Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4360 K.2025/5489

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/4360 📋 K. 2025/5489 📅 27.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/4360 E.  ,  2025/5489 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2067 E., 2025/499 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/218 E., 2024/48 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 03... , 92, 93... parsel sayılı taşınmazların tarafların kök murisi ...'dan oğulları; ..., ..., ... ve ...'ya kaldığını, davacıların ... oğlu ... mirasçıları olduğunu, kadastro çalışmalarında hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazlara davacıların zilyet olduklarını, vergilerinin ödendiğini ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili ve ... vekili ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde; zamanaşımı ve hak düşürücü sürelerinin geçtiğini, el birliği mülkiyetinde tüm mirasçıların birlikte dava açmaları gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli 1 03... ve 91 (ifraz işlemi neticesinde 1 03... parsel olmuştur) parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığı, çekişmeli 1 03... ve 92 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın, taşınmazların davalılar adına kayıtlı olmaması nedeni ile davacı tarafa kayıt maliklerine husumet yöneltilmesi için verilen kesin sürede kayıt maliklerinin davaya dahil edilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazlardan 1 03... ve 117 parsel sayılı taşınmazların kadastro tutanağının 09.09.2008 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 02.11.2023 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu; çekişmeli 1 03... ve 92 parsel sayılı taşınmazlar bakımından, tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu kayıt malikine yöneltilmesi gerektiği, taraf sıfatının hak düşürücü süreden önce gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurmak suretiyle çekişmeli 1 03... ve 1 03... parel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, çekişmeli 1 03... ve 117 parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davası olduğunu, bu davanın süreye bağlı olmadan her zaman açabileceğini, arazi tahrir kayıtlarına göre çekişmeli taşınmazların malikinin davacıların murisi olduğunu, davacıların zilyet olduklarını, taşınmazların çayır olarak kullanıldığını, aynı taşınmazlar hakkında davacıların babası tarafından daha önce açılan davanın ret edildiğini, vergi kayıtlarının daha sonra ele geçtiğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucu; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü 1 03... parsel sayılı 1.420, 16... yüz ölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "Kargir Ev Ahır Ve Arsa" vasfıyla 1/2 paylı olacak şekilde dava dışı ... oğulları ... ve ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanak 09.09.2008 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir.
Kadastro sonucu; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü 1 03... parsel sayılı 13.767.325, 77... yüz ölçümündeki taşınmaz 3402 sayılı Kanun'un 16. maddesine istinaden Kamu Orta Malı (Mera) olarak sınırlandırılmış ve tutanak 09.09.2008 tarihinde itirazsız kesinleşerek mera özel siciline kaydedilmiştir. Erzurum Mera Komisyonunun 24.01.2014 tarih ve 04 sıra sayılı yazısı ve Erzurum Defterdarlığının 24.02.2014 tarih ve 733 sayılı yazısı ve valilik oluru ile 1 03... parsel sayılı taşınmaz (A) ve (B) parsellerine ayrılmış, buna göre yapılan ifraz işlemi neticesinde (A) harfi ile gösterilen bölüm 1 03... parsel numarası ile "ham toprak" vasfıyla ve 66.420, 56... yüz ölçümü ile Hazine adına, (B) harfi ile gösterilen bölüm 1 03... parsel numarası ile Kamu Orta Malı (mera) vasfıyla ve 13.700.905, 21... yüz ölçümü ile sınırlandırılarak mera özel siciline kaydolunmuştur.
Kadastro sonucu; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü 1 03... parsel sayılı 185.425, 86... yüz ölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle "Çayır" vasfıyla 2/24 payları oranında dava dışı ..., ..., ... adına, 3/24 payları oranında dava dışı ... ve ... adına, 4/24 payları oranında dava dışı ..., ... ve ... ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanak 09.09.2008 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir.
Kadastro sonucu; Erzurum ili, ... ilçesi, ... köyü 1 03... parsel sayılı 1.908, 03... yüz ölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek "Ham Toprak" vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanak 09.09.2008 tarihinde itirazsız kesinleşmiştir.
Kadastro tutanaklarının kesinleştiği 09.09.2008 tarihi ile dava tarihi olan 02.11.2023 tarihi arasında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.