Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4491 K.2025/4532

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/4491 📋 K. 2025/4532 📅 16.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/4491 E.  ,  2025/4532 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/27 E., 2024/1048 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İnebolu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/450 E., 2023/762 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı tereke temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I .DAVA
Davacı ... dava dilekçesinde; İnebolu ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 113 ada 2 ve 118 ada 9 parsel sayılı taşınmazların hatalı olarak sadece davalı adına tespit ve tescil edildiğini, davalı ile kardeş olduğunu, taşınmazların babaları ...'dan geldiğini ve babalarının ölümü ile tüm mirasçılarına kaldığını ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adlarına tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile, muris ... tarafından imzalanan 19.02.2007 tarihli hibe senedindeki imzanın sahte olduğunu, senedin düzenlendiği tarihte murisin ehliyetsiz olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile ... mirasçıları adına tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında ... terekesine İnebolu Sulh Hukuk Mahkemesinin 12.09.2019 tarih 2018/624 Esas, 2018/913 Karar sayılı kararı ile ... tereke temsilcisi olarak atanmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların muris tarafından 19.02.2007 tarihli hibe senedi ile kendisine bağışladığını ve zilyetliğin devir edildiğini, hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların hibe senedinde yazılı taşınmazlar olduğu, hibe tarihinde tapusuz olan taşınmazların mülkiyetinin geçmesi için zilyetliğin devrinin yeterli olduğu, dosya kapsamına göre dava konusu taşınmazların zilyetliğinin davalıya devredildiği, davacı tarafın iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde tereke temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazların kadastro öncesi tapusuz oldukları, mahallinde yapılan keşifte alınan yerel bilirkişi ve tanık beyanları ile özellikle davalı ile davacının kardeşi olan ...'ın beyanından, dava konusu taşınmaları muris ...'ın davalıya hibe ettiği, muris ile davalının aynı evde muris ölene dek beraber yaşadıkları, davalının murise bakıp ilgilendiği ve dava konusu taşınmazları ortak kullandıkları, murisin kısa elden teslim suretiyle taşınmazları hibe ile davalıya zilyetliğini devrettiğinin kabulü gerektiği, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14. maddesinde öngörülen iktisap koşulların gerçekleştiği, Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle tereke temsilcisinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Tereke temsilcisi temyiz dilekçesinde özetle, dava dilekçesindeki iddialarını yineleyerek hibe senedindeki muris ... adına atılı bulunan imzanın, senet tanıklarının ve köy ihtiyar heyetinin huzurunda atılmadığını, taşınmazlar üzerinde davalı tarafından sürdürülen zilyetliğin malik sıfatıyla olmadığını, davalının fer'i zilyet durumunda bulunduğunu, 19.02.2007 tarihli senette köy muhtarı sıfatıyla imzası bulunan davalı ile davacının erkek kardeşleri ... dışında keşifte dinlenilen hiç kimsenin davalının taşınmazların babası tarafından kendisine bağışlandığı iddiasını doğrular nitelikte beyanda bulunmadığını, davalının, taşınmazların kendisine hibe edildiğini usulüne uygun bir şekilde tanık ve bilirkişi beyanları ile ispat edemediğini belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
2008 yılında yapılan kadastro çalışmaları sonucunda, ...................ilçesi, ... köyünde bulunun 118 ada 9 parsel sayılı 6.195 m2 yüz ölçümündeki kargir iki katlı ev, ahır ve tarlası niteliğindeki taşınmaz ile 113 ada 12 parsel sayılı 1.310 m2 yüz ölçümündeki fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup tereke temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Tereke temsilcisinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden tereke temsilcisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.