Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2822 K.2025/5556
1. Hukuk Dairesi 2024/2822 E. , 2025/5556 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/975 E., 2024/139 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Of 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/26 E., 2022/126 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; dava dilekçesi ekinde sundukları Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 16.05.1960 tarihli, 75 numaralı tapu kaydına göre kök muris dedeleri ...'ın taşınmazda 25301 payı olmasına rağmen kadastro çalışmaları neticesinde taşınmazın tamamının 2 65... parsel numarası ile dayanak tapu kaydında diğer paydaş olan ... adına tespit edildiğini, daha sonra da Of Kadastro Mahkemesinin 2009/1180 Esas sayılı dosyası ile Kamile'nin geride kalan tek mirasçısı olan davalı ...'nin adına tescil edildiğini, yapılan kadastro tespitinin ve sonrasında alınan mahkeme kararının hatalı olduğunu, zira çekişmeli taşınmazın tapu kaydına uygun olarak paydaşlar ... ve ... adına tespit ve tescil edilmesi gerektiğini, taşınmaza ilişkin olarak herhangi bir taksim yapılmadığını ileri sürerek 2 65... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının eski tapuya uygun olarak 25301 payının iptali ile ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişler; aşamada, taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin olarak herhangi bir taleplerinin bulunmadığını beyan etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ...; taşınmazın mahkeme kararı ile adına tescil edildiğini, davacıların dayandığı tapu kaydının tedavülleriyle birlikte dosya arasına getirtilerek mahallinde keşfen uygulanması ve çekişmeli taşınmazı kapsayıp kapsamadığının tespit edilmesi gerektiğini, taşınmaz üzerindeki yapıda davacıların herhangi bir hakkının bulunmadığını, davanın açılmasına sebebiyet vermediği için davanın kabulüne karar verilse dahi yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini beyan etmiş; yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacıların dayandığı tapu kaydının zemine uyduğu, her ne kadar taşınmaz davalının zilyetliğinde ise de tapu kaydına üstünlük tanınması gerektiği, iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; taraf teşkili sağlanarak davanın kabulüne karar verilmesinde, yapı değeri dikkate alınmadan sadece zemin değeri üzerinden harç ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı; ne var ki eldeki dava, dayanak tapu kaydındaki kök muris ... adına kayıtlı ... payın mirasçıları adına tapuya tescili istemiyle açılmış olup muris ...'ın taraflar dışında başka mirasçısı bulunmadığına göre, ... pay içerisindeki davacıların miras paylarının değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken ... payın tamamının değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu, ancak istinaf karar tarihindeki nispi vekalet ücretinin miktarı dikkate alındığında bu hususun aleyhe bozma ve hüküm verme yasağı ile istinaf edenin sıfatı göz önüne alınarak kaldırma sebebi yapılmadığı, davacıların taşınmaz üzerindeki yapıya ilişkin herhangi bir talebinin bulunmadığı, peşin ve tamamlama harcının da sadece zemin değeri üzerinden yatırıldığı, kaldı ki Kadastro Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca şerh verilmesinin tarafların talebinden değil Yasa'nın uygulamasından kaynaklanan bir durum olduğu, muhdesata yönelik şerh verilmesinin somut olay itibarıyla davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmesini gerektirmeyeceği, tüm dosya kapsamı ile sabit olduğundan taşınmaz üzerindeki yapının yargılama sırasında ölen davalı ... mirasçılarına ait olduğuna dair tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin doğru olmadığı, öte yandan... payın tapu kaydının iptali ile veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tesciline karar verildiği, davalının iptal edilen kısımdaki payına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmayarak bu kısmın açıkta bırakıldığı, belirtilen hataların düzeltilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili; davaları kabul edilmesine rağmen hükmün c fıkrasının 2. bendinde aleyhlerine istinaf harç, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
2. Davalılar vekili; iptal-tescil hükmü kurulurken pay oranlamasında davacılar lehine yanlış hesaplama yapıldığını, taşınmaz üzerinde olup davalı tarafından yapılan ev bakımından davacıların hakkı olmadığından davanın kısmen reddine karar verilerek davalılar lehine de vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken bunun yapılmadığını belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Trabzon ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 2 65... parsel sayılı taşınmazın (5.086, 68... kargir ev ve çay bahçesi) davalı ... adına kayıtlı iken davalının yargılama sırasında ölümü üzerine mirasçıları (dahili davalılar) adına intikal ettiği; davacıların dayandığı Mayıs 1960 tarihli tapu kaydına göre taşınmazda davalının murisi ...'ın 25000 payının, tarafların ortak- kök murisi ...'ın ise 25301 payının olduğu anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 1.642,87 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına; 184,60 TL fazla alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.