Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/5383 K.2025/4999

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5383 📋 K. 2025/4999 📅 06.11.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/5383 E.  ,  2025/4999 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/345 E., 2024/956 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Silopi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/848 E., 2023/852 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 10 37... parselde bulunan 21 nolu bağımsız bölümü satmaya karar verdiğini, davalının almak istediğini Şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...’e bildirdiğini, tanıdık olduklarından aralarında bir yazılı sözleşme yapmadan taşınmazın 560.000,00 TL bedelle taksitler halinde satışı konusunda anlaşıldığını, taşınmazın devredildiğini ancak bedelin ödenmediğini, davalının, bedelin temlikten sonra ödeneceği konusunda inandırıp devri sağladığını, hile ile iradesinin sakatlandığını ileri sürerek tapu iptali ve tescile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı; davacı Şirket yetkilisinin imam nikahlı eşi olduğunu, taşınmazı satın almadığını zaten alacak gücü olmadığını, eşinin hür iradesiyle hediye olarak verdiğini, aralarının bozulması üzerine davanın açıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararı ile; davacı Şirket yetkilisinin evin devri sırasında yanıltıldığı ya da iradesinin fesada uğratıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının satış iradesinin bulunduğu, hile iddiasının davacı tarafından usulünce ispatlanamadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı Şirket vekilinin davalı ile herhangi bir resmi evliliği bulunmadığını, kısa süreli bir birliktelik yaşadıklarını, yaşanan sıkıntılar nedeniyle davalı aleyhine soruşturma başlatılarak kamu davası açıldığını, davalının aile fertleri ile birlikte mal varlığını ele geçirmeye çalıştıklarını, davalının babası ile Şirket yetkilisi ... arasında borç ilişkisi bulunduğunu, buna ilişkin sunulan delillerin dikkate alınmadığını, taşınmazı nakit ihtiyacı nedeniyle sattığını, davalı tanık beyanlarının çelişkili olduğunu, hükme esas alınmaması gerektiğini, bağış bakımından şekil şartlarının da gerçekleşmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 10 37... parsel sayılı taşınmazdaki 21 nolu mesken nitelikli bağımsız bölümün davacı Şirket adına kayıtlı iken Şirketi temsilen ... tarafından 28.02.2022 tarihlinde 166.200,00 TL bedelle davalıya satış suretiyle devredildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.