Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3868 K.2025/5196
1. Hukuk Dairesi 2024/3868 E. , 2025/5196 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/29 E., 2024/61 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan ve dava dilekçesinde sınırlarını belirttiği yaklaşık 20.0 00... ’lik taşınmazın kadastro çalışmaları sırasında tespit harici bırakıldığını, davacının kadastrodan sonra taşınmazı emek ve masraf sarf ederek imar-ihya ettiğini, 20 yılı aşkın zamandır kullandığını ileri sürerek taşınmazın davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
Davacı, yargılama sırasında vefat ettiğinden davaya mirasçıları devam etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili yargılama sırasında, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.01.2008 tarihli 2004/282 Esas, ve 2008/370 Karar sayılı kararıyla; teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 16.363, 81... 'lik taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, (B) harfi ile gösterilen 2.992, 10... 'lik taşınmaz bölümü hakkında davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 08.12.2009 tarihli ve 2009/4774 Esas, 2009/5901 Karar sayılı kararı ile; " yapılan araştırma ve incelemenin hüküm vermek için yeterli olmadığı, dava tarihinden 20-25 yıl öncesine ait hava fotoğrafları getirtilerek jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişine incelettirilmesi, ziraat bilirkişisinden taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmazda imar-ihya işlemi yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise imar-ihyanın hangi tarihte tamamlandığı ve kullanım durumunu kesin olarak belirleyen bilimsel verilere dayalı gerekçeli rapor alınması gereğine değinilerek" bozulmuştur.
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 11.12.2012 tarihli ve 2010/138 Esas, 2012/667 Karar sayılı kararıyla dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine dair verilen karar, davacı ... mirasçılarından ... vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 11.03.2020 tarihli ve 2016/13709 Esas, 2020/1193 Karar sayılı kararı ile; " davacı asılın 12.07.2009 tarihinde ölmüş olduğu, ölümle vekalet ilişkisinin son bulduğu bu sebeple davacının mirasçılarının davadan haberdar edilerek davaya devam edip etmeyeceklerinin belirlenmesi gerektiği" belirtilerek bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 1973 yılından bu yana çekişmeli taşınmaz bölümleri üzerinde tarım yapıldığı, taşınmazların imar-ihya edildiği, TMK'da aranan en az 20 yıllık malik sıfatıyla zilyetlik şartının sağlanmış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 4.377, 11... 'lik kısmın ve (B) harfi ile gösterilen 7.171. 19... 'lik kısmın davacılar adına veraset ilamındaki miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece yeterli araştırma yapılmadığını, kamu hizmeti gördüklerini, zilyetlik ile taşınmazların mülkiyetinin kazanılamayacağını, kısmen kabul kararı verildiği halde lehlerine vekalet ücreti verilmediğini belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1978 yılında Adıyaman ili ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında dava konusu taşınmaz bölümleri, taşlık-kayalık olarak tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda, (A) ve (B) harfleri ile gösterilen kısımlarda davacı taraf lehine zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilerek kabul kararı verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. 1973 yılı hava fotoğrafında taşınmaz bölümleri üzerinde tarımsal faaliyet izlerinin olmadığı, jeoloji mühendisi bilirkişi raporunda taşınmazların eğimin %10-20 arasında olduğu, fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen alanın doğu ve güney sınırlarında yüksek eğimli şevler bulunduğu, bu şevlerin rapora ekli fotoğraflarda da açıkça görüldüğü, 2 kişilik ziraat bilirkişi kurul raporunda taşınmaz bölümlerinin 1980- 1985 yılları arasında imar-ihya edilerek tarım arazisine kazandırıldığı belirtilmiştir.
Kabul kararı verilebilmesi için, taşınmaz bölümlerinin kadastro öncesi vasıfları gereği, ilk önce davacılar tarafından imar-ihya edilip sonrasında taşınmaza 20 yıl zilyet olunması ve bu 20 yıllık zilyetliğin dava tarihi olan 2004 yılına kadar doldurulmuş olması gerekmektedir.
Somut olayda; jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi tarafından yapılan inceleme neticesinde 1973 yılı hava fotoğrafında kullanım olmadığının belirtilmiş olmasına, davacı taraf kadastro sonrası imar- ihya ile zilyetliğe dayandığından davanın ileri sürülüş sebebine göre ve yörede kadastro çalışmaları 1978 yılında yapılmış olup Mahkemece çekişmeli bölümler üzerinde kadastro öncesi 1973 yılında sanki kullanım varmış gibi yazılarak zilyetliğin başlangıcı hususunda yanılgıya düşüldüğü, ziraat bilirkişi kurul raporuna göre taşınmaz bölümlerinin imar-ihyasına 1980 yılında başlandığı ve imar-ihyanın 1985 yılında tamamlandığı belirtildiğinden, imar-ihyanın tamamlandığı 1985 yılından, dava tarihi olan 2004 yılına kadar Kanun'da aranan 20 yıllık zilyetlik süresi dolmamıştır.
Değinilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, 20 yıllık zilyetlik süresinin tamamlanmaması nedeniyle davacı taraf iddiasını ispatlayamamıştır.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmaz bölümleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde bu bölümler yönünden davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin ve davalı ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harcın istek hâlinde temyiz eden ... Genel Müdürlüğüne iadesine,
Dosyanın ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
20.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.