Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3150 K.2025/4984
1. Hukuk Dairesi 2024/3150 E. , 2025/4984 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1694 E., 2024/281 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/474 E., 2023/88 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacılar ve asli müdahil dava dilekçelerinde, kök muris ....’tan irsen intikal eden ve ... köyünde bulunan 1 22... -7, 1 34... -4-7, 3 14... , 3 17... -2-3, 3 18... -2-3, 3 27... -6-7, 1 37... , 1 60... , 3 13... -5, 3 14... , 1 13... , 3 11... -4 parsel, 1 79... , 2 20... , 1 23... ve 2 05... parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, anneleri ...’dan gelen miras payları olduğunu, ...’ın terekesinin taksim ya da paylaşıma konu edilmediğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların tapu kayıtlarının miras payları oranında iptali ile adlarına tapuya tescilini istemişlerdir.
Davacılar vekili keşifte alınan beyanında, çekişmeli taşınmazlardan 1 79... , 2 20... , 1 23... ve 2 05... parsel sayılı taşınmazlardan feragat ettiğini beyan etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, açılan davayı kabul etmiştir.
Davalı ... yargılama sırasında, açılan davayı kabul etmiştir.
Davalı ... ve ..., ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesinde; çekişmeli 1 23... parsel sayılı taşınmazın babaları ... ... tarafından satın alındığını, kök muris .... ile ilgisinin bulunmadığını, çekişmeli 3 11... ve 4 ve 1 13... parsel sayılı taşınmazların 1963 yılından başlamak üzere ima- ihya ettiklerini, amca ve halalarının 1950 yılların sonunda 1960'lı yılların başında köyden ayrılıp İstanbul’a gittiklerini, o yıllarda muris ....’ın akıl hastası olduğundan ailenin geçim ve iaşesine katkısı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
... Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.02.2019 tarihli 2015/322 Esas ve 2019/86 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 07.10.2019 tarih ve 2019/834 Esas, 2019/1711 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.03.2022 tarihli 2019/518 Esas ve 2022/194 Karar sayılı davanın kısmen kabulüne dair verilen kararına karşı davacılar ve asli müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 24.11.2022 tarihli 2022/939 Esas, 2022/1399 Karar sayılı kararıyla; asli müdahilin talebi ile ilgili olarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmediği gerekçesiyle davacılar ve asli müdahil vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların tamamının muris ....'ın malik sıfatıyla zilyetlik etmiş olduğu yerlerden olduğu, davacılar ve asli müdahilin muris ...'ın kızı ...'nin çocukları ve eşi olduğu, muris ...'ın ölmeden önce 1960'lı yıllarda arazilerini çocukları arasında paylaştırdığı, bu paylaşımı yaparken akıl sağlığının yerinde olduğu, dava konusu taşınmazların kadastro öncesinde tapusuz olduğu, tapusuz taşınmazlarda zilyetliğin devri ile birlikte mülkiyetin karşı tarafa geçeceği,muris ...'ın taşınmazlarını pay edip zilyetliğini devretmesi ile birlikte taşınmazların mülkiyetinin davalılara geçtiği ve murisin terekesinden çıktığı gerekçesi ile davanın esastan reddi, ancak davayı kabul beyanı sunan davalıların davasını kabul etmek gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve asli müdahil vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece yapılan keşifte alınan mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanları, Yargıtay incelemesinden geçen Mahkemenin 2013/35 Esas sayılı dosyasında alınan beyanlar ve tüm dosya kapsamından dava konusu taşınmazların kök muristen gelmekle birlikte kök murisin sağlığında kendisinden kalan taşınmazları paylaştırdığı ve zilyetliğini devrettiği, buna göre de kullanımın devam ettiği, kök murisin sağlığındaki paylaşımın bağış olarak kabulü gerektiği ve bu şekilde kadastro öncesi tapusuz olup menkul niteliğinde olan taşınmazların kök murisin terekesinden çıktığı ancak Mahkemece asli müdahilin davası kabul edilmesine ve 1 22... ve 7 ile 1 34... parsel sayılı taşınmazların asli müdahilin miras payı oranında tapu kaydının iptal edilmesine rağmen asli müdahil adına tescil hükmü kurulmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun bu sebeple kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacıların ve asli müdahilin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 1 22... , 1 34... ve 1 22... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kaydının davacıların ve asli müdahilin muris ....'ın veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacılar ve asli müdahil adına tapuya tesciline, çekişmeli 1 34... , 1 34... ve 3 14... parsel sayılı taşınmazların davalı ... adına olan tapu kaydının davacıların ve asli müdahilin muris ....'ın veraset ilamındaki payları oranında iptali ile davacılar ve asli müdahil adına tapuya tesciline, çekişmeli diğer parsel sayılı taşınmazlar hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ve asli müdahil vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece çelişkilerin giderilmediğini, murisin akıl sağlığının yerinde olmadığı hususunun dosya kapsamında ortaya çıkmış olduğunu, davalıların kabulü dışında kalan taşınmazlar bakımından verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, istinaf kaldırma kararı sonrası uzun süre mahalli bilirkişi tespiti yapılmaya çalışıldığını, vekil edenlerin annesinin yıllar önce söz konusu köyden evlenerek ayrıldığını, davalı tarafın sürekli olarak mahalli bilirkişi tespitinde etkin olduğunu,muris ...'ın erken yaşta hasta olduğunu ve taşınmazları erkek çocuklarının kendi aralarında taksim ettiklerini, kız çocuklarına herhangi bir hak ya da pay vermediklerini belirterek ve resen tespit edilecek nedenlerle ret kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda Trabzon ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan temyize konu 1 13... , 3 11... ve 4 parsel sayılı taşınmazlar yarı hisseli olacak şekilde ... ve ... ... adına, 1 22... , 1 34... parsel sayılı taşınmaz ... adına, 1 22... parsel sayılı taşınmaz yarı hisseli olacak şekilde ..., ... adına, 1 34... ve 7, 3 14... parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 1 37... , 3 17... , 3 18... , 3 27... parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 1 60... , 3 13... parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 3 13... , 3 14... parsel sayılı taşınmazlar yarı hisseli olacak şekilde ... ve Muharrem ... adına, 3 17... , 3 18... , 3 27... parsel sayılı taşınmazlar ... adına, 3 17... , 3 18... , 3 27... parsel sayılı taşınmazlar ... adına senetsizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tespit görmüş ve tutanaklar 31.01.2012 tarihinde kesinleşmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ve asli müdahil vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar ve asli müdahil vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının davacılardan ve asli müdahilden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.11.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.