Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2985 K.2025/5486
1. Hukuk Dairesi 2024/2985 E. , 2025/5486 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/511 E., 2024/830 K.
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN 2021/184 E. SAYILI DAVADA
BİRLEŞTİRİLEN 2015/31 E. SAYILI DAVADA
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/190 E., 2023/710 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar ... ve ... mirasçıları vekili dava dilekçesinde, Kütahya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 11... ve 18 parsel ile 1 01... sayılı taşınmazların davacıların atalarından geldiğini, davacıların kök murisi ...’nın vefatından sonra mirasçıları arasında yapılan taksim sonucunda ... ve ...’ya kaldığını, davacıların taşınmazlara zilyet olduğunu ancak 2008 yılında kadastro çalışmaları sırasında 1. derece sit alanında kalması nedeniyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile 1 11... ve 18 parsel sayılı taşınmazların yarı hisseli olacak şekilde davacılar adına tapuya tescilini, çekişmeli 1 01... parsel sayılı taşınmazın ... mirasçıları adına tapuya tescilini istemiştir.
Mahkemece 1 01... parsel sayılı taşınmaz hakkında ilk olarak açılan davanın tefrikine daha sonra yeniden birleştirilmesine karar verilmiştir.
Birleştirilen davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; Kütahya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 1 01... parsel sayılı taşınmazın davacının atasından geldiğini, taşınmaza davacının zilyet olduğunu ancak kadastro çalışmaları sırasında sit alanında kaldığı gerekçesiyle Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptaliyle davacı adına tapuya tescilini istemiştir
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; Eskişehir Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 17.06.20 08... sayılı kararıyla dava konusu taşınmazların 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanında kaldığını, davacı tarafın mülkiyete dayalı bir zilyetliğinin bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.10.20 17... /284 Esas ve 2017/638 Karar sayılı kararı ile asıl davanın kabulüne, çekişmeli 1 11... ve 18 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydının iptali ile davacılar adına ½ hisseli olacak şekilde tapuya tesciline; asıl ve birleştirilen davada 1 01... parsel sayılı taşınmaza yönelik davanın tefrikine dair verilen kararın davalı Hazine vekillinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa BAM 10. HD'nin 15.03.20 18... /144 Esas ve 2018/121 Karar sayılı ilamı ile sit haritası ve kadastro paftasının çakıştırılması, bilirkişilerden çekişmeli taşınmazın sit alanı içinde kalıp kalmadığı, kalıyor ise hangi nitelikteki sit alanı içinde kaldığına dair rapor alınması gerektiği belirtilerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.20 20... /194 Esas, 2020/73 Karar sayılı davanın kabulüne dair verilen karar davalı Hazine vekilinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa BAM 10.HD'nin 10.03.20 21... /1120 Esas, 2021/434 Karar sayılı ilamı ile; çekişmeli taşınmazların sonradan alınan idari kararla arkeolojik sit alanı dışına çıkarılmış olmasının, idari kararların geçmişe dönük hukuki sonuç doğurmasının mümkün olmaması nedeniyle hüküm ifade etmesinin mümkün olmadığı, Bursa Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 28.10.1989 tarih ve 792 sayılı tescil kararı, aynı Kurulun 27.01.1995 tarih ve 3996 sayılı 1. derece sit kararı ve Eskişehir Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 17.06.2008 tarih ve 2823 sayılı kararı ile varsa bu kararların ekinde bulunan bu bölgeye ilişkin sit tescil harita ve paftaları getirtilip mahalli bilirkişi ve harita mühendisi bilirkişiler eliyle zemine uygulanarak dava konusu taşınmazların kadastro tespit günü itibariyle 1. derece arkeolojik ve doğal sit alanı içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi gerektiği belirtilerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Birleştirilen Kütahya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/572 Esas ve 2018/314 Karar sayılı kararı ile davacılar ... mirasçılarının talebinin kabulüne, çekişmeli 1 01... parsel sayılı taşınmazda 2.534, 48... 'lik kısmın tapu kaydının iptali ile miras payları oranında davacılar adına tapuya tesciline, davacı ...'nın talebinin kısmen kabulüne, 1 01... parsel sayılı taşınmazda 3.000, 00... 'lik kısmın tapu kaydının iptali ile ... adına tapuya tesciline dair verilmiş, davalı Hazine vekillinin istinaf yoluna başvurması üzerine Bursa BAM 10. HD'nin 2020/1119 Esas ve 2021/376 Karar sayılı ilamı ile; uyuşmazlığın tespit tarihi itibariyle mevcut olan hukuki duruma göre çözümlenmesi gerektiği belirtilerek eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Eskişehir Kültür Ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulunun 17.06.20 08... sayılı kararıyla dava konusu taşınmazların birinci derece arkeolojik ve doğal sit alanında kaldığı, Kurul kararlarının zemine yanlış aplike edilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın ayrı ayrı reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların tespit günü olan 18.07.2008 tarihinde 1. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığı, tespiti gününden sonra 16.12.2012 tarihli Kütahya Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararı ile 1 11... ve 18 parsel sayılı taşınmazların kentsel arkeolojik sit alanı olarak, 1 01... parsel sayılı taşınmazın 29.08.2014 tarihli Bölge Kurulu Kararı ile 3. derece arkeolojik sit alanı olarak belirlenmesine karar verildiği, kararların zemine yanlış aplike edilmesinden kaynaklanmadığı uyuşmazlığın tespit günü esas alınarak çözümlenmesi gerektiği, 2863 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereği 1. ve 2. derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlik yoluyla iktisap edilemeyecek olmasına göre Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece kararın, Kültür Varlıkları Koruma Kurulunun eski mülga 2008 yılı kararları doğrultusunda verildiğini, bu kararın 20 12... yıllarında kaldırıldığını, 1 01... parsel sayılı taşınmazı Bölge Koruma Kurulunun 2014 yılında 1. derecede arkeolojik sit alanı kapsamından çıkartarak 3. derecede arkeolojik sit alanı kapsamına aldığını, 3. derecede arkeolojik sit alanların zilyetlikle iktisabı mümkün olup özel mülkiyete konu olmalarına engel bir durum bulunmadığını, 1 11... - 18 parsel sayılı taşınmazları Bölge Koruma Kurulunun 2012 yılında 1. derecede arkeolojik sit alanı kapsamından çıkartarak kentsel arkeolojik sit alanı kapsamına aldığını, davacılar ve atalarının yüzlerce yıldan bu yana maliki oldukları ve nizasız fasılasız zilyet etmiş oldukları bu taşınmazların 2008 yılında yanlış verilen koruma kurulu kararları ile 1. derecede arkeolojik sit alanı olarak kabul edilerek Hazine adına tapuya tescil edildiğini, davacıların nizasız fasılasız kullanıma devam ettiklerini, daha sonra bu yanlıştan dönüldüğünü, Kültür Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından gereken inceleme ve keşifler yapılarak bu kararların kaldırıldığını, Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararlarından önce Mahkemece kabul kararı verildiğini, sınırda bulunan komşu taşınmaz hakkında kabul kararı verildiğini ve bu kararın onandığını belirterek ve re'sen alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Kütahya ili ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 1 11... ve 1 01... parsel sayılı 209, 94... , 5.534, 48... yüz ölçümündeki taşınmazlar zilyedinin ... olduğu ve beyanlar hanesinde 1. Derece Arkeolojik ve Doğal sit alanında kaldığı belirtilerek ev/tarla vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Aynı kadastro çalışma alanında bulunan 1 11... parsel sayılı 147, 03... yüz ölçümündeki taşınmaz, zilyedinin ... olduğu ve beyanlar hanesinde 1. Derece Arkeolojik ve Doğal sit alanında kaldığı belirtilerek ev vasfı ile Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının asıl davada davacılardan; 2.723,20 TL onama harcının birleştirilen davada davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.