğini, cevap dilekçesine cevap verdiğini ve duruşmaya katıldığını, duruşma sırasında hakimin eksikliğin giderilmesini istemediğini, hak düşürücü sürenin geçtiği belirtilmiş ise de tescili dava tarihinden birkaç ay önce öğrendiğini, kararın gerekçesiz olduğunu, delillerin tartışılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastrodan önceki hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun/HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; davaya konu 1 08... parsel ve 1 09... parsel sayılı taşınmazların tapu kaydı nedeniyle 05.12.2007 tarihinde davalı ... adına tespit edildiği, kadastro tespitinin 16.09.2008 tarihinde kesinleştiği, davanın 16.08.2024 tarihinde miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak açıldığı, dava dilekçesinde davacının imzasının bulunmadığı, eksikliğin tamamlanması için 24.10.2024 tarihli tensip zaptı ile davacıya HMK'nın 119/1-h ve 119/2. maddeleri uyarınca 1 haftalık kesin süre verildiği ve eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtar edildiği, tensip zaptının davacıya 04.11.2024 tarihinde bizzat tebliğ edildiği, eksikliğin süresinde giderilmediği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,04.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.