Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2023/6065 K.2025/4296

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/6065 📋 K. 2025/4296 📅 07.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2023/6065 E.  ,  2025/4296 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1334 E., 2023/1574 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 19. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/229 E., 2021/567 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 07.10.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde, temyiz eden davacı ...............Gıda Teks. Tem. Mal. ve Müh. Müş. Tic. Ltd. Şti vekili Avukat ............ ile temyiz edilen davalılar vekili Avukat ... geldiler. Gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; davacı ve davalıların ............ birlikte işlettiklerini, dava dışı ......... Tekstil yetkilileri tarafından ............ Otel’de tadilat yapıldığı iddiasıyla toplamda 472.000,00 TL tutarında sahte fatura düzenlendiğini, davalılarca sahte faturaya dayalı olarak davacı aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2014/1237 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, usulsüz tebligatlar ile takibin kesinleştiğini, cebri icra sonucu yapılan ihale ile davacının dava konusu 8 59... parsel sayılı taşınmazdaki ½ payının borca mahsuben davalılar ... ve ... adına tescil edildiğini,........... Otel’de belirtilen tadilatların yapılmadığını, davacının herhangi bir borcunun olmadığını, davalılar adına oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, olmadığı takdirde taşınmazın bedelinin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili; dava konusu taşınmazın yarı payının davacıya, yarı payının ise davalılara ait olduğunu, taşınmazda ............. Otel İşletmeciliği ve Tic. Ltd. Şti. kiracı ve işletmeciyken davalıların 150 bin USD bedelle işletmeyi 20.05.2009 tarihinde eşya ve malzemeleri ile birlikte devraldıklarını, davalıların hem hissedar hem işletmeci olduğunu, binanın bakımsız olduğunu ve tamirat yapılması gerektiğini, bu nedenle davacıya bildirim yapıldığını, davacının ilgilenmediğini, davalıların da ................ Ürün İk. İnş. Oto. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile anlaşarak binanın zaruri tamirat ve tadilat işlerini yaptırdıklarını, bu firmadan 03.11.2014 tarihli, 454962 seri nolu fatura ile 03.11.2014 tarihli yazı alındığını, davalılar tarafından toplam 472.000,00 TL ödendiğini, faturanın sahte olmadığını, bu giderin ticari deftere işlendiğini, şirketin rücuen alacağın tahsili için takip yapıldığını, takibin kesinleşerek taşınmazın ihaleden alındığını, işlemlerin yasaya uygun olduğunu, ihale bedelinin ödendiğini, tüm vergilerin davalılar tarafından ödendiğini, davacının sahtelik iddiasının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu hissesinin icra kanalı ile devrinin yapıldığı, ihalenin feshine yönelik herhangi bir karar olmadığı ve ihalenin kesinleşerek dava konusu taşınmazın davalılar adına tescil edildiği gerekçesiyle tapu iptali ve tescil talebi yönünden davanın reddine, 472.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı Şirket ve davalıların dava konusu taşınmazda paydaş oldukları, davacının davalıların otelde yenileme ve tadilat yapmadıkları, 2003-2004 yılında tadilat ve tamirat işlemlerinin yapıldığı, sahte faturalarla ilamsız takip yapıldığı ve haksız olarak ihale yoluyla alacağa karşılık olarak taşınmazın kendisine ait payının davalılar adına tescil edildiğini, oysa faturada belirtilen tamirat ve tadilat işlemlerinin yapılmadığı iddiasına dayandığı, ancak yapılan takibe süresinde itiraz etmediği, tebliğe ilişkin şikayetlerinin reddedildiği, takip hukuku açısından bir usulsüzlük bulunmadığının tespit edildiği, bu yöndeki kararın aşamalardan geçerek kesinleştiği, böylece takip ve ihale aşamalarındaki işlemlerin usulüne uygun olduğu, davacının, borçlu olmadığına ilişkin iddialarını kanıtlayamadığı, şirket ortağı olarak kesilen faturaya yönelik bir ihtirazi kaydı olmadığı, tadilat karşılığı kesilen faturanın davacının ortak olduğu şirketçe ödendiği, davacı ortağın kendi payına düşen kısım için şirkete ödeme yapmadığının kayıtlarla sabit olduğu, bu durumda yolsuzluk tescil edecek herhangi bir işlem olmadığı, Mahkemece tapu iptali ve tescil talebinin reddedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak davacının tazminata ilişkin talebinin de reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının tazminat isteminin kabulüne karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesisi ile davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalılar tarafından sahte fatura düzenlenerek davacı hakkında haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığı, bu haciz sonucu davacının dava konusu taşınmazdaki payının haczedildiğini, davacının, ............. Otelin ½ hissedarı olduğunu ve bu oteli davalılarla birlikte işlettiğini, davacı şirket sahibinin yabancı uyruklu olduğunu, davalıların bu durumu fırsat bilerek söz konusu işlemleri yaptıklarını, davalıların otel tadilatı adı altında sahte fatura düzenledikleri ve davacının da payına düşen bedeli ödemediği bahanesiyle davacı aleyhine icra takibi başlattıklarını, icra dosyasındaki tebligatların, davacının olmadığı “........... Cad. No B:56 Fatih/İstanbul” adresine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesine göre yapıldığını, bu tebligatlardan davacının haberi olmamasının sağlandığını, bu şekilde usulsüz kesinleşen icra takibi sonucu davacının taşınmazdaki payının ihale ile satıldığı, otelde yapılan herhangi bir tadilat olmadığını, davacının faturadan da haberinin olmadığını, davalılar ile tadilatı yaptığı iddia edilen ... Teknoloji firması arasında düzenlenen belgelerin gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığını, ilgili faturanın ödenmesi için davacıya bilgi verilmediğini, davacının adresine gönderilen tebligatın davalılar tarafından alındığını, şirket muhasebecisinin de takibe konu faturadan haberdar olmadığını belirttiğini, takibe konu faturanın sahte olduğunu, davalıların daha önce de davacının haklarını kullanmasına mani olarak otelde bulunan kiracıyı davacının izni olmadan haksız şekilde tahliye ettiklerini, oteli kendilerinin kullanmaya başladığını, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescil hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davalılar tarafından davacı şirket aleyhine İstanbul 29. İcra Müdürlüğünün 2014/34772 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleşmesi üzerine dava konusu taşınmazın satışına karar verildiği, İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2015/1237 Esas sayılı satış dosyası ile dava konusu 8 59... parsel sayılı taşınmazdaki davacıya ait ¼ payın alacağa mahsuben davalılara cebri icra suretiyle satıldığı ve 03.07.20 15... yevmiye nolu işlemle her bir davalı adına 1/8’er pay tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin temyiz itirazının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 345,55 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalılar vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.