Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5275 K.2025/5287
1. Hukuk Dairesi 2025/5275 E. , 2025/5287 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/369 E., 2025/771 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/282 E., 2025/9 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kars ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan dava konusu yerin 1939 tarihli tapu kayıtları ile tapuda kayıtlı olduğunu, murislerinden kendisine kaldığını ve 20-25 yıldır aralıksız kullandığını, ancak kadastro çalışmalarında 1 02... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu yerin 1 02... parsel sayılı taşınmazdan ifraz edilmek suretiyle tapu iptal-tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin 15.05.2006 tarihinde kesinleştiği, dava tarihi itibariyle 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazların kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile dava tarihi arasında 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, kararda usul ve esas yönünden hukuka ve kamu düzenine aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca, davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kararın hukuka aykırı olduğunu, kadastro sırasında hatalı ölçümler yapıldığını, muris babasının okuma-yazma bilmediğini, kadastro tutanaklarına bu nedenle itiraz edilemediğini, zilyetlikle kazanma koşullarının lehine gerçekleştiğini, kadastro sonrası zilyetliğe dayalı davalarda hak düşürücü sürenin uygulanmayacağını, Hazine vekili lehine hükmedilen vekalet ücretini kabul etmediğini, eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleri ile gösterilen çekişme konusu taşınmaz bölümlerinin Kars ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 02... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kaldığı, yine fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen yerin ise Kars ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 41... parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kaldığı, yapılan kadastro çalışmaları sonucu, 1 02... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının 15.05.2006 tarihinde kesinleştiği, 1 41... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının kesinleşmesi ile 26.06.2008 tarihinde tapuya tescil edildiği, eldeki davanın ise 11.05.2022 tarihinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle istinaf aşamasında ileri sürülmeyen vekalet ücretinin temyiz sebebi olarak ileri sürülmesinin mümkün olmadığı ve temyizde incelenemeyeceği gözetilmek suretiyle, davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.