Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3796 K.2025/4032
1. Hukuk Dairesi 2025/3796 E. , 2025/4032 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/25 E., 2023/1394 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/115 E., 2021/639 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu 28 91... parsel sayılı ... ... ve Hakime ... vakıflarından icareli taşınmazın ... kızı ......adına tespit edildiğini, kayıt malikinin gaip olması nedeniyle kayyım tayin edildiğini, Vakıflar Kanunu 17. maddesine göre taşınmazın vakfına rücu etmesi gerektiğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile ... ... ve ... ... Vakıfları adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; vakfın hak sahibi olup olmayacağına ilişkin inceleme ve araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 17. maddesi gereği taşınmazın vakfı adına tescili gerektiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kararda isabetsizlik bulunmadığı ancak harç kamu düzeninden olup davalının harçtan muafiyeti söz konusu olmadığından karar ve ilam harcı alınması gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/(1).b.2 maddesince istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hükme dayanak teşkil eden bilirkişi raporunda davaya konu taşınmazın kadastro beyannamesi şerhinde ve tapu kaydı şerhinde yer alan ... Vakfı ile ilgili bir kayıt-belge-vakfiyenin dosyada mevcut olmadığını, Vakıflar Genel Müdürlüğünce ...Vakfı ile ilgili kayıt bulunamadığının beyan edildiğini, bilirkişi raporunda taşınmazın ................. Efendi Vakfı adına tescil edilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmış olduğunu, bilirkişi raporlarının noksan ve yetersiz olup hüküm kurmaya elverişsiz olduğunu, aralarında vakıf hukuku konusunda uzman üniversite öğretim üyesinin de bulunduğu başka bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, yasal hasımlık nedeniyle kayyım aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilemeyeceğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, Vakıflar Kanunu 17. maddesine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriğinden; 28 91... parsel sayılı taşınmazın 19.10.1962 tarihli kadastro işlemi ile ... kızı ... .... adına tescil edildiği, taşınmazda “.. ... ve ...vakfından icareli” şerhi bulunduğu anlaşılmaktadır.
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak, harç hususu kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Hukuk Genel Kurulunun 12.04.2017 tarihli ve 2017/1-1201 Esas, 716 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; mahkeme kararıyla kayyım olarak atanan ve gaip kişi adına yaptığı iş ve işlemler nedeniyle 3561 sayılı Kanun kapsamında yönetim kayyımı olan defterdar burada Hazineyi temsil etmemekte, aksine kayyımlık görevi gereği gaip kişinin anılan taşınmazdaki hak ve menfaatlerini korumaktadır. Taşıdığı kayyımlık sıfatı ile 492 sayılı Harçlar Kanunu kapsamında harçtan muaf olmadığı açıktır. 3561 sayılı Kanun'un 2/son maddesinde “Kayyımlıkla ilgili işlemler her türlü vergi, resim, harç, katkı payı gibi mali yükümlülüklerden müstesnadır” hükmüne yer verilmiş ise de burada yargı harçlarından bağışıklığa dair özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Somut olayda, bu ilke ve yasal düzenlemeler benimsenmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesince davalı aleyhine nispi karar ve ilam harcına hükmedilmiş ise de dava konusu taşınmazın keşfen saptanan değeri 1.295.649 TL olup bu değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken davalı aleyhine fazla karar ve ilam harcına hükmedilmesi isabetli değildir.
Ne var ki anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kayyım vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile, re'sen yapılan inceleme neticesinde, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının 3 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak yerine 3. bend olarak “Harçlar Kanunu'na göre keşfen belirlenen taşınmaz değeri üzerinden alınması gereken 88.505,78 TL harçtan peşin alınan 853,88 TL ve 358,65 + 20.913,92 TL tamamlama harcı toplamı olan 22.126,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 66.379,33 TL harcın davalı kayyımdan tahsili ile Hazineye irat kaydına” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.