Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5364 K.2025/5570

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/5364 📋 K. 2025/5570 📅 01.12.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/5364 E.  ,  2025/5570 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1006 E., 2025/480 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/65 E., 2024/30 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; Kadastro Kanunun 22/a maddesi kapsamında yapılan yenileme çalışmaları sonucunda dava konusu 1 24... (eski 293) parsel sayılı taşınmazın yüz ölçümünde 889, 88... 'lik artış olduğunu, bu artışın tesis kadastrosu çalışmalarındaki ölçüm ve yüz ölçümü hesaplama yöntemlerinin hassasiyeti ve matematiksel işlemlerdeki yapılan yanlışlıktan kaynaklandığını, artışın taşınmazın güneybatısında bulunan 620 parselin sınırlarına dahil edilmesiyle oluştuğunu, 3402 sayılı Yasa'nın geçici 8. maddesi gereğince fazlalık kısmın ... adına tescilinin gerektiğini, yine aynı çalışma alanında davalılara ait 1 05... parsel sayılı taşınmazın alanında da 2.346, 82... 'lik artış olduğunu, bu artışın tesis kadastrosu çalışmalarındaki ölçüm ve yüz ölçümü hesaplama yöntemlerinin hassasiyeti ve matematiksel işlemlerdeki yapılan yanlışlıktan kaynaklandığını, bu artışın nedeninin de tesis kadastrosunda tapu yüz ölçümünün dikkate alınmayıp kullanım olduğu iddia adilen sınırların dikkate alınarak sınırlandırmanın yapılmasından kaynaklandığını ileri sürerek yüz ölçüm hatalarının giderilerek fazla olan kısmın ... adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Davanın Sivas Kadastro Mahkemesinin 2020/50 Esas sayılı dosyası üzerinden açıldığı, Mahkemece eldeki dava konusu 1 24... (eski 293 parsel) sayılı taşınmazda miktar fazlası için Hazinenin mülkiyet iddiasına dayalı olarak açtığı tapu iptali ve tescil talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın eldeki esasa kaydedildiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile; davanın tesis kadastrosuna yönelik mülkiyet itirazı niteliğinde olduğu, dava konusu taşınmaza ait kadastro tutanaklarının 25.01.1986 tarihinde kesinleştiği, eldeki davanın ise Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın dava konusu 1 24... (eski 293 parsel) sayılı taşınmazda miktar fazlası için mülkiyet iddiasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davası olduğu, Sivas Kadastro Mahkemesinin 2020/50 Esas sayılı dosyası ile Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesindeki uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin olarak görülen davada Mahkemece davacı Hazinenin dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmazın mülkiyetine ilişkin talebi yönünden davanın tefriki ile Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine dosyanın eldeki esasa kaydedildiği, Kadastro Mahkemesinde dava konusu 1 24... parsel sayılı taşınmaza ilişkin 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosuna itiraza ilişkin davada davanın reddine karar verildiği ve kararın Yargıtayca onanarak kesinleştiği, davacı Hazinenin eldeki davada dava konusu taşınmazda 22/a maddesi uyarınca yapılan düzeltme işlemi sonucunda ortaya çıkan miktar fazlası kısım yönünden özel mülkiyet iddiasına dayalı tapu iptal-tescil talebinde bulunduğundan davanın hak düşürücü süreye tabi olduğunun açık olduğunu, İlk Derece Mahkemesince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme sonucunda karar verildiğini, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde 3402 sayılı Kadastro Kanunu 22/a kapsamında yenileme çalışmalarının yapıldığını, davalılara ait dava konusu 1 24... parselin yüz ölçümünde 889, 88... 'lik artış olduğunu bu artışın tesis kadastrosu çalışmalarındaki ölçüm ve yüz ölçümü hesaplama yöntemlerinin hassasiyeti ve matematiksel işlemlerdeki yapılan hatalı hesaplamalardan kaynaklandığını, yine artışın nedeninin tescilli paftasına göre taşınmazın güneybatısında bulunan 620 parselin taşınmazın sınırlarına dahil edilmesiyle oluştuğunu, 620 parselin mükerrer olduğunu, 1986 yılında yapılan tesis kadastrosundaki tescilli yüz ölçümünden fazla olan miktarın 3402 sayılı Yasa'nın geçici 8. maddesi gereğince ... adına tescilinin gerektiğini, 10 yıllık hak düşürücü sürenin mera gibi alanlar yönünden uygulanmayacağını, davalılar adına Toprak Tevzi Komisyonları tarafından ölçüm ve tersimatı yapılmış paftalara birebir riayet edilerek davalılar adına tescil yapılması gerekirken Hazineye ait mera parselleri de dava konusu taşınmazların sınırlarına dahil edilerek davalılar adına fazla miktarda yer tespit ve tescil edildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Sivas ili, .... ilçesi, ... köyü eski 293 parsel sayılı taşınmazın 25.01.1986 tarihinde davalılar adına tespit ve tescil edildiği, Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi gereğince yapılan yenileme çalışmaları sonucunda eski 293 parselin alanı 889,88 m² artarak 4.689,88 m² yüz ölçümüyle 1 24... parsel olarak davalılar adına tescil edildiği, davacı Hazinenin miktar fazlası olan toplam 889,88 m²'nin 3402 sayılı Yasa'nın geçici 8. maddesi uyarınca ... adına tescili isteğiyle Kadastro Mahkemesinde açtığı davada Kadastro Mahkemesince davacı Hazinenin taşınmazın tesis kadastrosuna ilişkin mülkiyet talebi yönünden Asliye Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verildiği ve kararın kesinleşmesi üzerine davanın eldeki esasa kaydedildiği, davanın Hazinenin çekişmeli taşınmazda 22/a maddesi uyarınca yapılan yenileme sonucunda ortaya çıkan miktar fazlası yönünden ilk yapılan tesis kadastrosuna ilişkin özel mülkiyet iddiasına dayalı tapu iptal-tescil isteğine ilişkin olduğu anlaşıldığından hak düşürücü süreye tabi bulunduğu, davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 08.09.2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davacı ... harçtan muaf olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.12.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.