Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2308 K.2025/5488

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2308 📋 K. 2025/5488 📅 27.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2308 E.  ,  2025/5488 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1134 E., 2024/34 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/17 E., 2023/52 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçelerinde; kök muris ...’dan irsen intikal eden ve ... köyünde bulunan 103/21, 103/42, 104/2, 116/8, 157/5, 159/33, 159/152, 187/6, 194/28, 207/25, 212/30, 212/59, 231/3, 109/6 ve 159/97 ada/parsel sayılı taşınmazların kadastro çalışmaları sonucunda hatalı olarak sadece davalıların murisi ... ... adına tespit ve tescil edildiğini, babası ...’dan gelen miras payı olduğunu, ... terekesinin taksim ya da paylaşıma konu edilmediğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının miras payı oranında iptali ile adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesine ve yargılama sırasında; muris ...'un ölmeden önce çocukları arasında taşınmazları paylaştırdığını, çekişmeli taşınmazları uzun süredir davalıların kullandığını, davacıya kadastroda babası ...'dan intikal eden taşınmazlar olduğunu, 1 59... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların davacının eşi İsmail adına tescil edildiğini, çekişmeli taşınmazlardan 1 03... , 1 16... , 2 31... parsel sayılı taşınmazların kök muristen gelmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesince 09.12.2016 tarihli 2014/137 Esas ve 2016/254 Karar sayılı davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 04.05.2017 tarih ve 2017/308 Esas, 2017/305 Karar sayılı kararıyla; taraf teşkilinin tam olmadığı, mirasçılardan ...’a tebligat yapılmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.11.2018 tarihli 2017/59 Esas ve 2018/215 Karar sayılı davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 30.12.2019 tarihli 2019/1272 Esas, 2019/2370 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bir kısım mahalli bilirkişi ve tanıkların taşınmazların kök muristen gelmiş olabileceği yönünde tahminde bulunduğu, bu beyanların tahmine ve duyuma dayalı olması nedeni ile itibar edilmediği; bir kısım mahalli bilirkişi ve tanıkların ise taşınmazların muris ...'dan gelip-gelmediğini, taksim olup-olmadığını bilmediklerini beyan ettikleri, bu sebeple davacı tarafın taşınmazların muris ...'dan geldiğini ve kendisinin de miras payı olduğuna yönelik iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, çekişmeli taşınmazların ortak muris ...'dan kaldığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı ancak davalıların çekişmeli taşınmazların yapılan taksimde davalılar murisine kaldığını savunmalarına, tarafların müşterek murisleri ...'un 1935 yılında vefat etmiş olmasına ve dosya kapsamına göre çekişmeli taşınmazların insan ömrünü aşar şekilde davalı ve davalılar murisinin zilyetliğinde olduğundan bu husus taksime karine olup taşınmazın taksim edilmediğini ispat külfeti davacı tarafa geçmiş olmasına rağmen davacı tarafça taşınmazın taksim edilmediğinin kanıtlanamamış olmasına göre, Mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ile karar verildiğini, İlk Derece Mahkemesince, davacının taşınmazların muris ...'dan geldiği ve kendisinin de miras payı olduğuna ilişkin davanın ispatlanamadığı belirterek davanın reddine karar verildiğini, Mahkemece keşifte dinlenen ve lehlerine beyanlarda bulunan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarının görmezden gelindiğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapuda kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Giresun ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 03... , 42, 1 04... , 1 16... , 1 57... , 1 59... , 152, 1 87... , 1 94... , 2 07... , 2 12... , 59, 2 31... , 1 09... ve 1 59... parsel sayılı; 125,97, 734,22, 2.497,23, 1.625,60, 2.038,71, 6.73,69, 800,87, 1.010,36, 528,88, 310,00, 3443,35, 8.670,77, 5.181,82, 1.541,76, 8.775, 17... yüz ölçümündeki taşınmazlar senetsizden irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı nedeniyle ... ... oğlu ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.