Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2024/2462 K.2025/4264

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/2462 📋 K. 2025/4264 📅 06.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2024/2462 E.  ,  2025/4264 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/14 E., 2023/168 K.
Mahkemece, bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; kadastro çalışmaları neticesinde 1 41... , 1 48... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların davalı Hazine adına tespit ve tescil edildiğini, ancak özel mülkiyete konu edilecek yerlerden olan taşınmazların 20 yılı aşkın bir süreden beri davacı tarafından kullanıldığını, öncesinde de davacının murisleri tarafından kullanıldığını ileri sürerek taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş; aşamada 1 48... parsel sayılı taşınmaz yönünden davadan feragat edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine temsilcisi; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; 1 41... ve 1 02... parsel sayılı taşınmazların 20 yılı aşkın bir süreden beri tarım arazisi olarak kullanılmadığı gerekçesiyle, 1 48... parsel sayılı taşınmaz bakımından ise feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 04.11.2013 tarihli ve 2012/13828 Esas, 2013/15702 Karar sayılı kararı ile;
Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmaya yeterli olmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla
; 1956, 1984, 2008 tarihli hava fotoğraflarının incelenmesinde dava konusu taşınmazlarda imar-ihya faaliyetine konu olacak tarımsal faaliyet yapıldığına veya toprağın işlendiğine dair izlere rastlanılmadığı, imar- ihya faaliyetinin tamamlanmadığı, taşınmazda ekonomik amaca uygun fiili kullanımın bulunmadığı, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17. maddesinde ve bu maddenin atfıyla aynı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen imar ve ihya yoluyla taşınmaz malın mülkiyetini kazanma koşullarının davacı yararına gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesi ile; 1956, 19 84... tarihli hava fotoğraflarının karara gerekçe yapıldığını, tanık ve bilirkişi beyanlarının nazara alınmadığını, halbuki ihtilafsız bir şekilde kullanılmakta olan taşınmazların sınırlarının herkes tarafından bilindiğini, Hazinenin dava konusu yerlerle hiçbir ilişkisinin olmadığını, tek bir müdahalesinin de bulunmadığını, taşınmazın iki yıl gibi kısa bir sürede kullanılmaması halinde bile ot kaplaması suretiyle sınırlarının görülmez bir hale gelebildiğini, terör nedeniyle taşınmazda yıllarca keşif yapılamadığını, kanunun özel durumlara göre uygulanmasında hata yapıldığını, hâlâ köylere yeni dönülmekte olduğu gerçeği nazara alındığında bu kararla köye dönüşün ve mülkiyet hakkına sahip çıkışın engellenmiş olduğunun görüleceğini, hava fotoğrafını bilimsel delil olarak kabul edip insanın üstünde değer atfedilerek karara esas teşkil edilmesinin hukuka uygun olmadığını, usul ve yasaya aykırı karar verildiğini belirtip kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava; kadastro öncesi hukuki nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Kadastro çalışmaları sonucunda; ..........köyü çalışma alanında bulunan dava konusu 1 41... (5.451, 39... ) ve 1 02... (3.355, 99... ) parsel sayılı taşınmazların senetsizden tarla vasıfları ile davalı Hazine adına tespit edildikleri, tespitlerin 17.07.2009 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın Ovacık (Tunceli) Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
06.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.