Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4809 K.2025/5328
1. Hukuk Dairesi 2024/4809 E. , 2025/5328 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/762 E., 2024/1025 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/349 E., 2023/313 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; Kadastro Müdürlüğü tarafından Çorum ili, ... ilçesi, ... köyünde yapılan revizyon işlemleri sonucunda 1100 parsel sayılı taşınmazının mesahasının 148, 30... azaltılarak 1 parsel numarası ile, 4 parsel sayılı taşınmazının mesahasının ise 1790. 47... azaltılarak 51 parsel numarası ile adına tescil edildiğini, taşınmazların üzerindeki mevcut sınırların dikkate alınmadığını, mülkiyeti kendisine ait taşınmazın revizyon adı altında tescil harici bırakılan alana kaydırılarak davalı Hazine lehine işlem yapıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiş; aşamada eklemeli zilyetliğe dayalı olarak tescil harici taşınmaz bölümünün müstakilen davacı adına tespit ve tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın öncelikle süre yönünden reddinin gerektiğini, davanın haksız ve yersiz açıldığını, ... köyü kadastro çalışmalarının 1970 yılında tamamlanıp kesinleştiğini, davacıya ait 1 11... parselin kuzeyindeki tapulama harici boşluğun 27 50... 'lik kısmının davacı tarafından tarım amaçlı sürüldüğünün tespit edildiğini, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesi uygulamasının bir kadastro faaliyeti olmayıp eski verilerin revizyonu olduğunu belirtip davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.09.2019 tarihli ve 2015/2302 Esas, 2019/406 Karar sayılı kararı ile; davacının eski tapu senedinin zemine uygulanması halinde, davacının eski alanı ile mevcut alana fen bilirkişilerinin 19.03.2019 tarihli raporuna ekli krokide Z harfi ile gösterilen 3.355,12 m²'lik alan eklendiğinde uyuşma olduğu, Z harfi ile gösterilen yerin davacı tarafından tarla ziraatı yapılmak suretiyle kullanıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2020 tarihli ve 2020/64 Esas, 2020/852 Karar sayılı kararıyla; davanın, uygulama kadastrosuna itiraz ve zilyetliğe dayalı olarak açılan tespit harici olan taşınmazın tescili istemine ilişkin olduğu, Yerel Mahkemece uygulama kadastrosuna ilişkin araştırmanın yöntemince yapılmadığı, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 713/1. maddesinde düzenlenen olağanüstü zamanaşımı nedeni ile kazanım şartlarının davacı yararına oluşup oluşmadığının tartışılmadığı, gerek tescil harici bırakalıp tepe olduğu belirtilen alan gerekse davacıya ait taşınmazlar arasında kalan yol bakımından Hazinenin yanında Köy Tüzel Kişiliğinin de davada taraf olması gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 08.03.2022 tarihli ve 2020/153 Esas, 2022/81 Karar sayılı kararı ile; ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davaya katılımı ile taraf teşkili sağlandıktan sonra, davacının dava konusu ettiği yolda kalan ve harita mühendisi ve fen bilirkişisi tarafından hazırlanan 22.03.2021 tarihli raporda B, E ve F harfleri ile gösterilen yerin eskiden de yol olduğu ve yolda genişleme olmadığı, Z harfi ile gösterilen 2509, 99... 'lik yerin ise davacı tarafından kullanıldığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile Z harfi ile gösterilen alana ayrı bir ada parsel numarası verilmek suretiyle davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, diğer alanlara yönelik taleplerinin reddine karar verilmiş, kararın davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.11.2022 tarihli ve 2022/845 Esas, 2022/1280 Karar sayılı kararı ile; kabul kapsamındaki (Z harfi ile gösterilen 2509, 99... 'lik) alan bakımından yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; keşifte dinlenilen mahalli bilirkişi ve davacı tanığının beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında, 03.06.2023 tarihli rapor ve ekli krokisinde Z harfi ile işaretli 2509, 99... ’lik kısmın davacıya ait 1 11... parselin uzantısı ve tarım arazisi vasfında olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, belirtilen taşınmaz bölümünün 119 adanın son parselinden sonra gelmek üzere verilecek parsel numarası ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; daha önce verilen karar davacı tarafından istinaf edilmediğinden davanın kısmen reddine ilişkin hükmün davacı yönünden kesinleştiği, çekişmeli ve istinafa konu Z harfi ile işaretli 2509, 99... ’lik taşınmaz bölümü yönünden 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. ve TMK’nın 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz mülkiyetini edinme koşullarının davacı yararına gerçekleştiği tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili; hak düşürücü sürenin geçtiğini, dava konusu taşınmazda 2013 yılında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/a maddesine göre yapılan çalışmaların tesis kadastrosu olmayıp eski verilerin revizyonu niteliğinde olduğunu, 22/a çalışması öncesi ve sonrası Hazine'ye ait tepelik alanın pafta sınırının değişmediğini, fen bilirkişilerince parsellerin detaylı persfektifinin çıkarıldığını ve eksilme ile ilgili yapılan hesapta Hazineye ait alana atıfta bulunulmadığını, Z harfi ile belirtilen alanın zeminde son hadde gelinmiş fuzuli işgal olduğunun gösterildiği, ziraat bilirkişisinin taşınmazın uzun zamandır tarımsal amaçla kullanıldığı yönündeki tespit ve beyanlarını kabul etmediklerini, davanın tümden reddi gerekirken kısmen kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, uygulama kadastrosuna itiraz ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine dayalı kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Çorum ili, ... ilçesi, ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz bölümünün 1970 yılında yapılan kadastro çalışmaları sırasında tepe vasfında olması nedeniyle tespit dışı bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden Hazine 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
24.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.