Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2025/3605 K.2025/3882

🏛️ 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/3605 📋 K. 2025/3882 📅 22.09.2025

1. Hukuk Dairesi         2025/3605 E.  ,  2025/3882 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/2719 E., 2024/555 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/157 E., 2021/289 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı süresinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; 1 08... parseldeki 2 nolu dükkan, 3 71... parseldeki 2 ve 6 nolu meskenlerin davalı adına kayıtlı olduğunu, 1 08... parseldeki 2 nolu dükkan ve 3 71... parseldeki 6 nolu meskenin tarafların murisi .. ... dava dışı ... ile birlikte taraflara intikal ettiğini, davacının yaşının küçüklüğünden, deneyimsizliğinden yararlanan davalının baskı ve yönlendirmesi sonucu davacının dava konusu taşınmazlardaki payını davalıya devrettiğini, dava konusu 2 nolu meskenin ise davacı tarafından satın alındığını ancak davalı adına tescil edildiğini, davacının evlenmesi üzerine davalının dava konusu taşınmazları davacıdan mal kaçırmak amacıyla satışa çıkardığını ileri sürerek 1 08... parseldeki 2 nolu dükkan ve 3 71... parseldeki 6 nolu meskenin tapu kaydının davacının miras payı oranında, 3 71... parsel sayılı taşınmazdaki 2 nolu taşınmazın tamamının tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili; 1 08... parseldeki 2 nolu dükkanın ölen eşinden intikal ettiğini, bu dükkandaki davacının payının da davalı tarafından satın alındığını, davacının iddialarının doğru olmadığını, davacının çalıştığı süreçte asgari ücretle çalıştığını, kazancı yetersiz olduğundan sık sık annesi olan davalıdan para istediğini, muris eşinden hem davalının, hem de dava dışı diğer kızının maaş aldığını, davalının icar ve dükkandan kira geliri olduğunu, dava konusu edilen 2 nolu taşınmazın ise davalının isteği üzerine alınmadığını, davalının kendi birikimlerini değerlendirmek için taşınmazı satın aldığını, tüm ödemelerin davalı tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile inanç sözleşmesinin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabildiği, yazılı delil bulunmadığı, delil başlangıcı kabul edilebilecek bir belge de sunulmadığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde açıkça "yemin" deliline dayandığı anlaşıldığından davacıya "yemin" delilinin hatırlatıldığı, davacının yemin teklifinde bulunması üzere davalı asılın duruşmada yemini usulüne uygun olarak eda ettiği, 3 71... parseldeki 6 numaralı bağımsız bölümün ise davalı tarafından dava dışı .. .. 07.02.2018 tarihinde satın alındığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin tarih ve sayısı yukarıda belirtilen kararı ile; davacının dava konusu 2 nolu dükkan vasıflı taşınmazdaki miras payını yaşının küçüklüğü, deneyimsizliği ve davalı annesinin baskı ve yönlendirmesi ile davalıya temlik ettiğini ileri sürdüğü ancak davacının devir tarihinde 27 yaşında olup davalının da davacıya manevi baskı kurduğu ve yönlendirdiği hususunun dosya kapsamında ispatlanamadığı; davacının, dava konusu 2 nolu mesken vasıflı taşınmazın satış bedelinin kendisi tarafından ödendiğini, ancak taşınmazın davalı adına tescil edildiğini ileri sürdüğü, inançlı işlemin 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davacı tarafın herhangi bir yazılı delil veya delil başlangıcı kabul edilebilecek bir belge sunmadığı, davalının usulüne uygun olarak yemini eda ettiği; dava konusu 6 nolu bağımsız bölüm yönünden davacının murisinden intikal eden miras payını talep ettiği ancak davalının bu taşınmazı dava dışı Mevlüt Kaş'tan 07.02.2018 tarihinde satın aldığı, hile ve inançlı işlem iddiasının usulünce kanıtlanamadığı gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının sağlık sorunları olduğunu, alzheimer başlangıcı teşhisi koyulduğunu, diğer hastane kayıtlarına ilişkin araştırma yapılmadığını, davalının davacının evlenmesine mani olduğunu ancak davacının daha sonra evlenmesi üzerine davalının davacıya payını vermemek amacıyla taşınmazları satışa çıkardığını, dava konusu 2 nolu mesken vasıflı taşınmazın davalının isteği üzerine kredi çekilerek alındığını, ödemelerin davalı tarafından yapıldığını, davalının taşınmazları alırken davacıya payını ileride vereceğini söyleyerek bu işlemleri yapmak için davacıyı yanılttığını, ödemelerin kim tarafından yapıldığının araştırılmadığını, davacının yaşının aile ilişkileri gözetildiğinde yeterli bir gerekçe olmadığını, tanık beyanları ile iddialarını kanıtladıklarını, vekalet ücretinin yüksek hesaplandığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, hile ve inançlı işlem hukuki nedenine dayalı tapu iptali - tescil istemine ilişkindir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının dava konusu 1 08... parseldeki 2 nolu dükkan vasıflı bağımsız bölümdeki 3/8 miras payını 24.11.2008 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiği, davalının dava konusu 3 71... parseldeki 6 nolu mesken vasıflı bağımsız bölümü 07.02.2018 tarihinde, 2 nolu mesken vasıflı bağımsız bölümü 16.05.2018 tarihinde dava dışı 3. kişiden satın aldığı anlaşılmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.