Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3734 K.2025/4140

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3734 📋 K. 2025/4140 📅 01.10.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3734 E.  ,  2025/4140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/2617 E., 2025/990 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ...1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/396 E., 2022/321 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ... ...'nun evlenmekle soyadının .........olduğunu, ..............., .......... Köyü 5615 parsel sayılı taşınmazın tapulama harici bırakılan yerlerden olduğunu, ......Tapulama Hakimliğinin 1986/8 Esas, 1987/31 Karar sayılı dosyası ile ...........kızı ................. adına tescil edildiğini, bu taşınmazın çok uzun yıllardır davacının hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, hali hazırda da davacı tarafından kullanıldığını, ... tarafından bir taşınmazın TMK'nın 1027. maddesi gereği isim, hudut ve yüz ölçümlerinin hata ve düzeltmelerinin ancak ve ancak mahkeme kararıyla yapılabileceğini, ancak bu madde hükmü ihlal edilerek davacıya ait olan taşınmazın kaydı iptal edilerek müvekkilinin babaannesi ... ... adına tescil yapıldığını, müvekkilinin babaannesi adına kayıtlı 5615 parselin tapu kaydının iptali ile müvekkili ... kızı ... ... adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... Müdürlüğüne dava dilekçesi tebliğ edilmiş, davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı vekili tarafından tapuda müvekkilinden başka bir şahıs adına kayıtlı olan tapu kaydının düzeltilerek müvekkili adına tescilinin istenildiği, yolsuz tescilden kaynaklı tapu iptali ve tescil davasının tapuda malik olan kişiye veya mirasçılarına karşı açılacağı, dosya içerisinde mevcut tapu kaydında aynı isim ve soy isimle kayıtlı başkaca bir kişinin üzerine yapılan kaydın salt maddi hata olarak değerlendirilemeyeceği, keza bunun taraf teşkilinin sağlanmasından sonra yapılacak tahkikat neticesinde ortaya çıkacak bir durum olduğu, taraf sıfatı yönünden yapılan değerlendirmede davaya konu talep yönünden ...Tapu Müdürlüğünün taraf sıfatı olmadığı gerekçesiyle davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davaya konu 5615 parsel sayılı taşınmazın hükmen tescil kararı ile adına tescil edilmesine rağmen Tapu Müdürlüğünce re'sen düzeltme yapılıp taşınmazın aynı isimli babaannesi adına tescil edildiğini belirterek Tapu Müdürlüğünü hasım göstererek tapu iptali ve tescil istemiyle dava açtığı, eldeki davanın 2644 sayılı Tapu Kanunu’na 04.07.2019 tarih 7181 sayılı Kanun ile eklenen 3. maddesi kapsamında yapılan hisse hatalarının düzeltmesi kapsamında olmadığı, tapu sicilindeki hataların mülkiyet aktarımı içermeyecek şekilde düzeltilmesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan tapu kaydında düzeltim davası da olmadığı, davacının eldeki davada mülkiyet aktarımı talep edip davasını Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı, bu haliyle davanın, Mahkemenin de kabulünde olduğu üzere yolsuz tescil iddiasına dayanan tapu iptali ve tescil davası olduğu, yolsuz tescil istemli tapu iptali ve tescil davalarının kayıt maliki aleyhine açılabileceği, davalının ise kayıt maliki olmadığı, davaya dahil edilen kişiler yönünden ise bir kimseye dahili dava yolu ile taraf sıfatı kazandırılamayacağı gözetilerek Mahkemece davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine dair verilen kararın yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu .............. ili, ...ilçesi, ........... köyü, 5615 parsel sayılı taşınmazın davacı müvekkiline ait olduğunu, müvekkilinin bekarken soyadı ... olup evlendikten sonra soyadının..............olduğunu, söz konusu taşınmazın tapulama harici yerlerden olup ...Tapulama Hakimliğinin 1986/8 Esas ve 1987/31 Karar sayılı kararı ile ... kızı ... ... adına tescil edildiğini, adına tescil yapılan ... kızı ... ... müvekkilinin kendisi olduğunu, yani Mahkeme kararıyla dava konusu taşınmazın müvekkili adına kayıt ve tescil edildiğini, ... tarafından dava konusu taşınmazın müvekkili adına olan kaydı iptal edilerek davacı müvekkilinin babaannesi olan ... ... adına tescilinin yapıldığını, ...Tapu Müdürlüğünün ''İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir'' düzenlemesini içeren
TMK'nın 1027. maddesine aykırı davranarak tescil işlemini gerçekleştirdiğini, dava konusu taşınmazın kaydının değiştirilmesi yönünde müvekkilinin yazılı rızasının bulunmadığını, tapu kaydında düzeltim yapılması yönünde Mahkeme kararı da bulunmadığını, bu nedenle ...Tapu Müdürlüğünün işleminin TMK'nın 1027. maddesine açıkça aykırı olduğunu, müvekkilinin, mahkeme ilamına dayanılarak yapılan tescilin rızasına aykırı ve yeni bir Mahkeme kararı olmaksızın iptal edilmesi nedeniyle huzurdaki davayı açtığını, Yerel Mahkemece taşınmazla ilgili tüm evrakların getirtilmesi, mahallinde keşif yapılması, tanıkların dinlenilmesi gerekirken delillerinin hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, işlemin dayanağı ilam olduğu için Mahkemece işin esasına girilmesi, taraf delillerinin eksiksiz toplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hiçbir delil toplanmadan pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verildiğini, kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, kabul etmemekle birlikte müvekkil adına yapılan tescilin yolsuz olduğu bir an için kabul edilse dahi müvekkilinin dava konusu taşınmaz üzerinde 10 yıldan fazla süredir nizasız ve fasılasız iyiniyetle malik sıfatıyla zilyet olduğu için taşınmazın mülkiyetini kazandığını, bu nedenle Tapu Müdürlüğünün, kesinleşmiş Mahkeme kararı ile taşınmaza malik olan ve taşınmazı fiili tasarrufu altında bulunduran (taşınmaza zilyet olan) müvekkilinin mülkiyet hakkını ihlal ederek tapu kaydında kendiliğinden düzeltme yapmasının hukuki olmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.