Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/5123 K.2025/4803
1. Hukuk Dairesi 2025/5123 E. , 2025/4803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/275 E., 2022/289 K.
Mahkeme kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve önceki geri çevirme kararı ile getirtilen evrakla birlikte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu Hatay ili, ... ilçesi, ... Mahallesinde kain 1097 parsel sayılı taşınmazın Kadastro Mahkemesi kararına göre 3.270.100 metrekare yüz ölçümüyle davacı kurum adına tescili gerekirken, tapu kaydında 60.250 metrekarelik bölümünün Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünce ifraz edilerek davalılar adına kayıtlı 2107 parselin oluşturulduğunu ileri sürerek davalılar adına kayıtlı 2107 parselin tapu kaydının iptali ile 1097 parsel sayılı taşınmaza tevhidi ile davacı ... adına tescilini talep etmiş, bozma sonrasındaki beyan dilekçesiyle, her ne kadar dava sırasında tevhidi istenen 1097 parsel sayılı taşınmaz ...'ya devredilmiş ise de davalılar adına kayıtlı 2107 parselin devredilmediğini, 2107 parselin davacı ... adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili beyan dilekçesinde; davalılar adına tescil edilen taşınmazın Kadastro Mahkemesinin 09.10.1987 tarihli ve 1966/213 Esas, 1987/78 Karar sayılı kararıyla, o davanın konusu ... adına tespiti yapılan dava dışı 822 parselden ifraz edilen (b) harfli 37.115 metrekare ve tevhidi istenen 1097 parselden ifraz edilen 60.250 metrekarenin tevhidi ile toplam 97.356 metrekare yüz ölçümüyle TKGM kararıyla hükmen oluştuğunu, Kadastro Mahkemesi kararının karar düzeltme aşamasında (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 13.12.1990 tarihli ve 1990/2184-17853 sayılı kararıyla da muteriz davacıların (eldeki davada davalıların) dayandığı Şubat 1314 tarihli 21, 22... nolu tapuların sınırları gayrisabit olup revizyon gördükleri 10 96... parsellerin sazlık ve bataklık sahada adacık halinde kaldıkları, miktarları kadar yer verildiği gözönünde tutularak ait oldukları yer belirlenerek kapsamı kadar 97.356 metrekarelik bölümün son parsel numarası verilerek malikleri adına tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına denilerek onandığını, 97.356 metrekarelik dava konusu 2107 parselin davalılar adına tescilinin dayanağının karar düzeltme aşamasındaki bu kısmen onama kararı olduğunu, karar düzeltme aşamasındaki kısmen onama kısmen bozma kararının Kadastro Mahkemesince yanlış değerlendirilerek hatalı şekilde 1097 parselin tespit gibi tesciline karar verildiğini, kararın infazı aşamasında Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün Bölge Müdürlüğüne 4 sayfa izahat yazmak zorunda kaldığını ve dava konusu 2107 parselin davalılar adına tescil edildiğini, davacı tarafın kısmen onama ve bozmaya ve 2107 parselin oluşumuna dair karar düzeltme ilamını mahkemeye sunmadan açtığı haksız davanın reddini istemiş, bozma sonrasında dava konusu 2107 parselin malikinin halen davalılar olduğunu, dava konusu taşınmazın el değiştirmediğini belirtmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 20.12.2000 tarihli kararıyla; Kadastro Mahkemesinin 1991/9 Esas sayılı dosyasında 1097 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline karar verildiği, 1097 parselin de 3.270.100 metrekare olarak tespit gördüğü, ancak tapuya işlenirken her nasılsa 60.250 metrekarelik bölümünün ifraz edilerek dava konusu 2107 parsele yazıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu 2107 parsel sayılı taşınmazın 60.250 metrekarelik kısmının tapu kaydının iptali ile davacı ... adına kayıtlı 1097 parsele tevhidine ve 1097 parselin tapuya 3.270.100 metrekare olarak tesciline karar verilmiştir.
IV.BOZMA KARARI
Mahkemenin kararının süresi içinde davalılar ... ile Kemal ve ... mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 18.12.2017 tarihli ve 2016/2753 Esas, 2017/7436 Karar sayılı kararıyla; dava sırasında davalılar adına kayıtlı dava konusu 2107 parselden ifraz edilecek dava konusu kısmın tevhidinin istendiği 1097 parselin davacı ... tarafından dava dışı ... AŞ'ye temlik edildiği hâlde HMK'nın 125/2. maddesinin uygulanmadığı, dava konusu 2107 parselin kayıt maliki (ölü) ... mirasçılarının tamamının davaya dahil edilmediği, ... ...'nın mirasçılarının tespit edilmediği, dava dilekçesi ve kararın usulüne uygun tebliğ edilmediği, kayıt malikleri ... ve ... paylarına kayyım atanması gerektiği, ilânen tebliğ yapılan davalıların MERNİS adreslerinin araştırılması ve usulüne uygun dava dilekçesi tebliği ile taraf teşkilinin sağlanması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
V.MAHKEMECE BOZMA KARARINA UYULARAK VERİLEN KARAR
Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalılara tebligatların yapıldığı, ölü olduğu anlaşılan davalıların veraset ilamlarını almak ve mirasçılarını dahil etmek için davacı vekiline yetki ve sürelerin verildiği, dahili davalılara usulüne uygun tebligatların yapıldığı, davanın 20.09.2022 tarihli duruşmasında davacının veya vekilinin davasını takip etmemesi nedeniyle HMK'nın 150. maddesi gereğince dosyanın işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle davanın 21.12.2022 tarihi itibariyle HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 20.09.2022 tarihli işlemden kaldırma kararının davacıya tebliğ edilmediğini, bu yüzden dosyanın yasal süresinde yenilenemediğini, davaya bakan kurum vekili Avukat ... da dahil 2 kurum avukatının görev yerlerinin değiştiğini, kurumda sınırlı sayıda avukat olması sebebiyle duruşmalarda hazır bulunmanın mümkün olmadığını, davanın açılmamış sayılmasının usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olup temyizin konusu, açılmamış sayılma kararının yerinde olup olmadığına ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Dosya kapsamından; Mahkemece ilk olarak davacı vekili ... tarafından mazeret dilekçesi sunulduğu hâlde 08.10.2019 tarihli celsede sehven dosyanın işlemden kaldırıldığı, ancak Yazı İşleri Müdürü ve zabıt katibi imzalı 15.01.2019 tarihli tutanağa istinaden davacı vekilinin mazeretinin sehven görülmediği gerekçesiyle dosyanın tekrar işleme konduğu, ardından davacı vekilinin mazeret bildirmeksizin katılmadığı 18.05.2021 tarihli celsede dosyanın birinci kez işlemden kaldırıldığı, 18.06.2021 tarihinde davacı vekilinin yenileme dilekçesi ile yenilendiği, 24.05.2022 tarihli 21. celseye davacı vekilinin mazeret bildirmek suretiyle katılmadığı, davacı vekilinin mazeretinin kabul edilerek 20.09.2022 tarihine duruşma günü verildiği, duruşma gününü bildirir tebligatın 29.05.2022 tarihinde elektronik olarak davacı vekili Av. ...'na tebliğ edildiği, davacı vekili Av. ...'nun 05.08.2022 tarihli dilekçesiyle görev yeri değişikliği sebebiyle bundan sonra yapılacak tebligatların davacı kurumun UETS adresine yapılmasını, UYAP kaydının silinmesini istediği, Av. ...'nun davacı vekilliğinden çekilme dilekçesi ile 20.09.2022 tarihli gelecek duruşma tarihinin davacı kuruma 14.08.2022 tarihinde elektronik olarak tebliğ edildiği, 20.09.2022 tarihli 22. celsede Mahkemece duruşma tarihinden haberdar olduğu halde davacı Kurumun mazeret bildirmeksizin duruşmaya katılmadığı veya kendisini vekille temsil ettirmediği, hazır bulunan bir kısım davalılar vekilinin de dosyayı takip etmeyeceğini bildirdiği gerekçesiyle dosyanın HMK'nın 150. maddesi uyarınca ikinci defa işlemden kaldırıldığı, 3 aylık yasal süresi içinde davacı Kurum tarafından dosyanın yenilenmediği gerekçesiyle Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca 21.12.2022 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının, usûl ve yasaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile Mahkeme kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'nın 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.