Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3366 K.2025/4533
1. Hukuk Dairesi 2025/3366 E. , 2025/4533 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/120 E., 2025/590 K....
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/203 E., 2024/378 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde yapılan kadastro çalışmalarında 2632 parsel sayılı taşınmazın hatalı olarak Hazine adına tescil edildiğini, bu taşınmazın davacıların murisi ...'tan geldiğini, murisin ölümü ile davacılara kaldığını, muris tarafından imar-ihya edildiğini ve davacıların eklemeli olarak 50-60 yıldan fazladır taşınmaza zilyet olduklarını ileri sürerek irsen intikal, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına miras payları oranında tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine vekili, ... Başkanlığı ve ... vekili, ayrı ayrı sundukları cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Gaziantep 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.12.2023 tarihli 2021/20 Esas ve 2023/305 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesinin 17.04.2024 tarih ve 2024/282 Esas, 2024/650 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-4,6 maddeleri gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen hak düşürücü süre dolduktan sonra dava açıldığı gerekçesiyle davalı Hazine yönünden davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, davalılar Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve...Belediyesi yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın kadastro tutanağının hükmen 17.05.1994 tarihinde kesinleştiği, kadastro öncesi nedenlere dayalı olarak 19.01.2021 tarihinde açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı, bu nedenle Yerel Mahkemenin hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun olduğu ancak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3/2. maddesine göre ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği halde davalılar Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ile davalı ... Belediyesi lehine ayrı ayrı 17.900,00 TL vekalet ücreti taktir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın, davalı Hazine yönünden hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine, davanın, davalılar Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ve...Belediyesi yönünden pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine, davalı Hazine lehine AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücreti ile davalı ... ve ... lehine AAÜT'ne göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalarının olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile taşınmazın mülkiyetinin kazanılmasına ilişkin olup kadastro tespitine itiraz davası olmadığını, Yerel Mahkemenin hem davalı Hazine lehine hemde davalı Belediyeler lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir etmiş olmasının usulen hatalı olduğunu belirterek ve re'sen ele alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince haklarında açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verildiği halde davacıların istinaf kanun yoluna başvurma giderlerinden davalı Kurumun sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın sadece bu sebeple bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
10.07.1975 tarihinde ...Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında 2632 parsel sayılı taşınmazın, 2594 parsel sayılı taşınmaza uygulanan vergi kayıt miktar fazlası olarak Hazine adına tarla vasfı ile tespit edildiği, ... tarafından yapıldığı belirtilen tespite itirazın komisyonca kabul edilmesi üzerine Hazinece, Tapulama Mahkemesine dava açıldığı, açılan davada, eldeki davaya konu parsel ile birlikte dava dışı parseller hakkında yargılama yapıldığı, Tapulama Mahkemesinin 1977/88 Esas, 1985/18 Karar sayılı kararında 2632 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak parselin tespitine itirazdaki imzanın ...'a ait olmadığı, bu nedenle itiraz etmemiş sayıldığı, tespitin bu kişi için kesinleştiği, kesinleşen parsel için komisyon ve tapulama mahkemesinin görevli olmadığının belirtildiği, anılan dosyanın (2632 dışındaki dava konusu başkaca parseller hakkında Yargıtayca bozulması üzerine) yapılan yargılama sonrası verilen Gaziantep Kadastro Mahkemesinin 1990/1 Esas, 1992/157 Karar sayılı kararında da 2632 parsel hakkındaki önceki karar kesinleştiğinden bu parsel hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulduğu, dolayısıyla taşınmazın kadastro tutanağının Gaziantep Kadastro Mahkemesinin 1990/1 Esas, 1992/157 Karar sayılı kararının 17.05.1994 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Ancak davalı ... vekilinin temyiz itirazının incelenmesine gelince, davacı tarafça tapu iptali ve tescil davası açıldığı halde tapu kayıt maliki olmayan Gaziantep Büyükşehir Belediyesine karşı hatalı olarak açılan davada İlk Derece Mahkemesince pasif husumetten ret kararı verilip Belediyeler lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edildiği, Bölge Adliye Mahkemesince de pasif husumetten ret kararının doğru olduğu ancak Belediyeler lehine tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği açıklanarak davacılar vekilinin istinaf başvurusunun bu yön itibarı ile kabulüne karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince davalı ... lehine fazla vekalet ücreti takdir edilmesi, sonrasından bu hatanın Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilmesinde davalı tarafa kusur atfedilemeyeceği, kaldı ki 6100 sayılı Kanun’un 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında açıkça “Kanunda yazılı haller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir.” denildiğine göre, davacı tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumetten reddine karar verilmesi nedeni ile istinaf yargılama giderlerinden Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanlığının sorumlu tutulması isabetsiz olmuştur.
Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının değinilen yönden kabulü ile, Bölge Adliye Mahkemesi hükmünün “İstinaf İncelemesi yönünden” başlıklı kısmının 2. bendinde yazılı "davalılar ..." cümlesinin çıkarılarak yerine “davalı” kelimesinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.