Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4289 K.2025/4141
1. Hukuk Dairesi 2025/4289 E. , 2025/4141 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/563 E., 2023/561 K.
Mahkeme kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...mezrası çalışma alanında bulunan ve dava dilekçesine ekli krokide gösterilen taşınmazların çalılık ve taşlık olmaları nedeniyle tespit dışı bırakıldıklarını, taşınmazların müvekkili tarafından imar ve ihya yoluyla tarım arazisi haline getirildiğini, müvekkilinin 25 yılı aşkın bir süredir davasız ve aralıksız olarak malik sıfatıyla tasarrufunda bulundurup tarım yapmak suretiyle kullandığını ileri sürerek taşınmazların müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili 04.10.2013 tarihli keşifte, dava dilekçesine ekli özel krokide 7 numarasıyla gösterilen dava konusu yer ile ilgili davadan vazgeçtiklerini belirtmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmazların Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve zilyetlikle iktisabı mümkün olmayan yerlerden olduğunu, kaldı ki imar-ihya suretiyle zilyetlikle iktisap koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek davanın reddi ile dava konusu taşınmazların Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 09.03.2016 tarihli ve 2011/805 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararıyla; 07.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 1 ve 2 numaralı taşınmazlar yönünden davanın reddine, 7 numaralı taşınmaz yönünden vazgeçme nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, 17.562,34 m² yüz ölçümlü 19 numarası ile gösterilen taşınmaz ve 9.368,12 m² yüz ölçümlü 21 numarası ile gösterilen taşınmaz yönünden davanın kabulü ile davacı adına tesciline karar verilmiştir
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 05.04.2021 tarihli ve 2011/805 Esas, 2016/82 Karar sayılı kararıyla; Mahkemece, hükme esas alınan 07.10.2013 tarihli fen bilirkişi raporuna ekli krokide 19... numarası ile gösterilen taşınmazlar yönünden davacı yararına zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği, 1 ve 2 numara ile gösterilen taşınmazlarda imar-ihya koşullarının gerçekleşmediği kabul edilmek suretiyle, 7 numara ile gösterilen taşınmaz yönünden ise davacının talebinden vazgeçmesi nedeni ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve incelemenin hüküm kurmak için yeterli bulunmadığı, zilyetlik araştırması yapılırken taşınmazın niteliğinin belirlenmesinde önemli delilin hava fotoğraflarının incelenmesi olduğu halde hava fotoğraflarından yöntemince yararlanılmadığı, zilyetlikle kazanım koşullarının oluşup-oluşmadığının belirlenmesi yönünden dava tarihinden 20-25 yıl öncesine ait 3 adet hava fotoğrafı incelenmesi gerektiği halde, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişisi tarafından 1984 tarihli tek hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılarak taşınmazların yerinin hava fotoğrafı üzerinde işaretlenmesi ile yetinildiği, taşınmazların niteliği, kullanım sınırlarının ve zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda değerlendirme yapılmadığı; çekişmeli taşınmazların kayalık olarak tescil harici bırakıldıkları ve bu nedenle imar-ihya gerektirdikleri halde, ziraatçi bilirkişi raporunda taşınmazlarda imar-ihyanın tamamlanıp tamamlanmadığı, tamamlanmış ise hangi tarihte tamamlandığı ve bu tarihten dava tarihine kadar zilyetliğin hangi esaslarla sürdürüldüğünün açıklanmadığı; jeolog bilirkişi raporunda hükme esas alınan fen bilirkişi raporuna ekli krokide gösterilen 1 ve 2 numaralı taşınmazların sınırında dere yatağı bulunduğu belirtilmesine rağmen, bu taşınmazların dereden kazanılıp kazanılmadığı ve derenin aktif etki alanında olup olmadığı hususlarında değerlendirme yapılmadığı, bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak hüküm verilemeyeceği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava dilekçesinde 19... numaraları ile gösterilen taşınmazlar yönünden hava fotoğrafları, bilirkişi raporları, tanık ve mahalli bilirkişi beyanları uyarınca taşınmazların en az 1973 yılından bu yana davacı tarafından tarım arazisi olarak kullanıldığı, davacı tanığının beyanı, mahalli bilirkişilerin duyuma dayalı beyanları ile yapılan keşifte söz konusu taşınmazların çevresinde taşınmazdan toplandığı izlenimi oluşan çok sayıda taş ve kayaların bulunduğunun, bu taş ve kayaların kuru duvar niteliğinde taşınmazın sınırlarında bulunduğunun gözlemlendiği, tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taşınmazların evvelinde taşlık ve kayalık niteliğinde olduğu ve davacı tarafından taş ve kayaların toplanmak suretiyle imar - ihya edilerek tarım arazisi haline getirildiği, jeoloji mühendisi bilirkişisi tarafından düzenlenen 10.02.2023 tarihli rapordan da bu taşınmazların dereden kazanım alanı olmayan yerlerden olduğu, taşınmazların içinden aktif ve kuru derelerin geçmediği, su baskını riski taşımayacağının anlaşıldığı, TMK'nın 713. maddesi uyarınca zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne; dava dilekçesinde 1 ve 2 numaraları ile gösterilen taşınmazlar yönünden her ne kadar tanık ve bazı mahalli bilirkişiler dava dilekçesinde 1 ve 2 numaraları ile gösterilen taşınmazları 30-35 sene öncesi davacının kullandığını ancak son 30-35 senedir davacının kullandığını görmediklerini beyan etmiş iseler de hava fotoğrafları, bilirkişi raporları ve keşifte yapılan gözlem ile anlaşıldığı üzere söz konusu taşınmazların taşlık arazi niteliğinde olduğu, tarıma elverişli olmadığı, imar-ihyasının tamamlanmadığı, ayrıca davacının ekonomik amaca uygun zilyetliğinin de devam etmediği, zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalı ... vekilinin 08.12.2011 havale tarihli dilekçesinde TMK'nın 713/6. maddesi gereğince dava konusu taşınmazların Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesini talep ettiği, Batman Tapu Müdürlüğünün 18.04.2022 tarihli cevabi yazısı ve eklerinden söz konusu parsellerin çevre parsellerinin idari yoldan Hazine adına tescil edildiği, (dava konusu olan parsellerin ise davalı olması nedeniyle tescil harici bırakıldığı) anlaşıldığından iş bu taşınmazların da TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca davalı ... adına kayıt ve tesciline; dava dilekçesinde 7 numarası ile gösterilen taşınmaz yönünden davacı vekilinin bozma öncesi 2011/805 Esas sayılı dava dosyasında yapılan 04.10.2013 tarihli keşifte dava dilekçesine ekli özel krokide 7 numara ile gösterilen dava konusu yerlerden olan ... Mevkii 5731,88 m²'lik kısımla ilgili talep ve davalarından vazgeçtiğini beyan ettiği, bu nedenle dosyada mevcut fen bilirkişisi .........tarafından düzenlenmiş 07.10.2013 tarihli krokili raporda (7) rakamı ile gösterilen 5.731,88 m²'lik yer ile ilgili (bozma ilamı öncesinde olduğu gibi) vazgeçme nedeniyle davacının talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... vekilinin de tescil talebi nedeniyle bu taşınmazın da TMK'nın 713/6. maddesi uyarınca davalı ... adına kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; açmış oldukları davada reddedilen kısım yönünden temyiz başvurusunda bulunduklarını, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımlarından müvekkilinin taşınmazdaki zilyetliğini uzun zamandır imar-ihya etmek ve tarım yapmak suretiyle sürdürdüğünü, tüm taşınmazlar yönünden kabul kararı vermesi gerekirken 19... numaraları ile gösterilen taşınmazlar dışındaki taşınmazlar yönünden ret kararı verildiğini, Mahkemenin ne tanık anlatımlarına ne de tarafsız mahalli bilirkişilerin beyanlarına itibar etmediğini, bilirkişi raporlarında dahi reddedilen taşınmazlarla ilgili olarak imar-ihya edilmediği yönünde bir rapor düzenlenmediğini, ayrıca davalı ... lehine hükmedilen vekalet ücretini müvekkilinin ödeyecek durumunun olmadığını, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının da bozma nedeni olduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının reddedilen kısım yönünden bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu 19... numaraları ile gösterilen yerler yönünden davanın kabulüne karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bu taşınmazların 20 yılı aşkın bir süredir davacı tarafından kullanılmadığını, davanın 2011 yılında açıldığını, zilyetliğe esas incelenmesi gereken dönemin 1991-2011 yılları arası olduğunu, Mahkeme kararında da açıkça yazılı olduğu üzere bu dönemlere ilişkin hava fotoğrafları temin edilmeden 1973, 19 84... yıllarına ait hava fotoğraflarının incelenmesi ile yetinildiğini, eksik inceleme yapılmasına rağmen Mahkemece bu husus göz ardı edilerek denetime elverişli olmayan jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm tesis edildiğini, yine hükme esas alınan ziraat bilirkişi raporunda 19... numaraları ile gösterilen dava konusu taşınmazların kısmen sürülü olduğu, taşınmazların kısmen taşsız, kısmen taşlı olduğu, uygun mekanizasyon yönteminin kullanılması şartı ile her türlü tarla tarımına elverişli olduğu belirtilmiş ise de taşınmazların ne kadarlık kısmının tarımsal amaçlı olarak kullanıldığı, taşınmazların yaklaşık kaç yıldır kullanıldığı, kullanılan kısmın ne şekilde kullanıldığı hususunda bilimsel değerlendirme yapılmadan ve bu eksiklik giderilmeden hüküm kurulduğunu, zira yapılan keşifte de görüldüğü üzere 19... numaralı yerlerin tamamının kullanılmadığını, bir başka deyişle bu alanların tamamının tarla tarımına uygun olmadığını, dava konusu taşınmazların değerinin de gerçek değerinin çok altında belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı HMK'nın geçici 3/2. maddesinin yollamasıyla uygulanması gereken 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava konusu ......... (.......) Mahallesinde bulunan ve 30.01.2023 tarihli fen bilirkişi raporunda (1), (2), (19) ve (21) numarasıyla gösterilen taşınmazların 1957 yılında yapılan kadastro sırasında tescil harici bırakıldığı anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekili ve davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usule, kanuna ve bozmaya uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Temyiz eden davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere
01.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.