Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3362 K.2025/5070

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3362 📋 K. 2025/5070 📅 17.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3362 E.  ,  2025/5070 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/108 E., 2025/500 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/128 E., 2024/1271 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 337 nolu parsele 345 adet üzüm asması diktiğini, taşlık olan bu alanı temizleyerek imar-ihya ettiğini, yaklaşık 70 yıldır kesintisiz olarak kendisinin ve atalarının zilyetliğinde olduğunu, taşınmazın tapusuz olduğunu ileri sürerek TMK'nın 713. maddesi uyarınca davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine temsilcisi davanın reddini istemiştir.
2. Davalı ... Belediyesi vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet yokluğu nedeniyle reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazın kadastro tutanağının 1975 yılında kesinleştiği, davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığı gerekçesiyle taşınmaz maliki davalı Hazine yönünden davanın hak düşürücü süreden reddine, malik olmayan diğer davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kadastro öncesi nedene dayalı açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra 19.12.2019 tarihinde açıldığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın kadastro öncesi sebebe değil mülkiyet hakkına dayandığını, keşifte dinlenen tanıkların 70 yıldır 1960'lardan beri taşınmazın davacı ve babası tarafından kullanıldığı iddiasını doğruladığını, hava fotoğraflarına göre imar-ihyasının da 1958 yılı öncesinde tamamlandığının bildirildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Dosya kapsamından; Şanlıurfa ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 337 parsel sayılı taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda 06.09.1975 tarihinde sahibinin tespit edilememesi sebebiyle susuz bağ vasfıyla Hazine adına tespit edildiği, 17.10.1975 ilâ 17.11.1975 tarihleri arasındaki askı ilân süresi içinde itiraz edilmeksizin kadastro tutanağının 18.11.1975 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla; kadastro tutanağının kesinleştiği 18.11.1975 tarihi ile davanın açıldığı 19.12.2019 tarihi arasında 3402 sayılı Kanun′un 12/3. maddesinde belirlenen on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği açıktır. Hak düşürücü süre dava şartı olup yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmelidir.
3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
,