Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3460 K.2025/4281

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3460 📋 K. 2025/4281 📅 06.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3460 E.  ,  2025/4281 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/2007 E., 2024/1204 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Burdur 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/82 E., 2022/198 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar; mirasbırakanları ...'ın maliki olduğu 50... parsel sayılı taşınmazı eşit payla davacılar ... ve...'e bağış yoluyla devrettiğini, davacılardan ...'ın dava konusu taşınmazın bir kısmına bina yapmak isteğiyle davalı Belediyeye başvuruda bulunması üzerine, davalı Belediyenin taşınmazın bir bölümünün çocuk parkı olarak bedelsiz terk edilmesi karşılığında taşınmazda inşaat izni verileceğinin belirtildiğini, bu doğrultuda dava konusu taşınmazın yaklaşık 2 dönümlük kısmını yol ve çocuk parkı olarak kullanılması için bedelsiz olarak terk edildiğini, davalı Belediyenin uzun süre terk edilen kısımda amacına uygun düzenleme yapılmadığını, 2017 yılında ise imar planında değişiklik yapılarak bedelsiz terk edilen "yol ve çocuk bahçesi" olarak planlı taşınmazın 50... ve 138 parseller olarak iki parçaya ifraz edilip "konut alanı" içerisine alındığını ve davalı ... adına ihdasen tescil edildiğini, bedelsiz olarak terk edilen taşınmazın amacı doğrultusunda kullanılmadığından önceki malikleri adına tescil edilmesi gerektiğini, ancak davalı ... tarafından mülkiyet hakkına aykırı olarak taşınmazın Belediye adına tescilinin sağlanıp sonrasında dava dışı 3. kişilere satışı için ihaleye çıkarıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
II. CEVAP
Davalı; iddianın doğru olmadığını, bedelsiz terk işleminde davacıların herhangi bir şart koymadığını, dava konusu taşınmazların davacılara iadesinin söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2020 tarihli ve 2018/530 Esas, 2020/290 Karar sayılı kararıyla; 03.11.1988 tarihli Encümen Kararıyla dava konusu kök 50... parsel sayılı taşınmazın 2.841, 49... 'lik kısmının "yol ve çocuk bahçesi" olarak terkine, taşınmazın kalan kısmının ise 10 parçaya ifraz edilmesine karar verildiği, daha sonra yapılan imar planı değişikliğiyle "yol ve çocuk bahçesi" olarak bedelsiz terk edilen taşınmazın "konut alanına" alınarak davalı ... adına 50... ve 138 parseller olarak ihdasen tescil edildiği, yapılan keşif sonucunda taşınmazların boş ve tarla halinde olduğu ve çocuk parkının yapılmadığının belirlendiği, kamu yararı için bedelsiz terk edilen dava konusu taşınmazların terk amacına aykırı biçimde imar uygulamasına alınmasının davacıların mülkiyet hakkına aykırılık oluşturduğu, davacıların iddiasını ispatladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 25.03.2021 tarihli ve 2020/941 Esas, 2021/488 Karar sayılı kararıyla; eksik araştırma sonucunda karar verildiği, dava konusu taşınmazın tedavüllü tüm tapu kayıtlarının, yola terke ilişkin başvurunun, başvuru sonucu alınan kararların ve işlemlerin, yine bedelsiz terkten kalan ve 10 parçaya ifraz edilen davacıların maliki oldukları dava dışı taşınmazlara ilişkin inşaat ve iskan ruhsatlarının getirtilip incelenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak yeniden yargılama yapılması için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, kaldırma kararından sonra toplanan tüm delillerden, davalı Belediyenin 03.11.1988 tarihli encümen kararıyla dava konusu kök 50... parsel sayılı taşınmazın bir kısmının "çocuk bahçesi ve yol olarak" bedelsiz terkine karar verildiği, daha sonra yapılan imar değişikliğiyle davalı Belediyenin bedelsiz terk edilen kısmı "konut alanı" sahasına aldığı ve dava konusu 50... ve 138 parsellerin davalı ... adına tescil edildiği, Belediye tarafından İmar Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca "çocuk bahçesi ve yol" olarak davacılara bedelsiz terk ettirilen taşınmazın daha sonradan terk amacına aykırı olarak konut alanı içerisine alındığı, davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacılar tarafından Belediyeye verilen terk beyanı incelendiğinde çocuk bahçesi ve yol olarak terk edilen kısımla ilgili koşullu bir bağışın bulunmadığı, Belediyenin değişen şartları gözeterek imar planında kamusal alan olarak ayırdığı kısmı, imar değişikliği ile özel mülke konu etmesinin belediye çalışması kapsamında tasarruf işlemi olduğu, imar değişikliği yapılarak özel mülkiyete elverişli parsel haline getirilen yerlerin bedelsiz olarak eski malikleri olan davacılara geri verilmesinin istenemeyeceği, eğer koşullar mevcutsa imar değişikliğinin iptali için dava açılarak taşınmazın vasfını koruması gerektiğinin ileri sürülebileceği gözetildiğinde davanın reddi gerekirken kabulünün doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hüküm ortadan kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu kök 50... parsel sayılı taşınmazda inşaat yapabilmek için Belediyeye başvurduklarında, ancak bedelsiz terk yapılması halinde inşaat izni verileceğinin belirtilmesi üzerine dava konusu taşınmazın yaklaşık 2 dönümlük kısmını yol ve çocuk bahçesi yapılması amacıyla kamuya bedelsiz terk ettiklerini, ancak aradan geçen zamanda davalı tarafından taşınmazda terk amacına uygun faaliyet yapılmadığı gibi yapılan imar değişikliğiyle taşınmazların konut alanına alınarak belediye adına tescil edildiğini, işlemlerin mülkiyet haklarını ihlal ettiğini, taşınmazın kamu yararına uygun kullanılması gerektiğini, Anayasa Mahkemesinin birçok kararında bu durumun hak ihlali olduğuna hükmedildiğini, Belediyeye bedelsiz olarak terk edilen taşınmazın 5 yıl içinde amacına uygun kullanılmadığından önceki maliklere iade edilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; 03.11.1988 tarihli ve 696 sayılı Encümen kararı ile, davacılar... ile ...’a ait kök 50... parsel sayılı taşınmazın çocuk bahçesi ve yola isabet eden kısımlarının bedelsiz olarak terkini ile kalan kısmın 10 parçaya ifrazına karar verildiği, encümen kararı doğrultusunda davacılar... ve ... tarafından verilen 07.11.1988 tarihli tescil beyannamesi ile taşınmazın 2.841,49 m²'sinin yol ve çocuk bahçesi olarak terkininin yapıldığı, geri kalan kısmın ise 10 parçaya ifraz edildikten sonra 11.11.1988 tarihinde davacılar adına tescil edildiği, 03.10.2012 tarihinde onaylanan revizyon imar planında dava konusu taşınmazların konut alanı içerisine alındığı, Belediye Encümeninin 18.05.2017 tarihli ve 349 sayılı kararı ile dava konusu 50... ve 138 parsellerin davalı ... adına tesciline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.