Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/4102 K.2025/4025
1. Hukuk Dairesi 2025/4102 E. , 2025/4025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/30 E., 2024/37 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacılar dava dilekçesinde; ... ilçesi, ... köyünde yapılan kadastro çalışması sonucu mera olarak sınırlandırılan 1 40... parsel sayılı taşınmazın irsen intikalen eklemeli zilyetliklerinde bulunduğunu ileri sürerek taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile adlarına tapuya tescilini istemişlerdir.
2. Asli müdahiller; çekişmeli taşınmazda 90 yıla varan eklemeli zilyetliklerinin bulunduğunu açıklayarak irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile adlarına tapuya tesciline karar verilmesi istemiyle davaya katılmışlardır.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili, yargılama sırasında davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesince; dava konusu taşınmazın mera vasfında olmadığı, özel mülkiyete konu yerlerden olduğu, davacı ve asli müdahiller yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacılar ve asli müdahillerin davasının kısmen kabulüne, çekişmeli 1 40... parsel sayılı taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile davacılar ve katılanlar adına eşit hisselerle tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve katılanlar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Van Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesinin 25.01.2021 tarih, 2020/478 Esas, 2021/16 Karar sayılı kararıyla; çekişmeli taşınmazın, güneydeki kadastral mera parselinden yol ile ayrıldığı, bu yolun kadim nitelikte olup 19 55... tarihli hava fotoğraflarında ve ortofotoda bariz ve net şekilde göründüğü, çekişmeli taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunun 1963 yılındaki çalışmasından önce dahi mera vasfında olmadığı, davacılar ve katılanların murisleri tarafından tarımsal maksatlı olarak kullanıldığı, taşınmazın miras bırakanlarından taksimen ve intikalen davacılar ve katılanlara geçtiği, böylelikle davacılar ve katılanlar yararına 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddelerinde öngörülen zilyetlikle taşınmaz edinme şartlarının gerçekleştiği gerekçesiyle davacılar ve katılanlar vekili ile davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairenin 28.02.2023 tarih, 2021/5961 Esas- 2023/1155 Karar sayılı kararıyla: '' Mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu, doğru sonuca varılabilmesi için komşu parsellere ait tutanaklar ve dayanağı kayıtlar ile toprak tevzi kayıtları ikmal edildikten sonra çekişmeli taşınmazın özel mülkiyete konu yerlerden olup olmadığı, bu anlamda mera vasfında olup olmadığının araştırılması, yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde, meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı gözetilerek dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılması, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi '' hususuna değinilmek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına hükmedilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın komşusu mera parseli ile arasında yer alan yolun ayırıcı unsur teşkil ettiği, taşınmazın mera vasfında olmadığı ve üzerinde malik sıfatıyla zilyetlikle kazanma koşullarının davacı ile asli müdahiller yararına oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, çekişmeli 1 40... parsel sayılı taşınmazın mera sicil kaydının iptali ile davacılar ve katılanlar adına eşit hisselerle tapuya tesciline karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının çekişmeli taşınmazla ilgili zilyetliğine delalet teşkil edecek şekilde vergi kaydı ibraz etmesi, eklemeli zilyetliğe dayanmakta ise önceki zilyetlerden kendisine geçişleri somut belgelerle ispatlaması gerektiğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, aynı çalışma alanı içerisinde zilyetlikle iktisap edilen taşınmazların araştırılmadığını, sulu ve kuru toprak ayrımının 3083 sayılı Yasa hükümlerine göre belirlenmediğini, taşınmazın mera vasfıyla Hazinenin hüküm ve tasarrufu altında bulunduğunu, niteliği itibariyle kamu orta malı mera vasfında olduğundan zilyetlikle kazanılamayacağını, 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 46. maddelerine göre belirlenen zilyetlik koşullarının davacı lehine gerçekleştiğinin ispatlanamadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Kadastro sonucunda, ... ili, ... ilçesi, .... köyü çalışma alanında bulunan 1 40... parsel sayılı taşınmaz, toprak tevzi sırasında 17 parsel numarasıyla mera olarak sınırlandırılan taşınmaza isabet ettiği gerekçesiyle mera olarak mahsus siciline kaydedilmiştir.
Mahkemece yazılı şekilde dava konusu taşınmazın mera niteliğinde olmadığı ve davacı yararına taşınmaz üzerinde zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Dosya kapsamına yansıyan delillere göre dava konusu taşınmazın Toprak Tevzi Komisyonunca oluşturulan 17 parsel sayılı mera vasıflı taşınmaza isabet ettiği belirlenmiştir. Bahsi geçen taşınmazın toprak tevzi çalışmaları sırasında kadim kullanım uyarınca mera olarak sınırlandırıldığı görülmektedir. Kadastro sırasında çekişmeli taşınmazın doğu, batı ve güney sınırını çevreleyen 1 40... parsel sayılı taşınmazın mera olarak tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Mahallinde yapılan keşif sırasında toplanan delillere göre çekişmeli taşınmaz ile 1 40... sayılı mera parselinin yol ile ayrıldığı; ne var ki bu yolun en eski tarihli 1955 yılına ait hava fotoğrafında görülmediği aşikardır. Şu halde sözü edilen yolun kadim nitelikte olmadığı, zeminde sonradan açıldığı, çekişmeli taşınmaz ile 1 40... parsel sayılı mera nitelikli taşınmaz arasında evveli itibariyle ayırıcı bir unsur bulunmadığının kabulü zorunludur. Öte yandan, 1955 uçuş yılına ait hava fotoğrafı incelendiğinde taşınmazın renk tonu itibariyle güneyindeki mera parselinden ayırt edilemediği, taşınmazın belirgin sınırlarının bulunmadığı, taşınmazda yer alan mera otlarının biçilmesi suretiyle sürdürülen zilyetliğin iktisaba elverişli olmadığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu deliller ışığında çekişmeli taşınmaz ile komşusu 1 40... parsel sayılı mera arasında doğal ya da yapay sınır veya ayırıcı unsur bulunmadığı, bilakis çekişmeli taşınmazın mera parselinden sökülmek suretiyle ayrıldığı, bir taşınmazın öncesinin mera olduğunun anlaşılması halinde meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin hukukça bir değer taşımayacağı anlaşılmakla Mahkemece bu deliller ışığında davanın reddine hükmedilmesi gerekirken, olayın oluşuna ve bilimsel verilere uygun düşmeyen bilirkişi raporlarına itibar edilerek davanın kabulüne hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile; İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf bulunduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
Dosyanın kararı veren Yüksekova 4. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.