Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3931 K.2025/5199
1. Hukuk Dairesi 2025/3931 E. , 2025/5199 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/846 E., 2025/811 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/647 E., 2023/78 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalının 24.06.2021 tarihinde vefat eden ...'nin mirasçıları olduğunu, Düzce ili, ... ilçesi, ... köyünde bulunan 1 29... parsel sayılı taşınmazın tarafların murisinden kaldığını, terekesinin taksim edilmediğini,kadastro çalışmaları sırasında muris tarafından muvazaalı şekilde davacıların miras payını almalarını engellemek için davalı ... adına tespit ve tescil ettirildiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının davacıların miras payı oranında iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, cevap dilekçesinde; hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davada davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın davacıların miras payı oranında tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tesciline karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının 14.08.2010 tarihinde kesinleştiği, asıl davanın 30.12.2021, birleştirilen davanın 05.01.2022 tarihinde açıldığı, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak açılan davaların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle İlk Derece Mahkemesince hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek davalının istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesi ile asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın muris muvazaasına dayalı olduğunu, murisin tespitten sonra ölmesi halinde mirasçıların bu davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabileceğini, zira bu durumda murisin tespitten sonra ölmesinin kadastro sonrası sebep olduğunu, bu hususta Yargıtay Kararı bulunduğunu, murisin 2021 yılında öldüğünü belirterek ve re'sen ele alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 29... parsel sayılı 4.451, 37... yüz ölçümlü taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiş, tutanak itiraz edilmeksizin 14.08.2010 tarihinde kesinleşmiştir.
Somut olayda; Bölge Adliye Mahkemesince davanın kadastrodan önceki nedene dayandığı ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle karar verilmiş ise de davacılar mirasbırakanı ...'nin 24.06.2021 tarihinde kadastro tespitinin kesinleştiği 2010 yılından sonra öldüğü, 4721 sayılı Kanun'un 599. maddesine göre mirasçıların murisin ölümü ile mirası bir bütün olarak kanun gereğince kazanacakları açıktır.
Hâl böyle olunca, mirasbırakanın kadastro tespitinden önce ölmesi halinde, kadastro tespitinden önce miras hakkı sahibi olan davacılar tarafından kadastro öncesi nedene dayanılmış olacağı, somut olayda mirasbırakanın kadastro tespitinden sonra ölmüş olması ve davacıların bu tarihten sonra mirasçılık sıfatını kazanmaları nedeniyle 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin uygulanamayacağının gözetilmesi, ancak davaya konu taşınmazın kadastro tespitinden önce tapusuz ve taşınır hükmünde olup mirasbırakan tarafından davalıya devredilen tapulu bir taşınmazın bulunmadığı, bu nedenle muris muvazaasına ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının bu davada uygulanamayacağı dikkate alınarak davanın bu nedenle esastan reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının, gerekçesinin açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleştirilen davada davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.