Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2143 K.2025/4400
1. Hukuk Dairesi 2024/2143 E. , 2025/4400 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/177 E., 2024/87 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 9. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/398 E., 2021/375 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ............ilçesinde bulunan ve dava dilekçesinde parsel numaralarını bildirdiği 23 adet taşınmazın davacı ... davalının murisi olan ...'nın murisleri ... (...........) ile ...'ya (babaanne) ait olmasına ve davacının taşınmazlarda miras hakkı bulunmasına rağmen kadastro çalışmaları sırasında sadece davacının kardeşi davalı ... adına tespit ve tescil edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtların iptali ile miras hisseleri oranında tüm mirasçılar adına tapuya tescilini istemiştir.
Yargılama sırasında davacı vekili ıslah dilekçesi ile, dava konusu taşınmazların davacının miras payı oranında tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazlardan bir kısmının kamulaştırıldığını ve dava dışı Hazine adına tescil edildiğini, taşınmazların davacının murisleri olan ... ve ...'ya ait olmadığını, ..............'ın da hayatta olduğunu, ...'ın mirasçılığına dayanılarak dava açılamayacağını açıklayarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kayseri 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 08.06.2018 tarihli ve 2018/46 Esas, 2018/184 Karar sayılı kararı ile davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 23.10.2019 tarih ve 2019/256 Esas 2019/923 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma ve inceleme ile hüküm tesisinin usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının dava konusu tüm taşınmazlar yönünden miras yolu ile gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile paylaşıma ilişkin iddialarını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı taraf her ne kadar dava konusu taşınmazların kök muris ... (............) ve ...'ya (...............) ait olup onlardan intikal ettiğini iddia etmiş ise de taşınmazların öncesinde ... (.........) ve ...'ya (babaanne) ait olduğunu ispatlayamadığı, bu durumda Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkeme tarafından eksik inceleme ile karar verildiğini, keşfin yöntemince yapılmadığını, davanın niteliği ve taşınmazların kadastro tespiti neticesinde oluşturulduğu gözetildiğinde komşu köy/mahalle tanıklarına başvurulmadığını, Mahkemece davaya konu taşınmazların taksimiyle ilgili gerekçeli kararında belirttiği hususların eldeki dosya kapsamı ile uyumlu olmayan farazi tespitler olduğunu, bu şekilde hüküm kurmaya elverişli herhangi bir delilin mevcut olmadığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı ve miras payına yönelik olarak açılan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
..............Mahallesi çalışma alanında bulunan 198 ada 3, 200 ada 13, 185 ada 39, 183 ada 124, 214, 234 ve 127, 186 ada 3, 174 ada 21, 191 ada 22, 158 ada 61, 191 ada 8, 198 ada 2, 195 ada 56, 188 ada 38, 194 ada 101 parsel sayılı, ............ Mahallesi çalışma alanında bulunan 115 ada 118, 139 ada 4, 137 ada 3, 146 ada 2 parsel sayılı, ............. Mahallesi çalışma alanında bulunan 153 ada 3 ve 154 ada 122 ve 139 parsel sayılı yüz ölçümleri tutanaklarında yazılı taşınmazlar satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle 154 ada 122 ve 154 ada 139 sayılı parseller eşit paylı olarak davalı ... ve dava dışı ......... adına, 198 ada 2 sayılı parsel payları oranında davalı ... ve dava dışı ... ..........adına, 195 ada 56 sayılı parsel payları oranında davalı ... ve dava dışı .......... adına, diğer taşınmazlar ise davalı ... adına tespit ve tescil edilmiştir.
Dava konusu 115 ada 118, 137 ada 3, 139 ada 4, 146 ada 2, 153 ada 3, 154 ada 122, 154 ada 139, 158 ada 61, 174 ada 21, 183 ada 124, 183 ada 127, 198 ada 2, 198 ada 3 parsel sayılı taşınmazların dava tarihinden sonra Hazine adına satış ve kamulaştırma, 185 ada 39 parselin ... adına 11.05.2007 tarihinde satış, 200 ada 13 parselin ise ... adına 05.10.2009 tarihinde tashih suretiyle temlik edildiği ve adı geçenler adına sicil kaydının oluştuğu anlaşılmıştır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.