Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3922 K.2025/5271
1. Hukuk Dairesi 2025/3922 E. , 2025/5271 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1574 E., 2024/890 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Palu Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/38 E., 2022/153 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; kadastro çalışmaları sırasında dava konusu 1 20... , 26, 27; 3 09... ; 3 14... ; 3 25... ; 3 23... ve 3 23... , 33 parsel sayılı taşınmazların ... adına tespit ve tescil edildiğini, oysa taşınmazların irsen intikal ve taksim suretiyle davacılara kaldığını, taşınmazların eklemeli şekilde uzun bir zamandır davacılar tarafından malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak zilyet edildiğini, kadastro tespiti sırasında taşınmazlara uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsamadığını, davalı vakfın ise zilyetliğinin bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... mütevellisi ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların bulunduğu ... ilçesinin tamamının vakıf malı olduğunu, 1958 yılında bölgede yapılan toprak tevzi çalışmaları sonucunda taşınmazların bulunduğu alanın tamamının vakıf adına tespit edildiğini, taşınmazlara kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazları kapsadığını, Karayolları Bölge Müdürlüğü tarafından 1993 yılında köyde yapılan istimlak çalışmaları sırasında kamulaştırma bedelinin vakfa ödendiğini, bunun da taşınmazların vakfa ait olduğunu gösterdiğini, davacının taşınmazlardaki zilyetliğinin 20 yıla ulaşmadığını, kaldı ki vakıf mallarının zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2. Davalı ... Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; davanın on yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, dava konusu taşınmazların vakfiye kapsamında kaldığını, bu nedenle zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, kadastro tespiti sırasında uygulanan vergi kaydının taşınmazlara uyduğunu ileri sürerek Mahkemece Toprak Tevzi Komisyonunun kararı, vakıf senedi ve taşınmazlara uygulanan vergi kaydının yöntemince uygulanması ve yapılacak yargılama sonunda davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; taraf teşkilinin sağlanması ve belgesiz araştırması yapılması gereğine değinen kaldırma kararı uyarınca yapılan yargılama sonucunda, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davalı ... ... Vakfının mülhak bir vakıf olup doğrudan ve tamamen hayrat niteliği göstermediği, taşınmazların davacılara murisinin vefatı sonrası yapılan rızai taksimle kaldığı ve davacıların taşınmazlarda vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk yasal düzenleme olan 903 sayılı Kanun’un yürürlük tarihi olan 24.07.1967 tarihinden geriye doğru en az 20 yıl nizasız fasılasız ve aralıksız malik sıfatıyla zilyet olduğunu ispatladığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... Müdürlüğü vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vakfın doğrudan doğruya hayrat vakıflardan olmayıp İcare-i Vahideli akarından istifade olunan mülhak, sahih ve zürri bir vakıf olduğunun hükmen kabul edilmiş olduğu ve vakfedilmiş malları doğrudan hayrat mal olmadığından zamanaşımı zilyetliği yoluyla kazanılabilecek nitelikte bulunduğu, vakıf mallarının zilyetlikle kazanımını yasaklayan ilk düzenleme olan 903 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önce 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. maddesindeki şartların davacı yararına oluştuğu belirtilerek davalı ... Müdürlüğü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... Müdürlüğü vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece yapılan yargılama sonunda verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu taşınmazların davalı vakfın vakfiyesinin kapsamında kaldığını, bu nitelikteki taşınmazların zilyetlikle iktisap edilemeyeceğini, taşınmazların bulunduğu yerde yapılmış olan toprak tevzi çalışmalarına ilişkin evrakın ve öncesine ilişkin hava fotoğraflarının dosya arasına alınıp incelenmediğini, davacılar yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğunun ispat edilemediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Kadastro sonucu Elazığ ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1 20... , 26, 27 parsel, ... Mahallesi 3 09... parsel ile 3 14... parsel, ... Mahallesi 3 25... parsel, 3 23... , 33 parsel sayılı taşınmazlar ... adına tespit ve tapuya tescil edilmiş, dava konusu 1 20... parselin ... oğlu ...'in, 1 20... parselin ... ... oğlu ... ve ... oğlu ...'nın, 1 20... parselin ... ... oğlu ...'nın, 3 14... parselin ...'ın, 3 25... parselin ... oğlu ...'nın, 3 23... parselin ... oğlu ...'nın, 3 23... parselin ... oğlu ...'nın kullanımında olduğu, 3 09... parsel üzerindeki evin ... evlatları ..., ... ve ...'ya ait olduğu tapu kaydının beyanlar hanesine şerh edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... Müdürlüğü vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz eden davalı ... Müdürlüğü harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.