Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3934 K.2025/5198
1. Hukuk Dairesi 2025/3934 E. , 2025/5198 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1859 E., 2025/1285 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/302 E., 2023/196 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde bulunan 1 06... parsel sayılı taşınmazın davacıların murisinden kaldığını, terekesinin taksim edilmediğini, üzerindeki 2 katlı evin davacılar tarafından tespitten önce yaptırıldığını, kadastro çalışmaları sırasında muris tarafından muvazaalı şekilde davacıların miras payını almalarını engellemek için davalının babası ... adına tespit ve tescil edildiğini, ...'ın kötüniyetli olarak açılacak davaların önüne geçmek için taşınmazı oğlu olan davalı ...'a satıp devrettiğini ileri sürerek taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların muris ...’ın oğulları, davalının ise murisin torunu olduğunu, hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacılardan ...'in miras hakkını aldığını, davacı ...'in ise anne ve babasına bakılma karşılığında miras payından feragat ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığı gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının 09.06.2005 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 15.10.2021 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle Yerel Mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın muris muvazaasına dayalı olduğunu, murisin tespitten sonra ölmesi halinde mirasçıların bu davayı süreye bağlı olmadan her zaman açabileceğini, murisin tespitten sonra ölmesinin kadastro sonrası sebep olduğunu, bu hususta Yargıtay Kararları bulunduğunu, murisin 2011 yılında öldüğünü belirterek ve re'sen ele alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro çalışmaları sonucunda Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 06... parsel sayılı21.950, 90... yüz ölçümlü taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... adına tespit ve tescil edilmiştir. Tutanak itiraz edilmeksizin 09.06.2005 tarihinde kesinleşmiş, davacıların mirasbırakanı ... kadastro tespitinin kesinleşmesinden sonra 24.02.2011 tarihinde ölmüştür. Taşınmaz kayden 2019 yılında davalı ...’a satılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, kadastrodan önceki nedene dayanılarak açılan tapu iptali ve tescil davasında hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de somut olayda mirasbırakanın kadastro tespitinden sonra ölmüş olması ve davacıların bu tarihten sonra TMK'nun 599. maddesi gereğince mirasçılık sıfatını kazanmaları nedeniyle 3402 sayılı Yasa'nın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin davada uygulanamayacağı, ancak çekişmeli taşınmazın, kadastro tespitinden önce tapusuz taşınmaz olup taşınır hükmünde olduğu, ortada mirasbırakan tarafından davalıya devredilen tapulu bir taşınmazın bulunmadığı, bu nedenlerle muris muvazaasına ilişkin Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 01.04.1974 tarihli, 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının bu davada uygulanamayacağı dikkate alınarak davanın bu nedenlerle esastan reddedilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile sonucu itibarıyla doğru bulunan İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinin düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin temyiz itirazının değinilen yönden kabulü ile temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının, gerekçesinin açıklandığı şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.