Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4091 K.2025/4406
1. Hukuk Dairesi 2025/4091 E. , 2025/4406 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/8 E., 2017/611 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; ............. Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tespit harici bırakılan ve sınırları dava dilekçesinde yazılı taşınmaza davacının zilyet olduğunu ileri sürerek imar-ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tescilini istemiştir.
Asli müdahil ... vekili; dava konusu taşınmaz bölümünün tapuda Vakıf adına kayıtlı olduğunu, davacının zilyetliğinin Vakfın adına olduğunu, davacının Vakıf kiracısı olduğunu ileri sürerek taşınmazın Vakıf adına tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Manavgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 21.07.2006 tarihli 2003/41 Esas ve 2006/374 Karar sayılı kararıyla davacının ve asli müdahilin davasının reddine dair verilen karar, davacı vekili ve asli müdahil vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 22.01.2007 tarih 2007/73 Esas, 2007/204 Karar sayılı kararı ile; “Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile müdahil davacının sunduğu kira sözleşmelerinin çekişmeli taşınmazları kapsayıp kapsamadığı, taşınmazın niteliği itibariyle kazanmaya elverişli olup olmadığı, imar ve ihya olgusunun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi, mahallinde yeniden keşif yapılarak taşınmazın tespit harici bırakıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar müdahil Vakfın tasarrufunda olup olmadığının tespit edilmesi gerektiği" belirtilerek asli müdahil yönünden karar bozulmuştur.
Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.12.2011 tarihli 2008/62 Esas ve 2011/864 Karar sayılı kararıyla davanın reddine dair verilen karar, müdahil vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 10.05.2013 tarih 2013/3323 Esas, 2013/5225 Karar sayılı kararı ile; “Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereklerinin yerine getirilmediği, zilyetlik yönünden yeterli araştırma ve inceleme yapılmadığı, çekişmeli taşınmaz bölümünün imar-ihya öncesi niteliği, imar-ihyanın hangi tarihte başlayıp hangi tarihte tamamlandığı, zilyetliğin başlangıcı ve sürdürülüş biçiminin belirlenmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; teknik bilirkişi raporunda (E2) harfi ile gösterilen kısmın imar-ihya ediliği ve 20 yıldan fazla süredir zilyet edildiği, (E1) harfi ile gösterilen kısmın imar-ihya edilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 20.01.2016 tarihli teknik bilirkişi raporunda (E2) harfi ile gösterilen 9.413.14 m2'lik kısmın davacı Vakıf adına tapuya kayıt ve tesciline, aynı bilirkişi raporunda (E1) harfi ile gösterilen kısım hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını belirterek ve re'sen belirlenecek nedenlerle kısmen kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Türk Medeni Kanunu'nun 713. maddesine ve 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 14. ve 17. maddelerine göre açılan tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Dava konusu bölüm, .................Mahallesinde 1981 yılında yapılan kadastro çalışmalarında çalılık olması nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Alanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
09.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.