Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4116 K.2025/4211
1. Hukuk Dairesi 2025/4116 E. , 2025/4211 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/506 E., 2025/251 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ...; ............. Mahallesinde yapılan kadastro çalışmaları sonucunda tespit harici bırakılan yaklaşık 700 metrekarelik taşınmazı 1985 yılında satın aldığını, taşınmazın kadastro öncesi ve sonrası 20 yıldan fazla süredir çekişmesiz ve aralıksız olarak kullanıldığını ileri sürerek eklemeli kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmaz bölümünün adına tapuyu tescilini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine, dava konusu taşınmazın Devlet'in hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmazlardan olduğunu, niteliği gereği kazandırıcı zamanaşımı yoluyla mülk edinilmesinin mümkün olmadığını, Yasa'da aranan 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığını belirterek davanın süre ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dahili davalı ... vekili, davada taraf sıfatlarının bulunmadığını belirterek haklarında açılan davanın husumetten reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.06.2014 tarihli ve 2012/641 Esas, 2014/480 Karar sayılı kararıyla; dava konusu edilen taşınmaz bölümünün olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı ile kazanımının mümkün olan yerlerden olduğu ve davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 09.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen 574.63 m2'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline dair verilen karar, davalı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan)16. Hukuk Dairesinin 28.09.2015 tarihli ve 2014/18253 Esas, 2015/ 10811 Karar sayılı kararı ile "6360 sayılı Kanun gereğince ... ile ........... Büyükşehir Belediye Başkanlığının davaya dahil edilmesi, taraf teşkilinin sağlanması gerektiği" belirtilerek sair yönler incelenmeksizin bozulmuştur.
Akyazı Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.05.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/408 Karar sayılı kararıyla; yasalarda aranan olumlu ve olumsuz zilyetlikle iktisap koşullarının davacı yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 09.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporunda gösterilen 574.63 m2'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kararın, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin 19.01.2022 tarihli ve 2021/8479 Esas, 2022/397 Karar sayılı ilamı ile "Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, tespit harici bırakılan taşınmaz bölümünün imar planı kapsamında ise imar planının onay tarihinden önce, imar planı kapsamı dışındaysa dava tarihine kadar davacı lehine 3402 sayılı Kanun'un 14 ve 17. maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin tam olarak belirlenmesi gerektiği" belirtilerek karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu alanın kadastro tespiti esnasında orman sınırlarının kesinleşmemesi, sınırında orman bulunması nedeni ile tespit harici bırakıldığı, 2012 yılında dava konusu bölümün 2/B kullanım kadastrosu kapsamı ve orman sınırı dışında kaldığının belirlendiği, 1971 ve 1992 tarihli hava fotoğraflarında dava konusu alanın fındıklık olarak kullanıldığının tespit edildiği, 2011 ve 2015 tarihli orto-fotolarda taşınmaz bölümü üzerinde yapı ve ağaçların bulunduğu, kullanım durumuna göre imar ihyaya muhtaç yerlerden olmadığı, en az 1971 yılından günümüze kadar kullanıldığı, davacının eklemeli zilyetlik süresinin 20 yıldan fazla olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.02.2025 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 532,69 m2'lik kısmın davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle, bozma ilamına uyulduğu halde Mahkemece bozma ilamına aykırı karar verildiğini, dava konusu taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu, zamanaşımı ile kazanılabilecek yerlerden olmadığını, davacının davasının reddine karar verilmesi ile MK’nın 713/6. maddesi uyarınca Hazine adına tescilini ve re'sen belirlenecek nedenlerle kabul kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kabul kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf lehine zilyetlik koşullarının gerçekleşmediğini belirterek ve re'sen görülecek eksiklikler nedeniyle kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapulama harici olarak bırakılan yere ilişkin tescil istemine ilişkindir.
Dava konusu bölüm, ...................... Mahallesinde 1983 yılında yapılan kadastro çalışmalarında sınırında orman bulunması, orman sınırlarının kesinleşmemesi nedeniyle tespit harici bırakılmıştır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması, 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un uygulanacağı davalar yönünden HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; somut olayda, bozma öncesi verilen mahkeme kararı taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde karara karşı yalnızca davalı Hazine vekili tarafından temyiz yoluna başvurulduğu, davalı ... tarafından kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, Mahkemenin ilk kararını temyiz etmeyen taraf, aleyhine yeni bir durum oluşmadıkça temyiz yoluna başvuramayacağından, davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddine,
Davalı Hazine vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan kararın ONANMASINA,
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun değişik 13. maddesinin "j" bendi gereğince temyiz eden davalı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına
Temyiz eden davalı ... tarafından yatırılan peşin harcın istek halinde iadesine,
Dosyanın Akyazı 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
1086 sayılı HUMK'un 440/III-1. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,
02.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.