Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2022/6207 K.2023/6938
1. Hukuk Dairesi 2022/6207 E. , 2023/6938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/107 E., 2022/307 K.
DAVA TARİHİ : 11.07.2013
HÜKÜM : Kabul
Taraflar arasındaki tapu iptali-tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/2183 Esas, 2021/3860 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili; ... ili, ... ilçesi, Hanımınçiftliği köyü Arapderesi mevkiinde bulunan 1016, 1017 ve 1018 parsel sayılı taşınmazların mülkiyetinin davacılara ait olduğunu, bu yerlerin 1959 yılında davacıların babası tarafından satın alındığını, o tarihten itibaren kuzey ve doğusunda kalan tapulama harici kalan yerlerle birlikte çit çekilmek suretiyle bir bütün olarak kullanıldığını, taşınmazların öncesinde davacıların mirasbırakanın, onun ölümüyle birlikte de mirasçılar arasında yapılan harici taksim ile davacıların zilyetliğinde bulunduğunu belirterek 1016, 1017 ve 1018 parsel sayılı taşınmazların kuzey ve doğusunda kalan tapulama harici bırakılan yerin davacılar adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.01.2014 tarihli ve 2013/372 Esas, 2014/87 Karar sayılı kararıyla; hak düşürücü süre geçtikten sonda dava açıldığ gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 26.10.2015 tarihli ve 2015/48 Esas, 2015/12520 Karar sayılı kararıyla; hakkında kadastro tutanağı düzenlenmeyen taşınmazlar bakımından hak düşürücü sürenin başladığının düşünülemeyeceği ve varılan sonucun dosya kapsamına uygun olmadığı belirtilerek, doğru sonuca ulaşılabilmesi için Mahkemece öncelikle ilgili il ve ilçe belediyelerinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, taşınmazın öncesine ait stereoskopik hava fotoğraflarının dosya arasına alınması, daha sonra mahallinde yerel bilirkişiler ve bilirkişi heyetiyle yöntemince keşif yapılması, ayrıca davalı Hazine vekilinin cevap dilekçesinde değindiği ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/553 Esas ve ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/333 Esas sayılı dosyaları da getirtilerek davaya konu yer ile bir ilgisinin bulunup bulunmadığının araştırılması ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 23.11.2018 tarihli ve 2016/179 Esas, 2018/1049 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, ... ili, ... ilçesi, Hanımınçiftliği köyü çalışma alanında bulunan, Hazine adına kayıtlı 3122 sayılı parsel içerisinde kalan ve dosyada bulunan 26.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 202,59 metrekare ile (B) harfi ile gösterilen 566,64 metrekare yüz ölçümündeki bölümler birleştirilerek son parsel numarası ile davacı adına kaydedilmesine, (C) harfi ile gösterilen 912,88 metrekare yüz ölçümündeki yer yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, davalı Hazine vekili ve davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 21.04.2021 tarihli ve 2019/2183 Esas, 2021/3860 Karar sayılı kararıyla; 26.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda (A) ve (B) ile gösterilen taşınmaz bölümleri yönünden; dosya içeriğine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı Hazinenin temyiz itirazlarının yerinde olmadığı, ne var ki bu taşınmaz bölümleri tescil harici alanda kaldığı halde Mahkemece sehven Hazine adına kayıtlı 3122 parsel sayılı taşınmazda kaldığı belirtilerek hüküm kurulması ve ayrıca davacılar ... ve ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken hükmün infazında tereddüt yaratacak şekilde "davacı" adına tesciline karar verilmesi isabetsiz ise de, bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 2. bendinde yer alan "ve ... adına tespitli 3122 nolu parsel içerisinde kalan" ifadesi çıkarılarak yerine "tescil harici alanda kalan" ifadesinin eklenmesi ve aynı bentte "davacı adına" ifadesi çıkarılarak yerine "davacılar ... ve ... adına" ifadesinin eklenmesi suretiyle hükmün bu şekilde düzeltilerek onanmasına;
Davacının 26.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) ve (B) harfleriyle gösterilen bölümlerle birlikte kullanılan bu taşınmaz bölümünde de Hazine adına tapu kaydının oluştuğu tarihe kadar davacı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddelerinde öngörülen iktisap koşullarının gerçekleştiğinin toplanan delillerle belirlendiği, davacılar, taşınmazın Hazine adına hükmen tesciline esas olan ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/333 Esas sayılı dava dosyasında taraf olmadıklarından bu hükmün davacılar yönünden bağlayıcılığı bulunmamakta olup davacılar tarafından tescil talebiyle açılan davada, daha sonra talebin ıslah edilerek bu taşınmaz bölümü yönünden tapu iptali ve tescil talebine dönüştürüldüğü dikkate alındığında Mahkemece davanın kabulüne, anılan bilirkişi raporunda 3122 parsel içerisinde kırmızı renkle taralı olarak gösterilen (C) bölümüne ilişkin tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
D. Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 07.06.2022 tarihli ve 2022/107 Esas, 2022/307 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne; jeodezi uzmanı tarafından hazırlanan 26.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda krokide C harfi ile gösterilen 3122 parsel içerisinde kırmızı renkle taralı olarak gösterilen alanın tapusunun iptali ile davacılar adına tesciline; ... ili, ... ilçesi, Hanımınçiftliği Mahallesi 1016, 1017 ve 1018 parsel sayılı taşınmazların doğusunda bulunan tescil harici alanda kalan ve dosya kapsamında bulunan jeodezi uzmanı bilirkişi raporu ile ekindeki krokide A=202,59 m² ve B=566,64 m² olarak belirtilen yerlerin birleştirilmek suretiyle ... ili, ... ilçesi, Hanımınçiftliği Mahallesi son parsel numarası ile davacılar ... ve ... adlarına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, hükme dayanak alınan bilirkişi raporlarında imar ve ihyaya ilişkin durumun net ortaya konulamadığını ve belirlenemediğini, bu durumda davacının iddiasını ispatlayamadığı dikkate alınarak davanın reddine karar verilmesi gerekmekte iken kabul kararı verilmesinin doğru olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte (C) harfi ile adlandırılan alana ilişkin hüküm kurulan kısmın ne miktarda olduğunun belirtilmediğini, dava konusu taşınmazların değerlerinin yanlış hesaplandığını, bu durumun Hazinenin alması gereken harçları da etkileyeceğini, davacıların mirasbırakanlarının başkaca miraçılarının bulunup bulunmadığı ayrıca diğer mirasçıların da dava konusu taşınmazlara ilişkin hak iddialarının bulunup bulunmadığı değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili ile kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemlerine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 üncü ve 17 nci maddeleri ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesi .
3. Değerlendirme
1.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığına göre, davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2. Ancak somut olayda; davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ve davacılar vekilinin temyize cevap dilekçesinde de belirtildiği üzere dava konusu 3122 parsel sayılı taşınmazın (C) bölümüne ilişkin hüküm infazda tereddüt yaratacak şekilde kurulmuştur.
Ne var ki, anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7 inci maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
2. Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda değinilen yön itibariyle kabulü ile Mahkeme kararının hüküm kısmının 1 numaralı bendinde yer alan ''Davacının açmış olduğu davasını Jeodezi Uzmanınca sunulan 26.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda krokide (C) harfi ile gösterilen 3122 parsel içerisinde kırmızı renkle taralı olarak gösterilen kalan alana yönelik davanın KABÜLÜ ile bu kısmın tapusunun iptali ile davacılar adına TESCİLİNE, '' ifadesinin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine '' 26.10.2016 havale tarihli bilirkişi raporunda 3122 parsel içerisinde kırmızı renkle taralı olarak gösterilen dava konusu 912,88 m² alanlı (C) bölümüne ilişkin tapunun iptali ile davacılar ... ve Azize Gülsever adına tesciline '' ifadesinin yazılmasına ve kararın bu hali ile 6100 sayılı HMK'nın geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 438/7 inci maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HMUK’un 440/III-1 inci maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
29.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.