Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2619 K.2025/5555
1. Hukuk Dairesi 2024/2619 E. , 2025/5555 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/123 E., 2024/8 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; muris babası ...'tan intikal eden taşınmazın mirasçılar arasında yapılan taksim sonucu kendisine verildiğini, 2004 yılından yani taksim tarihinden bu yana taşınmazı ekip biçtiğini, taşınmaz üzerinde Hazinenin ve üçüncü şahısların hakkının olmadığını, taşınmazın sınırlarının sabit olup değişmediğini, hal böyle iken kadastro çalışmaları sırasında taşınmazın bir kısmının 1 08... parsel numarası ile davalı Hazine adına, bir kısmının 1 08... parsel numarası ile davalı ... adına, bir kısmının ise 1 08... parsel numarası ile davalı ... adına tespit edildiğini ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Muris ... mirasçıları ...., ... ve ... beyan dilekçeleri ile, dava konusu taşınmazın taksim sonucu davacı ...'a kaldığını içerir beyan dilekçesi ibraz etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi; dava konusu 1 08... parsel sayılı taşınmazın Hazineye ait olduğunu, taşınmaza ilişkin olarak takdir edilen ecrimisil bedelinin davacı tarafından itiraz edilmeksizin ödendiğini belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; dava konusu edilen taşınmaz bölümleri üzerinde davacı lehine zilyetlikle kazanım koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 19.03.2018 tarihli ve 2015/19975 Esas, 2018/1928 Karar sayılı kararı ile; yapılan inceleme, araştırma ve uygulamanın hüküm vermeye yeterli olmadığı, kadastro paftasındaki konumuna ve fen bilirkişisi tarafından düzenlenen krokiye göre dava konusu taşınmaz bölümlerinin bitişiğinde dere bulunmasına rağmen, Mahkemece taşınmaz başında yapılan keşfe jeolog bilirkişi götürülmediği, taşınmazın evveliyatı, kullanım süresi ile niteliğini ve varsa üzerindeki imar-ihya işlemlerinin tamamlandığı tarihi en iyi belirleme yöntemi hava fotoğrafları olduğu halde Mahkemece hava fotoğrafları getirtilerek bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılmadığı, mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının doğruluğunun hava fotoğrafları ile denetlenmediği, öte yandan, ziraat bilirkişi raporunda, çekişmeli 1 08... parsel sayılı taşınmazın %50 oranında eğimli olduğu, tarım arazisi niteliğinde bulunmadığı ve mevcut durum itibariyle hâli arazi vasfı taşıdığı belirtilmesine rağmen tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarında çekişmeli taşınmazın nizasız fasılasız ve malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süredir davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığının ifade edildiği, ziraat bilirkişi raporu ile keşifte alınan beyanlar arasında açık çelişki bulunmasına rağmen Mahkemece bu çelişkinin giderilmediği, yeterli ve makul bir gerekçe gösterilmeden keşifte alınan beyanlara üstünlük tanınarak karar verildiği gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; 1 08... parsel sayılı taşınmazın aşamalarda davacı tarafından satın alındığı anlaşılmakla dava konusu "B2" ile gösterilen alan bakımından hukuki yarar kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, 1 08... ve 5 parsel sayılı taşınmaz bölümleri bakımından dava konusu taşınmazın zeminde sürülü olan ve fen bilirkişisine gösterilen sınırlar dahilinde muris ... tarafından ekilip biçilmek suretiyle kullanıla-geldiği, muris ...'ın ölümü ile mirasçıları arasında yapılan taksim sonucu taşınmazın davacıya kaldığı, davacının taşınmazda Kadastro Kanunu'nun 14. maddesine uygun malik sıfatıyla nizasız fasılasız 20 yılı aşkın zilyetliğinin bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine temsilcisi; keşif, bilirkişi beyanları ve teknik bilirkişi raporları ile bozma kararında belirtilen gerekçelerin karşılanmadığını, bilirkişi raporlarının hüküm için yeterli olmadığını, eksik inceleme ve araştırma ile usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Kadastro sonucunda, Sivas ili, Gemerek ilçesi Ekizce köyü çalışma alanında bulunan temyize konu 1 08... parsel sayılı 6.671,17 metrekare yüz ölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki tarım alanına dönüştürülmesi mümkün olan yerlerden bulunduğu gerekçesiyle hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine temsilcisinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Gemerek Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,01.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.