Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3877 K.2025/5106
1. Hukuk Dairesi 2024/3877 E. , 2025/5106 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/30 E., 2023/358 K.
... 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; Adıyaman ili ... ilçesi ... köyünde bulunan tescil harici bırakılan taşınmazı 25-30 yıldan beri davacının kullandığını ileri sürerek dava konusu taşınmazın davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu bu nedenle zilyetlikle mülk edinilmesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddini savunmuş, 10.09.2015 tarihli celsede dava konusu taşınmazların Türk Medeni Kanunu'nun 713/6 hükmü uyarınca Hazine adına tescilini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 10.09.2015 tarihli ve 2013/693 Esas, 2015/361 Karar sayılı kararıyla; dava konusu taşınmazlarda imar-ihya olgusunun davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddi ile fen bilirkişi raporunda (A2) ile gösterilen 21.297,74 metrekare, (B) ile gösterilen 1.111,14 metrekare, (C) ile gösterilen 351,18 metrekare ve (D) ile gösterilen 414,13 metrekare yüz ölçümündeki taşınmazların Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesince; davacı vekilinin fen bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerine ilişkin hükme yönelik yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle bu bölümler hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına; fen bilirkişi raporunda (A2) ile gösterilen kısım yönünden jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişiden, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan rapor alınması ve yasal ilanların yapılması gerektiği belirtilerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle 29.09.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A2) harfiyle gösterilen 25.330, 94... taşınmazın davacı adına tesciline; 10.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden davanın reddi ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluşmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
1. Adıyaman ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan dava konusu taşınmaz 1980 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu belirtilerek tescil harici bırakılmıştır. Davacı ..., kadastro sırasında tespit harici bırakılan taşınmaz bölümleri hakkında, imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak adına tescili istemiyle dava açmıştır.
2. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davacı lehine zilyetlikle mülk edinme koşulları oluştuğu gerekçesiyle 29.09.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (A2) harfiyle gösterilen 25.330, 94... taşınmazın davacı adına tesciline; 10.01.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleriyle gösterilen taşınmazlar yönünden davanın reddi ile Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
3. Bozma kararına uyulmakla, mahkemelere bozma kararı doğrultusunda araştırma, inceleme ve uygulama yapma zorunluluğu, ilgili taraflar yararına da usuli kazanılmış hak oluşur. Bu hakkın zedelenmemesi için bozma gereklerinin eksiksiz olarak yerine getirilmesi gerekir. Ne var ki, Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gerekleri yerine getirilmeksizin karar verilmesi cihetine gidildiği anlaşılmaktadır.
4. Hükmüne uyulan bozma ilamında, fen bilirkişi raporunda (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazlar yönünden davanın reddinin usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek hükmün bu taşınmazlar yönünden onanmasına karar verildiği, (A2) harfi ile gösterilen 21.297, 74... taşınmaz yönünden araştırma yapılması gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verildiği ancak Mahkemece (A2) harfli taşınmazın içerisinde yer alan (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmazlar hariç tutularak 21.297, 74... 'lik (A2) harfli taşınmaz yönünden karar verilmesi gerekirken, (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümleri de dahil edilerek yeni oluşturulan 25.330, 94... yüz ölçümlü (A2) harfli taşınmazla ilgili karar verilmesi hatalı olduğu gibi, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün parsel sorgu sayfasından yapılan kontrolde taşınmazda yol bulunduğu görülmüş olup bu yolun kadim yol olup olmadığının araştırılmaması, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin kadastro tutanağı ve dayanak belgelerinin getirilmemesi, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde hangi tarihlerde yapılıp kesinleşen imar planı olduğunun sorulmaması, davacı adına senetsizden tespit edilen taşınmazların tespit edilmemesi de hatalıdır.
5. Hal böyle olunca, doğru sonuca ulaşılabilmesi için öncelikle, çekişmeli taşınmaz bölümünün uygulama ve nazım imar planı kapsamında kalıp kalmadığı, kalmakta ise hangi tarihte imar planı kapsamına alındığı ve imar planının hangi tarihte onaylandığı ilgili ilçe ve il belediye başkanlıklarından sorularak çekişmeli taşınmazın bulunduğu bölüme ilişkin onaylı imar planı örneği dosyaya getirtilmeli, dava konusu taşınmaza komşu parsellerin tesis kadastrosu tutanakları ve varsa dayanak belgelerinin dosya arasına alınması, akabinde mahallinde yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve fen bilirkişisinin katılımıyla yeniden keşif yapılmalıdır.
6. Yapılacak keşifte mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazın önceki ve şimdiki niteliğinin ne olduğu, kimden kime ne zaman ve ne şekilde intikal ettiği, zilyetliğin ne zaman başladığı, kim tarafından ne zamandan beri hangi tasarruflarla zilyetliğin sürdürüldüğü, öncesi itibariyle imar-ihyaya muhtaç yerlerden ise ne şekilde imar-ihya edildiği ve imar-ihya çalışmalarının ne zaman tamamlandığı, taşınmazda bulunan yolun eskiden beri köylünün ortak kullanımında bulunan kadim yol mu yoksa dava konusu taşınmaz malikinin kullanımındaki yer mi olduğu hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanları komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanağı kayıtlar ile denetlenmeli, beyanlar arasında çelişki oluştuğu takdirde yöntemine uygun şekilde çelişkiler giderilmeye çalışılmalıdır.
7. Fen bilirkişiye keşfi takibe elverişli, dava konusu taşınmazı komşularıyla birlikte gösterir ve daha önce davalı ... adına tescil hükmü kesinleşen (B), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen taşınmaz bölümlerini dahil etmeyen şekilde krokili rapor düzenlettirilmelidir.
8. Tapu Müdürlüğünden daha önce gelen cevapta davacı adına senetsizden 2 taşınmazın tespit edildiğinin bildirildiği ve bunların yaklaşık 20.0 00... 'ye tekabül ettiği ancak davacı adına ... Köyü 413 parsel sayılı taşınmazın 18.04.1980 tarihinde tapulama yoluyla tescil edildiği ve 413 parsel sayılı taşınmazın 26.8 00... olduğu anlaşıldığından davacı adına aynı çalışma alanı içerisinde kadastro sırasında belgesiz zilyetlik nedeniyle tespit edilen taşınmaz bulunup bulunmadığı Adliye Yazı İşleri Müdürlüğü, Kadastro ve Tapu Müdürlüklerinden (senetsiz defteri) sorularak varsa bu taşınmazlara ait kadastro tutanaklarının kesinleşip kesinleşmediklerini gösterir şekilde onaylı örnekleri getirtilmeli, taşınmaz bilgileri ile davacı adına kayıtlı taşınmazların UYAP üzerinden kontrolü sağlanmalıdır.
Bundan sonra, yukarıda değinilen hususlar çerçevesinde toplanmış ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve uygulama ile hüküm kurulması doğru değildir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
17.11.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.