Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2912 K.2025/5491
1. Hukuk Dairesi 2024/2912 E. , 2025/5491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/495 E., 2024/780 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/50 E., 2022/277 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 2 59... , 33, 2 64... ve 6 parsel sayılı taşınmazların sit alanında kalması nedeniyle tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, 2 59... parsel sayılı taşınmazın davacıların murisi ...'dan kaldığını, diğer çekişmeli taşınmazların kadastro tutanağında zilyet olarak belirtilen şahıslardan davacı ... tarafından 2017 yılında satın aldığını ve taşınmazlara davacı tarafın zilyet olduğunu, taşınmazların Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğünün 16.04.20 09... sayılı kararı ile sit alanı dışına çıkarıldığını ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile 2 59... parsel sayılı taşınmazın davacılar adına miras payları oranında, 2 59... , 2 64... ve 6 parsel sayılı taşınmazların davacı ... adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2018/51 Esas, 2020/28 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 27.01.2021 tarihli ve 2020/869 Esas, 2021/156 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, taşınmazların tapu kaydının iptali ile çekişmeli 2 59... parsel sayılı taşınmazın davacılar adına miras payları oranında, çekişmeli diğer taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazların beyanlar hanesindeki zilyetliğe yönelik şerhin kaldırılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davaya konu taşınmazların ekonomik amacına uygun şekilde imar-ihya edilerek tarım arazisi vasfına dönüştürüldüğü, 20 yıldan fazla süredir kullanıldığı, davacı taraf yararına eklemeli zilyetlikle mülkiyet kazanma şartlarının oluştuğu, ayrıca bu yerlerin Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölgeleri Kurulunun 16.04.2009 tarih ve 4563 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı sınırları dışında kaldığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın süresi içinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmaları sırasında 1. derece sit alanı içerisinde kalması nedeni ile Hazine adına tescil edildiğini, dava konusu taşınmazların kadastro çalışmasından sonra sit alanı dışına çıkarılmasının mülkiyete etkisi bulunmadığını, davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme şartlarının gerçekleşmediğini, zilyetliğin bahsi geçen 1. derece sit alanı içine alma kararının verildiği tarihe kadar 20 yılı aşmış olması gerektiğini, davanın açılmasına sebebiyet verilmediği halde Hazine aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Balıkesir ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 2 59... parsel sayılı 1.432, 13... yüz ölçümündeki taşınmaz, zilyedinin ... olduğu; 2 59... parsel sayılı 2.920, 22... yüz ölçümündeki taşınmaz, zilyedinin ... olduğu; 2 64... ve 6 parsel sayılı 533, 66... ve 1.109, 04... yüz ölçümündeki taşınmazlar zilyedinin ... olduğu ve beyanlar hanesinde 1. Derece Doğal Sit Alanında kaldığı belirtilerek tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Daha sonra taşınmazlar Bursa Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Bölgeleri Kurulunun 16.04.2009 tarih ve 4563 sayılı kararı ile 1. Derece Doğal Sit Alanı sınırları dışına çıkarılmıştır.
Davacı ...; 2 59... parsel sayılı taşınmazı zilyet ...'tan 12.10.2017 tarihli satış senedi ile, 2 64... ve 6 parsel sayılı taşınmazları zilyet ...'dan 12.10.2017 tarihli satış senedi ile devir aldığını ileri sürerek dava açmıştır.
Çekişmeli 2 59... parsel sayılı taşınmaz yönünden yapılan incelemede; temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Çekişmeli 2 59... ile 2 64... ve 6 parsel sayılı taşınmazlar yönünden yapılan incelemede; öncelikle belirtilmelidir ki,tapusuz taşınmazlarda kadastro tespit tarihi ile tespitin kesinleşme tarihi arasında zilyetliğin devri ile ilgili yapılan anlaşmalar,diğer koşulların da varlığı halinde geçerli olacaktır. Ancak davacı, çekişmeli taşınmazları kadastro tespitleri kesinleştikten ve Hazine adına tapu kaydı oluştuktan sonra 2017 yılında harici satış sözleşmesi ile devir aldığını ileri sürerek dava açmıştır.
Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesindeki “Taşınmaz mülkiyetinin kazanılması, tescille olur. Miras, mahkeme kararı, cebri icra, işgal, kamulaştırma halleri ile kanunda öngörülen diğer hallerde, mülkiyet tescilden önce kazanılır. Ancak, bu hallerde malikin tasarruf işlemleri yapabilmesi, mülkiyetin tapu kütüğüne tescil edilmiş olmasına bağlıdır.” hükmüne göre zilyedin, taşınmazı adına kayıt ettirmeden, taşınmazdaki mülkiyet ya da aynî hakkını alacağın devri yoluyla üçüncü bir kişiye devretmesi olanağı bulunmamaktadır. TBK’nın 183. maddesine göre bir hakkın alacağın devri yoluyla üçüncü bir kişiye temliki için, işin niteliğinin buna engel olmaması gerekir. Bu tür kadastro öncesi nedene dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaların da dava hakkının alacağın temliki yoluyla devri mümkün bulunmamaktadır. Herkese karşı ileri sürülebilen mutlak hak niteliğindeki aynî hakların bu şekilde devri mümkün olmadığından, temlik alanın mülkiyet hakkı sahibi yerine geçerek dava açması mümkün değildir. Aksi takdirde, davacı tapu kaydını henüz kendi adına geçirmeden, mülkiyet hakkını alacağın temliki yoluyla temlik alana geçirmiş olacaktır. Bu husus Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.11.20 22... /1-8 51... /1557 Karar sayılı kararında açıklanmıştır.
Mahkemece davacı lehine eklemeli zilyetlik yoluyla kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle kabul kararı verilmiş ise de; Türk Medeni Kanunu’nun 996. maddesindeki "Kazandırıcı zamanaşımından yararlanma hakkına sahip olan zilyet, zilyetliği kendisine devreden aynı yetkiye sahip idiyse onun zilyetlik süresini kendi süresine ekleyebilir." hükmünden anlaşılan, eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin kadastrodan önceki zilyetlik yani tapu kaydı oluşana kadar geçen zilyetlik olduğu, yoksa tapulu hale gelen dava konusu taşınmazlar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi ne olursa olsun hukuken değer ifade etmeyeceği açıktır. Bu nedenle davacının davasının dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
O halde Mahkemece anılan taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne dair hüküm tesis edilmesi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- Davalı Hazine vekilinin çekişmeli 2 59... parsel sayılı taşınmaza yönelik temyiz itirazının reddi ile bu taşınmaz hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca kesin olmak üzere ONANMASINA,
2- Davalı Hazine vekilinin çekişmeli 2 59... , 2 64... ve 6 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca bu taşınmazlar hakkında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının ortadan kaldırılmasına,
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın karar veren ... Asliye Hukuk Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.