Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3655 K.2025/4998
1. Hukuk Dairesi 2025/3655 E. , 2025/4998 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/11 E., 2025/20 K.
ASIL DAVADA DAVACILAR : ... vekili Avukat ..., ... vekilleri Avukat ..., Avukat ...
ASIL DAVADA DAVALI-BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA
Mahkeme bozmaya uyularak verilen karar asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar; muris ...’dan kalan dava konusu taşınmazların intikal işlemlerinin yapılabilmesi için diğer kardeşleri ile birlikte ... 4. Noterliğinin 06.05.1999 tarihli vekaletnamesi ile davalı kardeşleri ...’yi vekil tayin ettiklerini, davalı ...’nin intikal işlemlerini 24.12.1999 tarihinde yaptırdıktan sonra vekalet görevini kötüye kullanarak çekişmeli taşınmazları taksim ile davalılar adına tescil ettirdiğini, taksimden haberleri olmadığını, zararlandırıldıklarını, bir kısım taşınmazların kamulaştırıldığını, bir kısmının ise satıldığını ileri sürerek halen davalılar adına kayıtlı taşınmazlar yönünden tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, elden çıkan taşınmazlar yönünden miras payları oranında tespit edilecek bedelin ilgili davalılardan tahsilini istemişlerdir.
Birleştirilen davada davacı, asıl davadaki iddiaları tekrarlayarak miras payı oranında iptali ve tescil ile bedele hükmedilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar; muris ...’dan kalan taşınmazların tüm mirasçıların katılımı ile 10.10.2000 tarihli miras taksim sözleşmesine uygun şekilde paylaşıldığını, daha sonra da 20.02.20 01... .08.2001 tarihli sözleşmeler ile taksimin tüm sonuçlarının kabul edildiğini, davacıların da imza ettiklerini, sözleşmelere uygun devirler yapıldığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece, davalıların dayandığı miras taksim sözleşmesinin hukuken geçerli olmadığı ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içerisinde davalılar tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Dairenin 04.07.2019 tarihli 2019/7 63... /4341 Karar sayılı kararıyla; davacılar tarafından imzası ya da parmak izi inkar edilmeyen belgelerden, taksim ile yapılan temliklerin davacıların iradesine uygun olduğu, vekalet görevinin kötüye kullanıldığından bahsedilemeyeceği, davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuş; asıl ve birleştirilen davada davacıların karar düzeltme isteği ise Dairece 11.12.2019 tarihinde reddedilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bozma ilamındaki gerekçeler benimsenmek suretiyle asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl davada davacı ... vekili; miras taksim sözleşmesinin hukuka uygun olmadığını, her sayfasında imza bulunmadığını, okuma-yazması bulunmayalar için iki şahit olması gerektiğini, 1. sayfanın sonradan davalılar tarafından eklendiğini, iradesi dışı eklenen kısmının kendisini bağlamayacağını, son kısımda iki sayfa olduğuna ilişkin ibare yer almadığını, sözleşmede tahrifat yapıldığının açık olduğunu, imza ve parmak izi incelemesi yapılmadığını, vekaletnamenin sözleşmeye uygun kullanıldığı gerekçesinin çelişkili olduğunu, taksim sözleşmesinin aslının sunulmadığını, tarihin sonradan atıldığını, sağlık raporu alınmadığını, 27 33... parseldeki devirler gözetildiğinde hileli işlemler yapıldığını, suç duyurusunda bulunulduğu halde sonucunun beklenmediğini belirterek; davacı ... vekili ise aynı beyanları tekrarla belgede ...'nin parmak izi olmadığını, mürekkep izi bulunduğunu, irade fesadına uğratılarak okuma-yazma bilmeyen kişilerden imza alındığını, kızlara verildiği belirtilen taşınmazların da geri alındığını, zaten verilen yerlerin çok paydaşlı ve değersiz olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
Birleştirilen davada davacı vekili; sözleşmenin usulüne uygun olmadığını, okuma-yazma bilinmediğini, tanık bulunmadığını, silinti-kazıntı yapıldığını, sözleşmenin içeriğinin tartışılmadığını, erkek kardeşlerin hazırlayıp diğerlerinin parmak bastığını, içeriğinden haberdar olmadıklarını, sözleşmede oransızlık ve dürüstlük kuralına aykırılık olduğunu, 18 56... parselin sözleşmeye dahil edilemeyeceğini, fotokopi belgeye itibar edilmemesi gerektiğini, vekalet görevi kötüye kullanılmış olup bilgi verilmediğini, bedel ödenmediğini, kardeşler arası temlik ve iş birliği yapıldığını, 3. kişilerin de dikkat ve özen göstermesi gerektiğinden iyiniyetli sayılmayacağını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Asıl ve birleştirilen dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, kamulaştırılan ve satılan taşınmazlar yönünden tazminat istemlerine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; karar tarihi itibariyle ölü davalılar ... ..., ... ve ...’ın karar başlığında gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Asıl ve birleştirilen davada davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan Mahkeme kararının ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.