Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/1534 K.2025/4288
1. Hukuk Dairesi 2025/1534 E. , 2025/4288 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/1 E., 2023/42 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davacı ... vekili ve davalılar ... vd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili; ... Mahallesinde bulunan dava konusu 493 parsel sayılı taşınmazın kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığını ileri sürerek tapu iptali-terkin isteğinde bulunmuştur.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar; davanın reddini savunmuşlardır.
III. MAHKEME KARARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemece; davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir. Karara karşı süresi içinde kendi adına asaleten ve bir kısım davalılar adına vekaleten Av. ..., kendi adına asaleten ve bir kısım davalılar adına vekaleten Av. ... temyiz isteminde bulunmuştur.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 01.06.2021 tarihli ve 2021/1145 Esas, 2021/4570 Karar sayılı kararı ile; öncelikle kayıt maliki ... oğlu ... ile ... ve ....... oğlu (1965 doğumlu) ...'ın aynı kişi olup olmadıklarının tereddüte mahal bırakılmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğine işaret edilmiş, usulüne uygun şekilde kıyı-kenar çizgisinin tespit edilmediğinden bahsedilerek üç jeolog ya da jeoloji mühendisinden oluşturulacak uzman bilirkişi kurulu, fen memuru ve ziraat mühendisi aracılığıyla dava konusu taşınmazda yeniden keşif yapılması, kıyı-kenar çizgisinin tespit edilmesi, keşfen tespit edilen kıyı-kenar çizgisi ile Bakanlık tarafından onaylanan kıyı-kenar çizgisinin fen bilirkişi tarafından kroki üzerinde gösterilmesi, farklılık olursa sebebinin açıklattırılması, komşu parsellerin kıyı-kenar çizgisine ilişkin durumunun araştırılması, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, öte yandan dava konusu taşınmazın 3402 sayılı Kanun'un 22/a maddesi gereğince yeni parsel numarası aldığının ve aynı Kanun'un 36/A maddesinin de gözetilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde, yenileme kadastrosu ile 1 40... parsel numarası alan dava konusu taşınmazın tüm paydaşlarının eldeki davada taraf olduğu, bozma ilamı doğrultusunda usulüne uygun yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içerisinde kaldığının tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 40... (eski 493) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile tescil harici bırakılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, taraf teşkilinin sağlanmadığını, tapuda malik olarak görünen ...'ın adının .........olarak düzeltildiğini ve kararda ... ismine yer verilmemesi gerektiğini, dava konusu taşınmaz paydaşlarından ... ..... ile davalı olarak yer alan ...'ın aynı kişi olup-olmadığı hususlarında yeterli araştırma yapılmadığını, soyadı farklılığı giderilmeden verilen kararın infaz edilemeyeceğini, davanın kabulüne karar verildiğini ve lehe vekalet ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu tutulması gerektiğini bildirerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
Bir kısım davalılar vekili (davalılar ... vd adına vekaleten ve kendi adına asaleten) temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kamu yararı nedeniyle yapılan müdahaleler haklı da olsa müdahalede kamusal yarar ile bireysel yarar arasındaki dengenin de gözetilmesi gerektiğini, bu makul dengenin ancak taşınmazın değeriyle orantılı bir tazminat ödenmesi halinde kurulabileceğini, yeni yönetmeliğe uygun olarak kıyı-kenar çizgisinin tespit edilmesi, taşınmaz değerinin belirlenmesi gerektiğini bildirerek ve önceki beyanlarını tekrarla mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; çekişmeli taşınmazın kıyı-kenar çizgisine göre kıyıda kaldığı iddiasına dayalı tapu iptali-terkin istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; Mahkemece yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda ... Mahallesinde bulunan dava konusu eski 493 parsel - yeni 1 40... parsel sayılı taşınmazın tamamının kıyı-kenar çizgisi içinde kaldığının bildirildiği anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı; özellikle, karar başlığında ... olarak yazılan davalının adının .......... olarak düzeltildiği ve ölümü nedeniyle mirasçıları davaya dahil edildiği halde karar başlığında yeniden "..."ın davalı olarak yer alması doğru değil ise de bu hususun yerinde düzeltilebilir bir maddi hata olduğu anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ... vekilinin ve bir kısım davalılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin j bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 36/A maddesi gereğince davalı taraftan harç alınmasına yer olmadığına ve yatırılan temyiz harcının istek hâlinde yatıranlara iadesine,
Dosyanın Çarşamba 3. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1.maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
06.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.