Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4134 K.2025/4322
1. Hukuk Dairesi 2025/4134 E. , 2025/4322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1189 E., 2025/1425 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/503 E., 2024/691 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .................köyü 202 ada 60 parsel (eski: 201 Parsel) nolu taşınmazın satışı yapılacakken tapu da yanlış parsel numarasının verilmesi sonunda aynı yer 149 ada 33 parsel (eski: 562 parsel) sayılı taşınmazın davacının babası ... tarafından davalıların murisi ..................‘ya satıldığını, bu durumu davalıların da bildiğini, dava konusu 149 ada 33 parsel sayılı taşınmazın hep davacı tarafından kullanıldığını, buna davacının kardeşlerinin de rıza gösterdiğini, davacının davalılardan bu yeri devretmelerini istediğini ancak bugüne kadar devir yapılmaması nedeniyle dava açtığını, dava konusu 149 ada 33 parsel sayılı taşınmazın davacı adına tapuya kayıt ve tescilini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine yükletilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılara dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edildiği, davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları, davalılar ile davalılardan ...'nın vasisi ... tarafından dosyaya sunulan beyanlardan açılan davayı kabul ettikleri anlaşılmıştır.
III. MAHKEME KARARI
Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yukarıda yazılı tarih ve sayılı kararıyla; davacının dava dilekçesinde irade fesadı olan yanılma nedeniyle davalılar adına kayıtlı olan taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendi adına tescil edilmesi talebinde bulunduğu, açılan davanın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 640 ve 702. maddeleri uyarınca tasarrufi işlem niteliğindeki davanın tüm mirasçılar tarafından birlikte açılması gerektiği gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla esastan ret kararı verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz başvuru dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanları tekrar ederek Mahkemenin aktif husumet yokluğu değerlendirmesinin açıkça hatalı olduğunu, açılan davada diğer kardeşlerin de dava açmalarına gerek olacak bir durum bulunmadığını, bu duruma rızalarının bulunduğunu, Mahkemenin diğer kardeşlerinin muvafakatının alınması veya dahili davalı yapılması için süre verilmesinin usul ekonomisi açısından daha uygun olacağını, diğer davalılar da açılan davayı kabul ettiklerini belirterek Mahkeme tarafından verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hata hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu ... köyü 149 ada 33 (eski 562 parsel) parsel sayılı taşınmazın davacının mirasbırakanı olan ... adına kayıtlı iken davalıların mirasbırakanı...............ya 06.03.1986 tarih ve ............yevmiye numaralı satış işlemi ile temlik edildiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK’nın 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.