Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5856 K.2025/5031
1. Hukuk Dairesi 2024/5856 E. , 2025/5031 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/248 E., 2022/111 K.
Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakan ...’in 344 (yeni 1 03... ) parsel sayılı taşınmazdaki payını mirastan mal kaçırmak amacıyla önce dava dışı 3. bir kişiye satış suretiyle devrettiğini, bu kişinin de mirasbırakanın oğlu davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, işlemlerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; iddiaların doğru olmadığını, dava konusu taşınmazdaki payı bedeli karşılığında satın aldığını, iyi niyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
İlk Derece Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.02.2018 tarihli ve 2014/500 Esas, 2018/65 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava dışı oğlu ...’e velayeten işlemi yaptığı, iddianın ancak ... tarafından açılabilecek velayetin kötüye kullanılması davasında ileri sürülebileceği gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.05.2018 tarihli ve 2018/473 Esas, 2018/475 Karar sayılı kararıyla; mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki tüm paylarını 1985 yılında devrettiği, daha sonra yaşı küçük oğlu dava dışı ...’e velayeten hisse satın aldığı, yine bu payları ...’e velayeten dava dışı 3. kişiye devrettiği, bu kişi tarafından da davalıya satış suretiyle temlik edildiği, dava konusu payın mirasbırakandan gelmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; “...Somut olayda; davacılar, mirasbırakan tarafından ilk el ... ...’a yapılan temlik ile bundan sonra yapılan temliklerin muvazaalı olduğu iddiası ile eldeki davayı açtıklarına göre, ilk el ...’e yapılan temlikin mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olup olmadığı yönünde yöntemince bir araştırma ve değerlendirme yapılmadan eksik inceleme ile yetinilerek karar verilmesi hatalıdır. Hâl böyle olunca, öncelikle ilk el ... ...'a mirasbırakan tarafından yapılan temlik yönünden yukarıdaki ilkeler uyarınca araştırma ve inceleme yapılması, taraf tanıklarının bu yönde yeniden dinlenmesi, toplanan ve toplanacak delillerle birlikte sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; temlikin muvazaalı olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakan tarafından ilk el ... ...’ın oğlunun tanık olarak beyanına itibar edilmesinin doğru olmadığını, tanığın ...'in oğlu olması sebebiyle tanıklığına değer verilemeyeceğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırmak amaçlı olduğunu, mirasbırakanın devir karşılığında hiçbir bedel almadığını, ayrıca mirasbırakanın taşınmazı satmaya ihtiyacının da olmadığını, mirasbırakanın devirden önceki tarihte ... Osmaniye Şubesinde yüklü miktarda parası olmasının da taşınmazı satmaya ihtiyacı olmadığını gösterdiğini, taşınmazı satın aldığını iddia eden üçüncü kişinin taşınmazı hiçbir zaman fiili olarak kullanmadığını, tanık beyanlarından satış işleminin aslında bağış olduğunun ortaya çıktığını, Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucunda karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’in 03.11.2013 tarihinde vefatı ile geride mirasçı olarak davacı çocukları ..., ..., ..., ..., ..., davalı oğlu ..., dava dışı çocukları ..., ..., ... ile kendisinden sonra vefat eden oğlu ...’ın mirasçıları dava dışı ..., ..., ..., ... ve ... ...’yi bıraktığı; mirasbırakanın dava konusu taşınmazdaki tüm paylarını (379.401/2.759.680) 14.08.1985 tarihinde dava dışı ... ...’a satış suretiyle devrettiği, ...’in 10.05.2004 tarihinde dava konusu taşınmazdaki 181.300/2.759.680 payı mirasbırakanın oğlu dava dışı ... ...’e satış suretiyle devrettiği, ...’in vefatından sonra mirasçılarının 10.05.2006 tarihinde 134.601/2.759.680 payı ...’e satış suretiyle devrettiği, ...’in toplam 315.901/2.759.680 payı dava dışı ...’a sattığı, ...’in yaşının küçük olması nedeniyle alım-satım işlemlerini velayeten mirasbırakan ...’nin yaptığı, nihayetinde ...’in 315.901/2.759.680 payını mirasbırakanın oğlu davalı ...’e satış suretiyle devrettiği kayden sabittir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.