Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5758 K.2025/5018
1. Hukuk Dairesi 2024/5758 E. , 2025/5018 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/266 E., 2024/1567 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/158 E., 2022/525 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve 29.11.2024 tarihli ek kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; davacılardan ...’ın maliki olduğu 1 33... parsel ve 1 34... parseli, davacılardan ...’ın maliki olduğu 1 10... parseli, davacılardan ...’in maliki olduğu 37 04... parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü davalının kendilerine devredeceği taşınmazlara karşılık olarak devrettiklerini, davacıların taşınmazlarını davalıya devretmesine rağmen davalının edimini yerine getirmediğini, davacıları kandırdığını, hile ile taşınmazların temlikini sağladığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adlarına tesciline, olmadığı takdirde taşınmazların rayiç bedellerinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davacılardan ...’ın davalının babası, diğer davacıların ise kardeşleri olduğunu, davacılar ve davalının ... İnşaat Ltd. Şirketini uzun yıllar birlikte idare ettiklerini, Şirketin resmi sahibinin ... olarak görünse de davalının da şirketin gayrı resmi ortaklarından olduğunu, yaklaşık 4 yıl önce şirketin işleyişi ile ilgili davacılar ve davalı arasında sıkıntıların ortaya çıktığını, davacıların davalıya Şirkette olan haklarını ödeyerek ortaklığı sona erdirmeyi teklif ettiklerini, davalının Şirketteki pay ve haklarına karşılık olmak üzere de dava konusu taşınmazları davalıya devrettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın hile unsurunun öğrenildiği tarihten itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalı ...'ın davacılardan ...'ın oğlu diğer davacıların kardeşleri olduğu, işlem akit tarihinden önce tarafların bir araya gelerek davaya konu taşınmazların davalı adına devredilmesi, bunun karşılığında dava dışı ...'ta davalı adına olan taşınmazın ise davacılar adına devredilmesi kaydıyla taraflar arasında şifahi anlaşma yapıldığı, davacıların kendi adlarına olan taşınmazları davalıya devretmelerine rağmen davalının anlaşmaya aykırı olarak üzerine kayıtlı olan taşınmazı davacılara devretmediği, taşınmazların satışı karşılığında akdin yapıldığı odanın kamera kayıtlarında davalının semeni ödediğinin görülmediği, dinlenen tanık beyanlarında da zaten devredilen taşınmazlar karşılığında herhangi bir bedelin ödendiğinin belirtilmediği, davalının devredeceğini belirttiği dava dışı taşınmazın davacılara devredilmediği, her ne kadar davalı taraf savunmasında ... İnşaat Şirketindeki çalışmaları karşılığında davaya konu taşınmazların kendisine devredildiği belirtilmiş ise de bu hususun da yazılı bir delille ispatlanmadığı, semen ödeneceği düşüncesi uyandırılarak taşınmazın mülkiyetinin naklinin sağlanması ve ondan sonra semenin ödenmemiş olmasının, iradeyi fesada uğratan sebeplerin gerçekleştiğinin kabulünü gerektirdiği, davalı tarafın davaya konu taşınmazların karşılığı olarak dava dışı ... Mahallesinde bulunan bir taşınmazı davacılara devredeceği kanısını uyandırarak kayıt malikleri olan davacıları bir oldu-bittiye getirerek dava konusu taşınmazların temlikini sağladığı, iddianın ispat edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların baba-oğul ve kardeş oldukları, aile içinde çıkan bir takım huzursuzluklar nedeniyle davacı ..., ... ve ...'ın üzerlerinde bulunan ve dava konusu edilen taşınmazları davalıya, karşılığında da davalının ...'da bulunan adına kayıtlı başka bir taşınmazı davacılar üzerine devir ve temlik edeceği hususunda anlaştıkları, davacılar tarafından bu nedenle temliklerin yapıldığı, davalının ise bir takım gerekçeler göstererek taşınmazı davacılar üzerine devretmediği, davacıların dava konusu taşınmazları bedelsiz olarak davalıya devrettikleri, davacıların ...'daki taşınmazın kendi üzerlerine davalı tarafından temlik edileceği inancıyla bu işlemi gerçekleştirdikleri, bu nedenle davacıların iradelerinin fesada uğratıldığı, davalının söz konusu taşınmazların adına devri karşılığında ...'daki taşınmazı davacılar üzerine devredeceği yönündeki anlaşmayı kabul ederek üste bir miktar para verildikten sonra devir işleminin gerçekleşeceğini, bu parayı davacıların kendisine ödenmediğinden dolayı devir işleminin gerçekleşmediğini iddia ettiği, ancak söz konusu alacağın yazılı bir delille ispatlanamadığı, davalının bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun davacı ... ve davalı yönünden temyiz yolu açık olmak üzere, diğer davacılar yönünden miktar itibariyle kesin olmak üzere esastan reddine karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine 29.11.2024 tarihli ek kararla, kararın davacılar ... ve ... yönünden kesin nitelikte olduğu, bu nedenle davalının davacılar ... ve ...’a yönelik temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Bölge Adliye Mahkemesi kararına ve 29.11.2024 tarihli ek kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... İnşaat Limited Şirketinin aile Şirketi olduğunu, Şirket yetkililerinin davacılar ... ve ... olarak gözükse de davalının da Şirkete gayrı resmi ortak olduğunu, tarafların anlaşarak davalının Şirketteki ortaklığını sonlandırma hususunda anlaştıklarını, bunun karşılığında davalıya 2 adet kamyon, 1 adet kepçe ve dava konusu taşınmazların verilmesinin kararlaştırıldığını, Şirketin arsası ve içindeki mal varlıklarının ise paylaşıma dahil edilmediğini, ancak davalıya sadece bir adet kamyon teslim edildiğini, diğer kamyonun teslim edilmediğini, bunun bedelinin ise davalıya Şirketten yapılan çocuklarının okul masrafı vb. adı altındaki ödemelere sayıldığını, dava konusu taşınmazların ise davalıya devrinin yapıldığını, paylaşım sonucu davalının da adına kayıtlı 38... plaka sayılı minibüsünü davacılardan ...’a devrettiğini, taraflar arasında yapılan anlaşmanın davalıya 4 taşınmaz ve iki araç devredilmesi, davalının da bir adet minibüsü davacılara devretmesi yönünde olduğunu, davalının davacılara herhangi bir taşınmaz devretmesinin söz konusu olmadığını, öyle olsa idi temliklerin aynı anda yapılması gerektiğini, araç devirlerinin aynı anda olduğunu, davacıların davalıya bir kamyon ve bir kepçe devrettiğini, davalının da aynı anda maliki olduğu minibüsü davacılara devrettiğini, tarafların bu mal paylaşımı nedeniyle husumetli olduğunu, davacıların, iddia ettikleri taşınmazın kendisine devredilmeden dava konusu taşınmazları davalıya devretmeyeceğini, kaldı ki bu hususta tarafların arasında yazılı sözleşme de bulunmadığını, davanın devir tarihinden 6 gün sonra açıldığını, devirler sonucu davalının Şirketten alacaklarının bir kısmını aldığını ancak bir miktar para alacağının kaldığını, bu parayı da aldığında adına kayıtlı olan ...’ta bulunan arsanın 2/3 payını davacılara devredeceğini, ancak davacıların dava konusu taşınmazları davalıya devretse de vermeyi taahhüt ettikleri parayı davalıya vermediklerini, bu nedenle de ...’ta bulunan taşınmazı davacılara devretmediğini, davacıların iddia ettiği ...’ta bulunan taşınmaz yönünden bir beklentileri olmadığını, öyle olsa idi devir hususunda şerh koyabileceklerini veya bu hususta bir protokol düzenleyebileceklerini, davacıların, davalıya taahhüt ettikleri parayı ödemedikleri için de ...’ta bulunan taşınmazın kendilerine devredilmesini aynı gün istemediklerini, davacının devrettiği taşınır malların iadesi için de dava açtığını, Mahkemece bu davanın reddine karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili 29.11.2024 tarihli ek karara ilişkin temyiz dilekçesinde; kararın hak arama hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğunu, dava değerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini ve toplam dava değeri üzerinden hesaplama yapılmasını, bu durumda kesinlik sınırının aşıldığını, ayrıca dava tarihindeki değerin, karar tarihinde yürürlükte bulunan kesinlik sınırına göre değerlendirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, kararın tümüyle temyiz yoluna tabi olması gerektiğini belirterek ek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...’ın maliki olduğu 1 33... parsel ve 1 34... parsel sayılı taşınmazları 14.04.20 22... yevmiye nolu işlemle, davacı ...’ın maliki olduğu 1 10... parsel sayılı taşınmazı 14.04.20 22... yevmiye nolu işlemle, davacı ...’ın maliki olduğu 3 parsel sayılı taşınmazdaki 9 nolu bağımsız bölümü 14.04.20 22... yevmiye nolu işlemle davalıya satış suretiyle devrettikleri anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler karar ve ek kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve 29.11.2024 tarihli ek kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 49.541,72 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.