Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5515 K.2025/5622
1. Hukuk Dairesi 2025/5515 E. , 2025/5622 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2232 E., 2025/861 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Altıntaş Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/103 E., 2021/152 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar dava dilekçesi ile; Kütahya ili, ... ilçesi, .. köyünde bulunan 1 01... parsel, 1 01... parsel, 1 01... parsel, 1 01... parsel, 1 01... parsel, 1 02... parsel, 1 01... parsel, 1 10... parsel, 1 10... parsel sayılı taşınmazların murislerine ait olduğunu ancak söz konusu taşınmazların başkaları adına tapuya kayıt ve tescil edildiğini beyan ederek tapu kayıtlarının iptali ile hisseleri oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Yargılama sırasında 1 01... parsel sayılı taşınmaz yönünden davanın tefrikine karar verilmiş ve 2021/103 Esas sayılı dosya üzerinde yargılamaya devam edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Tüzel Kişiliğini temsilen ...cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin 1994 yılında yapılarak 01.06.1999 tarihinde kesinleşen tesis kadastrosuyla tapu siciline tescil edildiğinin ve dava tarihi itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunun sabit oluşuna göre İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf taleplerinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; taşınmaz revizyon görmediğinden hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini, tapuda tescil edilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu öne sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Kadastro sonucunda; Kütahya ili, .... ilçesi, ... köyü 1 01... parsel sayılı ve 50.483,11 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla ... Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit ve 01.06.1999 tarihinde tescil edilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin kesinleştiği 01.06.1999 tarihi eldeki davanın açıldığı 02.01.2020 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olduğundan yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre verilen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.