Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2210 K.2025/4529
1. Hukuk Dairesi 2024/2210 E. , 2025/4529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1565 E., 2024/205 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/182 E., 2023/59 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ...Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda 247 ada 2, 244 ada 3, 266 ada 4, 251 ada 6, 247 ada 15 ve 273 ada 17 parsel sayılı taşınmazlarda davacının hissesinin eksik yazıldığını, çekişmeli taşınmazların 29.06.1988 tarih 81, 82, 83, 84 sıra nolu tapu kayıtlarına göre tespit ve tescil edildiğini, ancak aradaki sınırları itibariyle geldisi dört tapuya dayanan taşınmazların altı parça olarak tapuya bağlandığını, geldi kayıtlarında davacının hissesinin davalıdan daha fazla olmasına rağmen kadastro tespitinde bu hisselerin eksik yazıldığını ileri sürerek dava konu taşınmazlarda davacı adına eksik yazılan davalı adına fazla yazılan hisse miktarların tespit edilerek iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı, yargılama sırasında davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
Görele 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.03.2019 tarih ve 2010/232 Esas, 2019/473 Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 20.12.2019 tarih ve 2019/2047 Esas, 2019/2269 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın dava dilekçesinde dava nedeni olarak tutunduğu tapu kayıtlarındaki payları dışında başkaca mirasen intikal, rızai taksim, bağış, satış ... gibi bir olguya da dayanmadığı, yargılama süresince de böyle bir olgu ileri sürmediği, iddianın genişletilmesi yasağı ilkesi gereğince bu aşamadan sonra da ileri sürmesinin mümkün olmadığı, keşifte yapılan uygulamaya göre davacı tarafça tutunulan tapu kayıtlarının mevkii ve hudutları itibari ile dava konusu taşınmazları kapsamadığı, dava konusu taşınmazların hiçbirinde davacı adına kadastro çalışmalarında tescil edilen pay oranının tutunduğu tapu kayıtlarında adına kayıtlı pay oranından az olmadığı, davacının tutunduğu tapu kayıtlarına göre davacı adına az, davalı adına fazla tespit ve tescil edilen bir payın mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşif, uygulama, mahalli bilirkişi ve taraf tanıkları beyanları, uzman bilirkişilerin haritalı raporu neticesinde, 29.06.1988 tarih 81,82,83 ve 84 sayılı tapu kayıtlarının hudutları nazara alındığında çekişmeli parsellerin tapu kayıt kapsamında kalmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince delillerin takdirinde hataya düşüldüğünü, çekişmeli 247 ada 2 parsel sayılı taşınmaza revizyon gören 29.06.1988 Tarih, 81 nolu tapu kaydında 1072/30720 hissenin davacıya, 640/30720 hissesinin davalıya ait olduğunu, dava konusu 251 ada 6 parsel sayılı taşınmaza keşifte uygulanan 29.06.1988 Tarih, 82 nolu tapu kaydına göre davacının hissesinin 766/ 8960, davalının hissesinin 640/8960 olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında 29.06.1988 Tarih, 83 nolu tapu kaydının 243 ada 3 ve 247 ada 15 parsel sayılı taşınmazlara revizyon gördüğünü, dava dosyası kapsamında yer alan 31.10.2012 tarihli tapu tedavül kaydına göre davacının hissesinin 434/11520, davalı ...’in hissesinin ise 140/11520 olduğu sabit olmasına rağmen Yerel Mahkemece hatalı karar verildiğini, tapu kaydında mevcut olan hisse hatasının bilirkişinin raporuyla düzeltilmesi gerektiğini, bilirkişi raporuna göre tapu kaydında hisse hatasının yapıldığını ve bu hatanın bilirkişi tarafından düzeltildiği varsayılarak hisse değerlendirmesinde bulunulduğunu, ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek ve re'sen tespit edilecek nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu kaydının iptali ve tescil istemine ilişkindir.
...Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucu 247 ada 2, parsel sayılı 4.475,81 m2 yüz ölçümündeki taşınmaz tapu kaydı nedeniyle 127/435 hisse davacı ..., 127/435 hisse davalı ... adına, kalan hisseler dava dışı şahıslar adına; 244 ada 3 ve 247 ada 15 parsel sayılı 25.520,32 m2 ve 282,09 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle 36617/163262 hisse davacı ..., 37517/81631 hisse davalı ... adına, kalan hisseler dava dışı şahıslar adına; 266 ada 4, 251 ada 6, 273 ada 17 parsel sayılı sırasıyla 524, 25, 3.330,21, 48,49 m2 yüz ölçümündeki taşınmazlar irsen intikal, harici pay devri ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 1/5 hisse davacı ..., 1/5 hisse davalı ... adına, kalan hisseler dava dışı şahıslar adına tespit ve tescil edilmiştir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.