Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/3185 K.2025/4713

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/3185 📋 K. 2025/4713 📅 23.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/3185 E.  ,  2025/4713 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/419 E., 2024/155 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;...köyünde bulunan, kadastro çalışmaları sonucunda tespit harici bırakılan yaklaşık 12-13 dönümlük yeri davacının imar-ihya ederek tarıma elverişli hale getirdiğini, ... ...........nin yatak değiştirdiğini, zilyetliğinin 30 yıldır aralıksız ve çekişmesiz devam ettiğini ileri sürüp satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak bu yerin davacı adına tapuya tescilini talep etmiştir.
Yargılama sırasında asli müdahil ...; dava konusu taşınmazda davacı ... ve dava dışı diğer kardeşleri ...ile birlikte 1/3 oranında hakkı bulunduğunu ileri sürüp irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmıştır.
II. CEVAP
Davalılar Hazine vekili, ... vekili, ... vekili cevap dilekçelerinde ve yargılama sırasında özetle, davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI VE BOZMA
Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2015 tarihli ve 2015/26 Esas, 2015/333 Karar sayılı kararıyla; davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine dair verilen karar, davalı Hazine vekili, davalı ... vekili ve asli müdahil vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih 2022/6640 Esas, 2022/6591 Karar sayılı kararı ile “Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, dava tarihine kadar 3402 sayılı Kadstro Kanunu'nun 14. ve 17. maddesinde öngörülen koşulların davacı taraf yararına gerçekleşip gerçekleşmediğinin araştırılması gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
IV. BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın ... yatağının çekilmesi sonrası oluşan bataklığın kurutulması, kamış, saz ve diğer bitkilerden arındırılması ile imar-ihya edildiği, tarım arazisi haline geldiği, .................nin yatak değişikliğinin kalıcı olduğu ve taşkın sahanın dışında kaldığı, 1977 yılında kısmen kullanıldığı, 1993 yılında tamamının tarım arazisi olarak kullanılmaya başlandığı, 1996 yılı memleket haritasında ise taşınmazın tarım arazisi içerisinde kaldığı gerekçesiyle davacının davasının kabulüne, asli müdahilin davasının reddine, 10.10.2023 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 11.548,24 m2'lik kısmın tarla vasfı ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın imar-ihya olgusuna dayanarak zilyetlikle kazanılmasının mümkün olmadığını, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerin zilyetlikle iktisabının söz konusu olamayacağını, ...nin fiili yatağı olması nedeniyle anılan taşınmazın tescil harici bırakıldığını, kadastro işleminin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçmekle kadastrodan önceki sebeplere dayanılarak dava açılamayacağını, taşınmazın ...nin yatak değiştirmesi neticesinde oluştuğunu, ancak Bölgede DSİ tarafından yapılan seddenin 2000’li yıllarda yapıldığını, davanın 2011 yılında açıldığından 20 yıllık zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını, taşınmazın sedde yapılmadan önce her yıl ...nin su taşkınlarına maruz kaldığını, seddin tam olarak hangi yıl yapıldığının tespit edilemediğini, dava konusu taşınmazın ...Nehrinin 200 m sağında ve 200 m solunda bulunan ve Bakanlar Kurulu Kararıyla belirlenen taşkın saha içinde kaldığını, taşkın sahada kalan kısımların özel mülkiyete konu olamayacağını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Medeni Kanun'un 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddeleri gereğince açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölüm, ...köyünde 1965 yılında yapılan kadastro çalışmalarında Menderes yatağı vasfında olması nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.
Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamında uygun düşmemektedir. Taşınmaz bölümünün öncesi itibarı ile imar-ihya gerektiren bir yer olması nedeni ile öncelikle taşınmaz üzerinde kullanımın imar-ihya tamamlandıktan sonra ekonomik amaca uygun bir zilyetlik olarak sürdürülmesi gerekmektedir. Dava konusu taşınmaz bölümünün imar-ihyası ile ilgili olarak hükme esas alınan ziraat bilirkişi kurulu raporunda imar-ihyanın keşif tarihi olan 2023 yılından yaklaşık 25-30 yıl önce yani 1993 yılında tamamlandığı, hava fotoğraflarının incelenmesi sonucu jeodezi ve fotoğrametri uzmanı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda çekişmeli taşınmaz bölümünün imar-ihyasına 1977 yılında başlandığı ve 1993 yılında imar-ihyanın tamamlanmış olduğu belirtildiğinden, imar-ihyanın tamamlanma tarihi olan 1993 yılından davanın açıldığı 2011 yılına kadar kanunun aradığı 20 yıllık zilyetlik süresi dolmamıştır.
Hal böyle olunca; dava konusu taşınmaz bölüm yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Aydın 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
23.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.