Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/4069 K.2025/4238
1. Hukuk Dairesi 2024/4069 E. , 2025/4238 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1404 E., 2024/1562 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2023/35 E., 2024/109 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yurt dışında yaşamasından dolayı davalı ...'ı 18.11.2016 tarihinde vekil tayin ettiğini, vekil davalı ...'ın davacının haberi olmaksızın dava konusu 1503 ada 12 parsel sayılı taşınmazı arkadaşı davalı ...'a satış suretiyle devrettiğini, davacının ...........Bankasından gelen ipoteğin kaldırılması bilgilendirmesi üzerine satıştan haberdar olduğunu, satıştan sonra davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını, taşınmazdaki evin anahtarının davacıda olduğunu davalı ...'ın evi görmeden satın almasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, taşınmazın gerçek değerinin çok altında bir bedelle satıldığını, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, kayıt malikinin ise iyi niyetli olmadığını ileri sürerek dava konusu 1503 ada 12 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tapu kaydının iptali ile davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; vekil ile vekalet veren arasındaki ilişkinin davalı tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, davalının tapu kaydına güvendiğini, davalının satın aldığı taşınmazına girmesinin davacı tarafça kilidinin değiştirilmesi suretiyle engellendiğini, davalıların 2022 yılı Aralık ayı başlarında bir dernekte tanıştığını, davalının yatırım amaçlı taşınmazı satın aldığını, davacının ipotek borcunun davalı tarafça ödenmesinden sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu, taşınmaz için 240.000 TL bedelle anlaşıldığını, 90.000 TL'nin ipoteğin kaldırılması için davacının hesabına yatırıldığını, 150.000 TL'nin ise vekile elden teslim edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının verdiği talimat doğrultusunda satış işleminin yapıldığını, anahtar davalıda olmadığından diğer davalı ...'a evin dışarıdan gösterildiğini, 90.000,00 TL'lik ipoteğin kaldırılması üzerine durumun davacıya haber verildiğini, 150.000,00 TL'nin davalı ... tarafından davalı ...'a elden ödendiğini, davalı ...'ın ise davacının kendisine olan 130 gram altın borcundan bu meblağı davacının kabulü sonrası mahsup ettiğini, taşınmazın gerçek değerinde satıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalılardan ...'na 18.11.2016 tarihli Ordu .......... Noterliğinde gayrimenkul alım-satımına ilişkin vekâletname verdiği, davalı ...'ın bu vekaletname ile davacıya ait yargılama konusu ..................... Mahallesi 1503 ada 12 parsel sayılı taşınmazı davacının bilgisi-rızası dışında diğer davalı ...'a 150.000,00 TL bedelle sattığı, tanık beyanlarına göre satış işleminden önce davalıların birbirlerini tanıdıkları, taşınmazın resmi satış bedeli (150.000,00 TL) ile gerçek değeri (1.059.070,21 TL) arasında fahiş fark bulunduğu, davacının taşınmazını satmasını gerektirecek bir nedenin bulunmadığı, davacının taşınmazda eşyalarının bulunması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde davalı ...'ın 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1023. maddesi kapsamında iyi niyetli olmadığı, dolayısıyla davanın davalı ... yönünden kabulüne ancak tapu maliki olmayan davalı ... aleyhine açılan tapu iptali-tescil davasının (husumetten) reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tapu iptali ve tescil davalarında husumetin tapu malikine yönlendirilmesi gerekmekle tapu maliki olmayan vekile karşı açılan tapu iptali ve tescil davasında vekile husumet düşmemesine, davacı tanık beyanları, taşınmazın devir tarihindeki değeri (1.059.070,21 TL) ile davalının taşınmazı satım aldığı bedel arasında (240.000 TL) fahiş fark bulunması, davalılar arasındaki arkadaşlık ilişkisi göz önüne alındığında davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiasını ispatlamış olmasına, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde ve hükmün fer'ilerinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı ... vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin temyiz talebi Bölge Adliye Mahkemesince temyiz harcının süresinde yatırılmadığından bahisle 17.07.2024 tarihinde ek kararla reddedilmiş olup ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmediği anlaşılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalıların 2022 Aralık ayının başlarında tanıştığını, yakın arkadaş olmadıklarını, davacı tanıklarının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, davalının 240.000,00 TL bedeli nakit ödemesi nedeniyle zor durumda bırakıldığını, bilirkişinin taşınmazın değerini yüksek hesapladığını, eşyalı evin satılmasının doğal olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı ...'in Ordu ......... Noterliğinin 18.11.2016 tarihli ve 13478 sayılı vekaletnamesiyle davalı ...'ı taşınmaz satış yetkisi de içerecek şekilde vekil tayin ettiği, vekil ...'ın davacıya ait 1503 ada 12 parsel sayılı taşınmazı 150.000,00 TL bedelle 09.12.2022 tarihinde davalı ...'a satış suretiyle devrettiği, davacının 13.01.2023 tarihinde vekil ...'ı vekillikten azlettiği anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 60.475,19 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı ...'tan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.